Journals / Cedrus: Akdeniz Uygarlıkları Araştırma Dergisi / 2015 / Cilt: 3 - Sayı: 0

O RTAÇAĞ RUS SEYAHATNAMELER İ VE H İKÂYELERI I ŞIĞINDA A YASOFYA

Pages
311–328
DOI
—

Özet

Öz: Hıristiyanlık ve İslamiyet gibi iki büyük dinin en gözde mabetlerinden Ayasofya, aynı zamanda iki büyük medeniyetin – Bizans ve Osmanlı’nın – sosyal- siyasi hayatının önemli bir parçası olmuştur. Dünya tarihinde fatihlerin, hâkimiyetleri altına aldıkları yeni topraklarda yerli put ve dini mabetlere zarar vererek bu toprakların manevi tarihini büyük ölçüde yok ettikleri ve çoğunlukla kullanılamaz hale gelen tarihi abidelerin tanım ve tasvirlerinin yalnız yazılı kaynaklarda bulun- duğu bilinmektedir. Osmanlı ise, Ayasofya’yı camiye dönüştürerek korumuş ve onun ayakta kalmasını sağla- mıştır. Ayasofya, 1500 yılı aşkın tarihi boyunca hem Hıristiyanlar hem de Müslümanlar için en önemli iba- det yerlerinden biri olmuştur. Hıristiyan halklar içinde Ortodoksluğu seçen ve bu yüzden Bizans İmparator- luğu’na manevi bir bağla bağlanan Kiev Knezliği’nde de Ayasofya oldukça önemli bir mabet olarak görülmüş- tür. Rus seyyahların arkalarında bıraktıkları seyahat- nameler/ gezi notları Ayasofya ile ilgili pek çok değerli bilgiler içermesine rağmen, bu malzeme günümüze kadar toplu ve detaylı bir şekilde ele alınıp incelenme- miştir. Bu eksikliği gidermek adına bu makalede, Orta- çağ dünyasıyla ilgili zengin malzeme kaynağı olan Rus seyahatnameler ve hikâyeler (XIII-XVIII. yüzyıllar) in- celenecek ve Ayasofya hakkındaki bilgiler ortaya konu- lacaktır.