Journals / Çocuk Acil ve Yoğun Bakım Dergisi / 2019 / Cilt: 6 - Sayı: 1

Comparison of Syrian and Turkish Patients with Trauma Who Hospitalized in the Pediatric Surgery Department

Çocuk Cerrahisi Servisinde Travma Nedeniyle İzlenen Suriyeli Hastaların Türk Hastalarla Karşılaştırılması

Pages
30–34
DOI
—

Abstract

Introduction: In recent years, Turkey has become a destination for many Syrian refugees due to the civil war. The objective of our study was to describe the epidemiological characteristics of injuries among refugee children admitted to our tertiary clinic and compare them with Turkish children. Methods: This retrospective study was conducted between December 2013 and December 2017. Syrian refugees were compared with the local population according to the epidemiology of the trauma. Data on age, gender, trauma mechanism, trauma type, first referral center, transfer status, affected body region, affected organ, injury severity score, hospitalization in intensive care unit and pediatric surgery clinic, need for mechanical ventilation and operation, and clinical course were noted. Results: Four hundred fifteen Turkish citizens and 46 Syrian refugees were enrolled. The median age was similar (8 and 9; respectively) (p=0.815), but there were more boys among the refugees (65.3% and 80.4%; respectively) (p=0.025). The causes of trauma, type of trauma, transfer status, affected body region, need for mechanical ventilation, need for operation, and discharge status were similar between the groups. Lung trauma was more common in refugees than in Turkish patients (21.7% and 9.6%, respectively) (p=0.018). The rate of admission to intensive care unit was higher among Syrian children (p 0.05). Conclusion: The findings suggest that the injury characteristics were similar between refugees and local children. We suppose that the higher incidence of intensive care unit admission among refugees was due to the fact that lung injury and high energy trauma mechanisms such as fall from heights or motor vehicle accident were more common in Syrian refugee children. We suggest that preventive measures and parenteral education would contribute to decrease the prevalence of traumatic injuries.

Özet

Giriş: Son yıllarda Türkiye, iç savaş nedeniyle Suriye'den gelen birçok göçmenin yerleşim yeri olmuştur. Çalışmamızın amacı, üçüncü basamak kliniğimize başvuran göçmen uyruklu hastalardaki travmaların epidemiyolojik özelliklerini tanımlamak ve Türk çocuklarıyla karşılaştırmaktır. Yöntemler: Çalışma, Aralık 2013 ile Aralık 2017 tarihleri arasında geriye dönük olarak yapıldı. Travmanın epidemiyolojisine göre Suriye'den göç edenler yerel nüfusla karşılaştırıldı. Yaş, cinsiyet, travma mekanizması, travma tipi, ilk sevk merkezi, transfer durumu, etkilenen vücut bölgesi, etkilenen organ, yaralanma ciddiyet skoru, yoğun bakım ünitesi ve çocuk cerrahisi kliniğine yatırılma oran ve süreleri, mekanik ventilasyon ve operasyon gereksinimi ile klinik gidiş hakkında veriler toplandı. Bulgular: Çalışmaya 415 Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ve 46 Suriyeli göçmen dahil edildi. Yaş ortancası benzerdi (8 ve 9; sırasıyla) (p=0,815) ancak Suriyeli grupta daha fazla erkek vardı (%65,3 ve %80,4; sırasıyla) (p=0,025). Travma nedenleri, travma tipi, transfer durumu, etkilenen vücut bölgesi, mekanik ventilasyon ihtiyacı ve operasyon grupları ve taburcu olma durumu gruplar arasında benzerdi. Suriyeli hastalarda daha fazla akciğer travması tespit edildi (%21,7 ve %9,6; sırasıyla) (p=0,018). Yoğun bakım ünitesine yatış oranı Suriyeli hastalarda daha yüksekti (p 0,05). Sonuç: Bulgularımız göçmen uyruklu çocuklardaki travmaların yerel çocuklarla benzer olduğunu göstermektedir. Göçmen uyruklu çocuklarda yoğun bakım ünitesinde yatış oranının daha yüksek olmasının, bu gruptaki yüksek akciğer travma oranına bağlı olduğunu ve tüm mağdurların yüksekten düşme veya bir aracın çarpması gibi yüksek bir enerji travmasına sahip olmaları nedeniyle olduğunu düşünüyoruz. Bu çocuklar için önleyici tedbirlerin alınmasını ve ailelerin çocuklarının gözetimine dikkat etmeleri üzerine eğitilmesini öneriyoruz.