Journals / Sağlık Bilimleri Dergisi / 2016 / Cilt: 25 - Sayı: 3
1997-2015 Yıllarında İnvazif Prenatal Tanı Yöntemleri Uygulanan 3617 Olgunun Retrospektif Değerlendirilmesi
- Journal
- Sağlık Bilimleri Dergisi
- Pages
- 120–125
- DOI
- —
Abstract
Objective: Statistical analysis of results of 3617 invasive prenatal diagnosis cases (chorion villus sampling-CVS, amniocentesis-AS, and cordocentesis-CS) has been described in this work. Methods: Cultivation of the fetal materials (CVS, AS, CS) for prenatal diagnosis and cytogenetic analysis. Unsuccessful karyotyping cases were excluded from statistical evaluation of results. Results: The majority of indication was high risk in screening tests (n= 1205, 33.31%), advanced maternal age (n=1106, 30.58%) and abnormal ultrasonographic examination (n=766, 21.18%). 83 of 3167 AS, 14 of 394 CS, and 37 of 190 CVS materials failed to grow because of infections or cell culture failure. In summary, cultures were successful in 3617 of 3751 cases (96.4%). Chromosome aberration was detected in 180 of 3617 cases (4.98%). 156 (4.37%) of these chromosomal aberration were number abnormalities, 24 (0.65%) were structural abnormalities. Karyotype aberration rate was higher in abnormal ultrasonographic examination (10.84%), high risk in screening test (4.11%), and advanced maternal age (3.35%). Conclusion: The majority of indication was high risk in screening test 33.11(%), advanced materexamination (21.18%). Tissues cultures were successful in nal age (30.58%) and abnormal ultrasonographic 96.4% of cases. Chromosome aberrations were detected in 4.98% of cases.
Özet
Amaç: 3617 invazif prenatal tanı (koryon villus örneklemesi-CVS, amniyosentez-AS), kordosentez-KS) olgusunun istatistiksel analizi. Yöntem: 1997–2015 yıllar arasında fetal örnekleme (CVS, AS, KS) materiyallerinden yapılan prenatal tanı amaçlı doku kültürü ve sitogenetik analiz. Başarısız karyotipleme olguları istatistiksel değerlendirmeden hariç tutulmuştur. Bulgular: Çalışmamızda fetal tarama testlerinde yüksek risk (n=1205, %33.31), ileri anne yaşı (n=1106, % 30.58) ve anormal ultrasonografik bulgu (n=766, % 21.18) en sık görülen endikasyonlardır. Amniyosentez yapılan 3167 olgunun 83’ünde, kordosentez yapılan 394 olgunun 14’ünde, CVS yapılan 190 olgunun 37’inde doku kültürü başarısız olmuştur. Toplam 3751 olgudan 3617’ne (%96.4) doku kültürü başarılı olmuştur. Prenatal tanı için sitogenetik analiz yapılan 3617 olgunun 180 (%4.98)’ünde kromozom anomalisi saptanmıştır. Bu kromozom anomalilerinin 156 (%4.37)’sı sayısal anomali iken, 24 (%0.65)’si yapısal anomalidir. Endikasyonlara göre en sık kromozom anomalisi saptanan ilk üç grup sırasıyla anormal ultrasonografik bulgu (%10.84), fetal tarama testleri (%4.11) ve ileri anne yaşı (%3.35)’dir. Sonuç: Çalışmamızda tarama testlerinde yüksek risk (% 33.11), ileri anne yaşı (%30.58) ve anormal ultrasonografik bulgu (%21.18) prenatal tanı yapılan tüm gebeler için en sık görülen endikasyonlardır. Tüm olgularda elde ettiğimiz kültür başarısı %96.4’dır. Prenatal tanı için sitogenetik çalışma yapılan ve sonuç verilen gebelerin %4.98’inde anomali saptanmıştır.