Journals / EMakalat Mezhep Araştırmaları Dergisi / 2018 / Cilt: 11 - Sayı: 1
The İnfluence of Abu Hanifa on Imam Maturidi’s view of Seperation of Religion and Sharia
- Pages
- 177–199
- DOI
- —
Abstract
Imam Maturidi accepts and defends the views of Abu Hanifa and Hanafits are called Maturidis on aqidah. Nevertheless, the influence of Abu Hanifa in his ideas is not revealed by an academic research. His understanding of uluhiyyah, prophecy, creed, hereafter and destiny are complied with Abu Hanifas’ views, and even updated by systematizing Abu Hanifa’s views in some aspects and his understanding of aqidah is generally looks like Abu Hanifa’s views of faith. Their views of separation of religion and sharia is another proof that shows that the effect is not limited with this. According to them religion is to leave a shirk and turn to Allah, and pray only to Him. And sharia is refers to which transmitted to each prophet by revelation, but different from each other in terms of historical, cultural and social conditions.So, in this direction religion is fixed and sharia is dynamic. With this article, we based on the information in Abu Hanifa’s works and Imam Maturidi’s books that reach to us, we have aimed to reveal that Imam Maturidi accepts and defends Abu Hanifa’s views of separation of religion and sharia after two hundred years, and so to reveal the influence of Abu Hanifa in this views of Imam Maturidi.
Özet
İmam Mâturîdî’nin Ebû Hanîfe’nin görüşlerini benimseyip savunduğu ve îtikâdda Hanefilere Maturidî denildiği bilinmektedir. Bununla birlikte onun fikirlerinde Ebû Hanîfe’nin etkisi akademik düzeyde yapılan bir araştırma ile ortaya konulmuş değildir. Nitekim onun ulûhiyet, iman, nübüvvet, âhiret, kader anlayışları incelendiğinde Ebû Hanî-fe’nin görüşleriyle uyuştuğu, hatta bazı yönlerden onun görüşlerini sistemli bir hale getirerek güncellediği, îtikâd anlayışının genel manada onunla paralel olduğu da görülmektedir. Din-şeriat ayırımına gitmeleri ise, bu etkinin bununla sınırlı olmadığını gözler önüne koyan başka bir kanıttır. Onlara göre din; tevhide iman etmeyi yani şirki terk edip Allah’a yönelmeyi, ibadeti yalnız O’na has kılmayı ifade eder. Şeriat ise; tevhid merkezli bu dinin îtikâdi, ahlakî ve amelî sahadaki aslı ve özü aynı olan, her bir peygambere vahiy yoluyla gönderilen fakat tarihi, kültürel ve sosyal şartlara göre birbirinden farklı olan boyutlarını ifade eder. Bu yönüyle din sabit, şeriat ise dinamiktir. Biz bu makalemiz ile Ebû Hanîfe’ye nispet edilen ve İmam Mâturîdî’nin günümüze ulaşan eserlerindeki bilgilerden yola çıkarak, Ebû Hanîfe’nin kendisinden yaklaşık iki yüz sene önce savunduğu din-şeriat ayrımını, İmam Mâturîdî’nin de kabul ederek nasıl ele alıp savunduğunu, dolayısıyla onun bu anlayışında Ebû Hanî-fe’nin etkisini ortaya koymayı hedefledik.