Dergiler / Çeviribilim ve Uygulamaları / 2017 / Sayı: 23

Türk Televizyon Tarihinde Çevirinin Etkileri 1968-1985 Yılları Arasında Yayınlanan Çeviri Diziler

Sayfa
197–221
DOI
—

Özet

Bir kültürün sözlü iletişimden yazıya, basılı yayınlardan televizyon yayınlarına geçtikçe hakikatle ilgili düşünceleri değişir. Bu duruma Türk toplumu açısından bakılacak olursa, Türkiye'de 19681985 yılları arasındaki tek kanallı dönemde, düşüncelerin şekillenmesinde basılı sözlere kıyasla televizyonun daha etkili bir iletişim aracı olduğu görülür. Genel itibariyle 1968-1985 yılları arasında Türkiye'de televizyon yayıncılığını inceleyecek olan bu çalışma, televizyonun evlere girmesiyle birlikte söz yerine görüntü merkezli bir kültür olma özelliğinin daha baskın hale geldiği ve bunun düşünme biçimlerinde farklılık yarattığını ileri sürer. Televizyon, kitlelerin pek çok konuyu kavrayış biçimi üzerinde yönlendirici etkiye sahip olmanın yanı sıra toplumsal ve entelektüel ortama dâhil olup toplumu değiştirme sürecinde yaygın olarak kullanılan bir araçtır (Anderson ve Chakars, 2015, s.10). Bu bilgilerin ışığı altında, bu çalışma Türk televizyonunun ilk yıllarında televizyonda en çok izlenen ve programların toplam yayın süresine dağılımında en çok paya sahip program türü olan çeviri dizileri çeviribilim çerçevesinde sorunsallaştırır. Türk televizyonuna çeviribilim açısından odaklanan bu çalışma, 1968-1985 yılları arasında yayınlanan çeviri dizilerin, insanların günlük yaşantılarını düzenleme ve etki gücünü farklı kanallar aracılığıyla sürdürme boyutlarını tartışmaya açar. Buna göre, insanlık tarihinde telgraf ve matbaa gibi önemli iletişim kanallarının kültürün içeriğini değişime uğratması gibi, televizyon da Türkiye'ye gelişiyle birlikte Türk kültür repertuarını yeniden inşa etmeye başlar. Bu doğrultuda, bu çalışma öncelikle Pierre Bourdieu'nün alan kavramını kullanarak Türk televizyonunun tarihini sorgulamış ve böylelikle televizyonun yapısını ve işlevini ortaya çıkarmayı amaçlamıştır. Türk televizyonunun bir alan olarak incelenmesi sonucunda, televizyonun siyasi, dini ve iktisadi alanlarla yakın temas içinde olduğu ortaya çıkarılmıştır. Ayrıca, Itamar Even-Zohar'ın kültüre ilişkin yaklaşımı temel alınmış, Türkiye'de televizyonculuğun ilk yıllarında televizyona ait bir repertuar bulunmadığından bu açığın başka kültürlerden karşılandığı saptanmıştır. Even-Zohar'ın repertuar kavramından faydalanan bu çalışma, televizyonla Türk toplumunun yaşantısına girip onu düzenlemeye başlayan çeviri dizileri, bu dizilerle toplum yaşantısına dâhil olan düşünceleri ve alışkanlıkları seçenek olarak adlandırmış ve seçeneklerin ithal yoluyla kültüre transfer edilmesiyle kültür repertuarının inşasına katkıda bulunduğunu tespit etmiştir. Buna göre, 1968-1985 yılları arasında Türk toplumuna seçenek olarak sunulan çeviri diziler, izleyicileri belirli görüntülere maruz bırakmanın ötesinde izleyicilerin günlük hayattaki kararlarını ve tercihlerini yönlendirmeye başlamıştır. Ayrıca, repertuar oluşturma sürecinde transferi gerçekleşen çeviri dizilerin, Türk edebiyatına yeni bir tür -çeviri dizi roman- kazandırdığı ortaya çıkarılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, bir yandan televizyon dizisinden romanlaştırılan yapıtların çevirisi bulunurken, romandan esinlenilerek televizyon dizisine dönüştürülen eserlerin çevirisi de yapılmıştır. Özetle, medya ve çeviribilim ekseninde bir tartışma zemini yaratan bu çalışmada, çeviri dizilerin Türk kültür repertuarını şekillendirdiği, ayrıca farklı bir iletişim kanalı olan edebiyatın etki gücünden de yaralanarak Türk kültür repertuarına yeni seçenekler sunmaya devam ettiği sonucuna varılmıştır