Dergiler / Çeviribilim ve Uygulamaları / 2016 / Cilt: 2016 - Sayı: 2016
Osmanlı-Türk Kültürünün Batı ve Doğu'ya Seyahati Miss Julia Pardoe'nün Türkiye Seyahatnamelerine Yönelik Bir İnceleme
- Sayfa
- 27–44
- DOI
- —
Özet
Çeviri olgusu, insanın farklı nedenlerden ötürü ötekini merak etme ve tanıma isteği ile koşut gelişmiştir. Bu nedenle çeviri eylemi farklı kültürler arasında gerçekleşir ve kültürlerarası bir olgudur. Bu kültürlerarası aktarımın gerçekleşmesi ilkin zihindeki imgelerin sözlü ya da yazılı metne dönüşmesi ile olanaklı kılınır. Bu nedenle seyahatnameler oluşurken bu tür metinler de çeviri metinler olarak ele alınabilir. Yazar tarafından oluşturulan bu metinlerin erek kültürde bir gerçekliği bulunur ve metin, bu gerçekliğin koşulları çerçevesinde anlam kazanır. Farklı bir kültürün üyesinin yaptığı gözlemler sonucunda zihnindeki imgelerin dilsel ve görsel dışavurumu olan seyahatnameler de bu nedenle aslında bir tür çeviri ürünüdür. Bir kültürü diğerine tanıtma işlevi bulunan seyahatnameler, kültürlerarası bir aktarımı gerçekleştirir. Batılı okur, Osmanlı ve dolayısıyla Türk imgesi ile tanışıklığını önemli ölçüde seyahatnameler üzerinden kurmuştur. Çalışma çerçevesinde seçilen bütünce Osmanlı-Türk kültürünün Batı'ya tanıtılmasında büyük rolü olduğu düşünülen, yazar Miss Julia Pardoe tarafından kaleme alınan, 1837'de ilk basımı gerçekleştirilen The City of the Sultan; and Domestic Manners of the Turks, in 1836 adlı eseri ile sınırlandırılmıştır. Bu eserde yazar, Batılılara Osmanlı Devletini ve bu devletin örf ve adetlerini, günlük yaşayışını "olabildiğince" tarafsız bir gözle aktarır. Bununla birlikte, kitap Türkçeye çevrildiğinde, Miss Pardoe Türk kültürüne yönelik mesafeli anlatım tarzıyla, bu kez Türk okurların kendi kültürlerine eleştirel yaklaşmalarını sağlamıştır. Bu bağlamda, ele alınan seyahatnamelerin hem kaynak hem de erek kültüre ayna tutarak dışa açılımı gerçekleştirdiği ifade edilebilir. Kaynak kültürden yola çıkarak oluşan ve erek kültürü kaynak kültüre yönelik bilgilendiren seyahatname metinleri, ürün ve aktarımın ilk aktörü yazar-çevirmen ve okuma sürecine dâhil olan farklı aktörler açısından ele alınacaktır. Çalışma çerçevesinde, metindeki hangi ifadelerin Batı'da Osmanlı-Türk imgesinin yaratılmasına, pekişmesine ve farklılaştırılmasına aracı olduğu irdelenecektir. Osmanlı kültürünün Batı'ya nasıl aktarıldığı, ifadeler ve gravürler üzerinden örneklendirilecektir. Pardoe, seyahatname yazarı olarak amaç doğrultusunda süreci yöneten bir uzman konumunda erek kitleye aktaracağı olguları kurgulamış ve bir gravür sanatçısı ile işbirliği içine girmiştir. Seyahatnamede bulunan gravürler de, farklı bir kültüre ait zihinsel göstergelerin imgelere dönüştürülmesi açısından çeviri olarak adlandırılabilir. Çok katmanlı bir çeviri sürecini de ele alan bu çalışmayı, işlevsel çeviri kuramları kuşatmaktadır.
Abstract
The phenomenon of translation has developed in parallel with the human's nature about wondering and discovering the other. Therefore, the act of translation exists in the midst of different cultures and is an intercultural phenomenon. It can be accepted that the first step of this intercultural transfer is to transmit the mental images to oral or written texts. These transformed texts are realized in the target culture and gain meaning within the framework of the conditions of this reality. An expression of mental images as linguistic and visual materials, resulting from observations of a member of a different culture, travel literature is kind of translation indeed. Travel books with their function of introducing one culture to another, realizes an intercultural transfer. The Western reader is acquainted with the Turkish culture via Ottoman culture, by means of a book of travel. The corpus of this study is limited to The City of the Sultan; and Domestic Manners of the Turks, in 1836 written by Miss Julia Pardoe, a travel book which is significant for the introduction of Ottoman-Turkish culture to the Western world and first published in 1937. In this work, the writer transfers the Ottoman Empire, its customs and daily routine to the West with an almost unbiased approach. On the other hand, through the translation of the book into Turkish, the Turkish readers view their culture critically from Miss Pardoe's objective perspective. In this context, it can be stated that a travel book is a tool of extranslation mirroring both source and target cultures. Based on the source culture and informing the target culture about the source culture, a travel book will be handled using such terms as for example, 'a translation product', 'the writer-translator as the first actor of the process', and 'different actors included in the reading process'. Which statements are instrumental for creating, reiterating and differentiating the Ottoman-Turk images in the West will be examined in this paper. Besides, how the Ottoman culture is transferred to the West will be exemplified over the statements and the gravures. Pardoe, as a travel writer, is an expert conducting the processes in accordance with a purpose. In this context, she fictionalizes the phenomena of the source culture, which are transferred to the target reader, in cooperation with an engraver. Elucidating multi-layered translation processes, this work is founded on functional translation theories.