Journals / Emek Araştırma Dergisi / 2018 / Cilt: 3 - Sayı: 1

The Commercialisation of Emotions and Bodies: Saleswomen Working in Shopping Centres in Ankara

Duyguların ve Bedenlerin Ticarileşmesi: Ankara’daki Alışveriş Merkezlerinde Çalışan Kadın Satış Görevlileri

Pages
19–47
DOI
—

Abstract

Physical labor has given its place to emotional and non-material labor concomitant to post fordist production significantly spreading after the 1970s. Besides this, employers wanted to form a more precarious and insecure labor force with lower cost due to increasing competition. These two facts are the main reasons of ‘global feminization through fexible labor’. Commercialization and capitalization of emotions is a crucial and interesting issue for feminist research in the culture of emotional capitalism. As the emotional labor – accepted as invisible and a part of reproduction in private sphere for centuries– became apparent and measurable especially in service sector, made this issue very essential in feminist women labor research. In this study, the question of how commercialisation of emotions and post-fordist production methods affected women’s labor and employment in Turkey is answered by examining the process of saleswomen’s emotional and aesthetic labor. In the study, qualitative research methods have been employed as the research methodology, and in-depth interviews have been conducted with 20 women who work as saleswomen or managers in nine shopping malls with customer profiles from various income levels in Ankara. Fieldwork of this study was completed between February to May in 2016. The study faithfully facilitates feminist research techniques. Interviews are designed taking full account of the significance of women’s experience and their life narratives. Interviewees are the primary data source and are regarded as the knowing subjects. Research questions are answered in light of information and experience gained from the interviewees.

Özet

1970’lerden itibaren değişen üretim biçimleriyle, bedensel kuvvet gerektiren emeğin yerini duygusal ve bilişsel emeğe bırakması ve bununla birlikte işverenlerin düşük maliyetlerde, güvencesiz ve esnek bir işgücünü yeğlemesi; eğreti çalışma şekilleri ve koşullarında daha fazla kadının istihdam edilmesi -işgücünün feminizasyonu- sonucunu yaratmıştır. Duyguların ekonomik faaliyetin önemli bir yönü haline getirildiği bir kültür olarak tanımlanan duygusal kapitalizmde, duyguların ticarileşmesi ve kişisel sermayelere dönüşümü kuşkusuz ki feminist araştırmalar için oldukça önemli ve dikkat çekici bir konudur. Yüzyıllarca akıl-duygu ikiliğiyle kadınların kamusal alana çıkışını engelleyerek özel alana ait ve kadın davranışları ve yeniden üretim faaliyetleri bağlamında görünmez kılınan duyguların piyasaya çıkması ile duygusal emeğin özellikle kadın istihdamının hızla arttığı hizmet sektöründe görünür ve ölçülebilir olması, feminist kadın emeği literatüründe konuya önem kazandırmıştır. Bu çalışmada, duyguların piyasalaşmasının ve post-fordist üretim biçimlerinin Türkiye’de kadın emeğini ve istihdamını nasıl etkilediği sorusu, kadın istihdamının son yıllarda hızla arttığı perakende sektörü ve paralel olarak hızla sayısı artan alışveriş merkezlerinde çalışan satış görevlisi kadınların duygusal ve estetik emek süreçleri incelenerek cevaplandırılacaktır. Çalışmanın dayandığı veriler, 2016 yılı Şubat-Mayıs ayları arasında gerçekleştirilen alan araştırmasında derinlemesine görüşme tekniği aracılığı ile toplanmıştır. Çalışma kapsamında Ankara’nın farklı semtlerinde bulunan ve farklı gelir gruplarına ait müşteri kitlelerine hitap eden dokuz farklı alışveriş merkezinde; giyim, kozmetik, mayo, iç giyim ve çorap, büyük mağazacılık, bijuteri ve aksesuar, ayakkabı, yapı market, mücevher, saat ve optik mağazalarında satış işi yapan 20 kadın satış görevlisi ile derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Yarı yapılandırılmış açık uçlu soruların sorulduğu derinlemesine görüşmelerde, feminist araştırma metodolojisi gereği, araştırmanın temel soruları; AVM’lerde çalışan kadınların deneyimlerinden ve yaşam anlatılarından derlenen bilginin önemini bilerek ve kişisel deneyimlerin çoğullaşıp paylaşılan bir bilgi birikimine dönüştürülmesi hedefenerek cevaplandırılmıştır.