Journals / Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi / 2015 / Cilt: 64 - Sayı: 4
Two Di fferent Approaches to the Restrictions on Religious Symbols and Clothing: Analysis of the Human Rights Committee s and the European Court of Human Rights Case Law in terms of States Obligations under International Law
- Pages
- 1113–1160
- DOI
- —
Abstract
Freedom to wear religious symbols or clothing, which is an important component of the freedom of religion and conscience, continues to be one of the permanent topics of the European human rights agenda. The discussions which were initially centered around the Islamic headscarf have, in recent years, included other religious symbols like kippah, cross and Sikh turban and finally expanded to the ban on the burqa and the face veil in public space. The European Court of Human Rights who didnt consider, in a significant number of the cases, the restrictions on wearing religious symbols -especially in Turkey and France- as a violation of freedom of religion and leaved a wide margin of appreciation to the states in this regard, has been the target of criticism. However the United Nations Human Rights Committee has adopted a different approach and found a violation of the said freedom concerning similar and sometimes identical individual applications. This study aims to reveal the difference between the Courts and Commitees approaches by analysing relevant case law and tries to find an answer to the question of how the state obligations arising from human rights treaties should be interpreted faced with this situation
Özet
Din ve vicdan özgürlüğünün önemli bir unsuru olan dini kıyafet giyme ve dini sembol taşıma özgürlüğü Avrupa insan hakları gündeminin değişmeyen başlıklarından biri olmaya devam etmektedir. İlk olarak İslami başörtüsü üzerinde yoğunlaşan tartışmalar son yıllarda kipa, haç ve Sih türbanı gibi diğer dini sembolleri de içine almış ve son olarak burka ve peçe gibi insan yüzünü gizleyen kıyafetlerin kamuya açık alanlarda yasaklanmasına kadar genişlemiştir. Başta Türkiye ve Fransa olmak üzere Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine taraf devletlerde yürürlükte olan dini kıyafet ve sembol sınırlamalarının önemli bir bölümünü bir hak ihlali olarak değerlendirmeyen ve bu konuda devletlere geniş bir takdir payı bırakan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi bu tutumu nedeniyle eleştirilere hedef olmuştur. Son yıllarda, benzer hatta bazen aynı konulu başvuruları inceleyen Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesi ise söz konusu sınırlamaları Avrupa Mahkemesinden farklı bir yaklaşımla incelemiş ve din ve vicdan özgürlüğüne aykırı bulmuştur. Bu çalışmanın amacı, Mahkemenin ve Komitenin kararlarından yola çıkarak iki organ arasındaki yaklaşım farklılığını ortaya koymak ve bu durum karşısında devletlerin insan haklarına ilişkin sözleşmelerinden kaynaklanan yükümlülüklerinin nasıl yorumlanması gerektiği sorusuna cevap aramaktır.