Dergiler / Çeviribilim ve Uygulamaları / 2016 / Cilt: 2016 - Sayı: 22
La prosodie dans la traduction littéraire Yazınsal Çeviride Bürün
- Sayfa
- 37–47
- DOI
- —
Özet
B u yazının amacı, yazınsal çeviri alanına giren sözcelerde, anlam ile bürünbirim ilişkilerini öne çıkarmaktır. Bürünbirim, sözlü sözcelerde, parçaüstü ses anlamına gelir. Bu yazıda özgün olan düşünce, dikkati yazılı sözcelerdeki bürün üzerine ve yazınsal sözcelerde çeviri ediminde ortaya çıkan bürünün türlü görünümleri üzerine çekmesindedir. Yazınsal sözcelerin her biri, her şeyden önce, asal olarak sesli deyişlerle kendini duyuran herhangi bir doğal dildeki yazılı üründür. Birtakım klasik şiir çözümleri bir yana bırakılırsa, öbür çağdaş yazınsal türlerin hiçbirinde neredeyse hiçbir bürünbilim incelemesi yapılmamıştır. Ses aygıtlarının gitgide kullanım alanına girdiği çağımızda, yazınsal sözcelerdeki bürüne duyulan ilgi gelecekte kendini yoğun olarak dayatacaktır... Konunun özgünlüğüne yönelik abartısız bir çağrı olma niteliğindeki bu yazı, en çok bilinen bürünbirim türlerini kümelendirmektedir. Bürünbirim türleri arasında ilk sırayı titremleme almaktadır. Biçimbilimsel bürün, en çok bilinen öbür büründür. Kuşkusuz, başka bürünbirim kümelendirmeleri de vardır, R. Jakobson'ca yapılmış olanın da bu yazıda adı geçmektedir... Bürünbirimler, örnekleriyle birlikte küme küme kayda geçirilmiş, örnekçe oluşturacak nitelikteki sözce kesitleri Fransızca ve Türkçe yapıtlardan alıntılanmıştır. Yazınsal sözcelere öncelik verilmiş olmakla birlikte, bir Fransız haber sitesinden alınmış yazındışı bir betik de, gazete sözcelerindeki bürünün rolünü ortaya çıkarmak amacıyla değerlendirmeye alınmıştır... Bürünbirim incelemesi böylece bitirildikten sonra, bürünbirim etkilerinin çevrilmeleri olgusu incelenmiştir. Yazınsal sözceler söz konusu olunca, bürünbirimsel yapının bir doğal dilden başka doğal dillere eksiksiz aktarımının gerçekleşmeyecek bir düş olduğu sonuç olarak kayda geçirilmiştir. Aktarım bir düş olunca, perde değişimi daha uygun görünmektedir. Şu var ki bu bir göstergebilimsel perde değişimi değil, dil içinde kalan bir perde değişimidir. Burada, dilsel perde değişimi, eşdeğerlilik terimini çağrıştırmaktadır. Varış dilinde iyi bir biçimde yerli yerine oturtulmuş bürünsel bir eşdeğerlilik, çıkış dilindeki sözcenin işleviyle aşağı yukarı aynı işlevi üstlenir ve perdesi değiştirilmiş sözcede de aşağı yukarı benzer izlenimler oluşturur
Abstract
Cet article a pour but de valoriser les études des corrélations entre le sens et le prosodème des énoncés dans le domaine de recherche de la traduction littéraire. Le prosodème signifie le son suprasegmental dans des énoncés verbaux. L'idée originale de cet article réside dans l'attention accordée sur la prosodie dans les énoncés écrits et sur les divers aspects de la prosodie dans les actes traduisants des énoncés littéraires. Chacun des énoncés littéraires est avant tout la production écrite dans une telle langue naturelle qui se fait entendre essentiellement par des expressions sonores. À l'exception de certaines analyses poétiques classiques, presque aucune étude prosodique ne s'est faite sur d'autres formes littéraires modernes. Dans notre époque où des outils sonores sont de plus en plus en usage, l'intérêt à la prosodie dans les énoncés littéraires s'imposerait plus intensément dans l'avenir... Cet article, en tant qu'une simple évocation sur l'originalité du sujet, regroupe les types de prosodèmes les plus connus. Parmi les types de prosodèmes, l'intonation prend la première place. Le prosodème morphologique ou morphosyntaxique est l'autre type de prosodème le plus connu. Sans doute d'autres classifications prosodiques existent, dont celle faite par R. Jakobson a été mentionnée... Les classifications prosodiques étant notées par leurs exemples, les énoncés en guise d'échantillon empruntés aux ouvrages littéraires en français et en turc sont présentés comme modèle. Malgré la primauté accordée aux énoncés littéraires, un texte non littéraire tiré d'un site d'information francophone est pris en considération pour relever le rôle de la prosodie dans les énoncés journalistiques... L'étude de la prosodie ainsi achevée, l'acte traduisant des effets prosodiques sont examinés. Pour conclure, il est noté que, pour ce qui est des énoncés littéraires, le transfert entier de la structure prosodique d'une langue naturelle en d'autres langues naturelles n'est qu'une idée utopique. Le transfert étant utopique, la transposition paraît légitime. Mais ce sera une transposition linguistique, non sémiotique. La transposition linguistique évoque, ici, l'équivalence. L'équivalence prosodique bien établie dans la langue d'arrivée assumerait presque la même fonction que celle de l'énoncé dans la langue de départ, et produirait les impressions à peu près semblables dans l'énoncé transposé.