Dergiler / Çeviribilim ve Uygulamaları / 2016 / Cilt: 2016 - Sayı: 22
A Learner Corpus-based Approach to Explicitation in Interpreting Studies
- Sayfa
- 21–35
- DOI
- —
Özet
Bu çalışmanın temel amacı, Halliday'in (Halliday, 1994; Halliday ve Matthiesen, 2004) Dizgeci İşlevsel Dilbilgisi (DİD) modeli çerçevesinde belirtikleştirme odaklı sözlü çeviri sürecine ışık tutmaktır. Kaynak metin ve erek metinlerin karşılaştırılması temelinde 232 öğrenci performansındaki belirtikleştirmeye ilişkin çeviri davranışları, çeviri türü (andaş, ardıl ve yazılı metinden sözlü çeviriler), yönlülük (İng-Tr ve Tr-İng) ve metin türü (Bilgilendirici ve anlatımsal metinler) parametreleri çerçevesinde ele alınmaktadır. Araştırmanın odak noktasını, adlaştırma yapılarının incelenmesi yoluyla 20 dördüncü sınıf mütercim tercümanlık öğrencisinin sözlü çeviri ses kaydı verisine dayanan performanslarındaki dilbilgisel eğretilemelerden uzaklaşma örüntülerinin, bir başka deyişle, belirtik eşleşik yapıların değerlendirilmesi oluşturmaktadır. Ses kayıtlarına temel oluşturan metinler, İngilizce Türkçe olarak üretilmiş, benzer içeriklere sahip 12 farklı metinden oluşmaktadır. Anlatımsal metinleri oluşturan 6 farklı politik konuşma metni 3 İngilizce ve 3 Türkçe) zamanın dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ve Amerika Başkanı Barack Obama'nın seçim konuşmalarından alınmıştır. Enflasyon ve işsizlik konulu 6 bilgilendirici metin ise benzer sayıda eğretilemeli yapıları oluşturmak üzere özgün metinlerde değişiklik yapılarak üretilmiştir. Çalışma, İngilizce-Türkçe dil çifti söz konusu olduğunda Evrensel Çeviri Öğeleri kapsamında yer alan belirtikleştirme varsayımınının aksine, belirlenen parametrelere duyarlı bulgular ortaya koymuştur. Öğrenci odaklı bütünce, İngilizceden Türkçeye bilgilendirici metinlerin çevirisinde çeviri türüne bakılmaksızın adlaştırma yani, dilbilgisel eğretileme eğilimi olduğunu, Türkçeden İngilizceye anlatımsal metinlerin çevirisinde ise yönlülüğün belirleyici bir belirtikleştirme faktörü olduğunu ortaya koymuştur. Bilgilendirici metinlerin İngilizceden Türkçeye çevirilerinde tüm sözlü çeviri türleri için dilbilgisel eğretileme yoğunluğu dolayısıyla, belirtikleştirmeden uzaklaşma ortak bir örüntü olarak görülmektedir. Genel olarak anlatımsal metinlere bakıldığında ise, çeviri türü ve yönlülük parametrelerine bakılmaksızın öğrenci deneklerin özgün metinlerle karşılaştırıldığında çeviri metinlerde yoğun belirtikleştirme yaptıkları görülmektedir. Hiç şüphe yok ki, bu çalışma kapsamında yer alan üç farklı çeviri türüne ilişkin farklı performanslar, özellikle süreç yönetimi ve zaman kısıtı açısından büyük farklılıklar gösteren bu farklı çeviri türlerinin kendilerine has doğasından kaynaklanmaktadır. Bu bakımdan, konuşmacının belirlediği hız ayarı ve zaman kısıtı düşünüldüğünde, adlaştırmadan uzaklaşma yoluyla yapılan belirtikleştirme, kaynak metindeki karmaşık sözlükdilbilgisel yükü hafifletmek açısından öğrencilere yardımcı olabilir. Ayrıca, öğrenci çevirilerinden oluşan bu bütüncenin sunduğu bulgular, örtüklük ve belirtiklik dereceleri açısından söylem oluşturma stratejilerinde bir farkındalık yaratırken, uygun sözlükdilbilgisel yeniden bağlamlaştırmanın ve üzerinde çalışılan iki dil çifti arasındaki olası dilbilimsel zorlukların altını çizmektedir. Problem çözme tekniklerini somut bir biçimde ortaya koyan çeviri süreçlerini aydınlatmak, soyut ve karmaşık anlambilimsel yapıların takip edilebilir ve tanımlanabilir birimlere dönüştürülerek çözümlenmesine olanak sağlayan pedagojik bir boyut yaratmaktadır.
Abstract
The present study aims to enrich the framework of students' interpreting process with systemic functional grammar perspective (Halliday, 1994; Halliday and Matthiesen, 2004). Focusing on grammatical demetaphorization, namely explicitation in 232 performances of senior Translation and Interpreting students by comparing original texts and their simultaneous, consecutive and sight interpreted versions, the present study explores students' tendency towards demetaphorization considering directionality (i.e. English-Turkish vs. Turkish-English) and text-type (i.e., informative vs. expressive) parameters. Recordings were based on 12 sets of designed, non-identical, variable texts with similar content produced both in English and Turkish (+/-(25) 550 words each). Six sets of expressive political speech (3 in English and 3 in Turkish) consisted of election campaign speeches addressed by Turkish Prime Minister, Recep Tayyip Erdoğan in Turkish, and by USA President, Barack Obama in English, respectively. Six informative texts on inflation and unemployment were generated through manipulation in order to create analogous instances of more or less metaphorical wordings in each version. The present research provides parameter-sensitive evidences regarding explicitation hypothesis on translation universals with respect to Turkish-English language pairs: Learner corpus has revealed that there is a consistent tendency towards nominalization i.e. grammatical metaphorization, in interpreted Turkish informative texts regardless of the modes of interpreting. In contrast, directionality (from Turkish into English) is a determining factor of demetaphorization in the interpreting of expressive. There is no doubt that different performances on three different modes of interpreting covered in this study are inextricably linked to and depend on different natures of these modes, specifically regarding process management and temporal load. In this respect, considering external pacing and time constraint in interpreting modes, explicitation through demetaphorization can be regarded as a remedy for dealing with demands of processing capacity management in relation to the complex lexico grammatical load in source. Moreover, learner translation corpora results provide consciousness in discourse-building strategies regarding the degree of implicitness and explicitness; highlight proper lexicogrammatical recontextualization and potential linguistic difficulties between language pairs in practice. Bearing these in mind, highlighting translation processes which materialize specific problem solving techniques adds a pedagogical dimension which would decompose abstract or complex semantic structures into traceable and identifiable learning/teaching units.