Journals / Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi / 2019 / Cilt: 21 - Sayı: 3

FETISHISM OF JUDICIARY AND OFFICIALS IN LEGAL THEORIES

HUKUK TEORİLERİNDE YARGI VE HUKUK UYGULAYICISI FETİŞİZMİ

Pages
875–910
DOI
—

Abstract

The judiciary and the law-applying organs have been attributed a special importance in legal theory. The judiciary in particular and all law-applying organs in general have been viewed as the real addressees of the rules or the organs ultimately constituting the legal systems. The primary purpose of legal theories is to explain the legal systems and their functioning and to ground the normative force of law on its addressees. We believe that this persistent reference to the crucial role of the judiciary and law-applying organs weakens the explanatory power of these legal theories. These fetishist theories, as we name them, trivialize the actions and attitudes of private persons, i.e. citizens, and renders them components subject to the system rather than being essential factors for the system. We believe that this position is theoretically indefensible. In order to demonstrate this, the article will examine legal theories of Hans Kelsen, H. L. A. Hart and Alf Ross. These theories’ fetishist elements concerning the judiciary and other law-applying organs will be exposed and inconveniencies of such elements will be presented.

Özet

Yargı organı ve hukuku uygulamakla görevli olan organlara hukuk teorisinde özel bir önem atfedilmiştir. Özelde yargı, geneldeyse bütün hukuk uygulayıcıları kuralların asıl muhatabı veya en nihayetinde hukuk sistemini tesis eden organlar olarak görülmüştür. Hukuk teorilerinin birincil amacı hukuk sistemlerini ve işleyişini açıklamak, hukukun muhataplarının üzerindeki normatif gücünü temellendirebilmektir. Kanımızca özelde yargı organı ve hukuk uygulayıcılarının önemli rolüne ısrarla yapılan atıf, atıfta bulunan hukuk teorilerinin hukuk sisteminin işleyişine ilişkin açıklayıcı gücünü zayıflatmaktadır. Fetişist olarak adlandırdığımız bu teoriler, özel kişilerin, yani vatandaşların davranış ve tutumlarını önemsizleştirmekte, onları sistemin aslî parçaları olmaktan çıkarıp, sisteme tâbi unsurlar hâline getirmektedir. Kanımızca bu tutum teorik açıdan savunulabilir değildir. Bunu göstermek için makale Hans Kelsen, H.L.A. Hart ve Alf Ross’un hukuk teorilerini inceleyecektir. Bu teorilerin yargı organı ve hukuk uygulayıcılarına bakışındaki fetişist unsurlar ortaya konacak, sonuç bölümündeyse bu unsurların sakıncaları sunulacaktır.

Keywords: Yargı organı, hukuk uygulayıcıları, hukukî pozitivizm, İskandinav realizmi, Tanıma Kuralı