Journals / Colloquium Anatolicum / 2011 / Sayı: 10

“The reception room” in the tripartite plan and its effects on the Mesopotamian domestic architecture in the historical times

Pages
129–146
DOI
—

Özet

Türkçeye “Üç Bölümlü Plan” olarak çevrilen tripartite plan Mezopotamya mimarlığının en sevilen plan tipi olup Mezopotamya mimarisinde MÖ V. bin yıldan itibaren genel kuruluş ilkeleri aynı kalmakla birlikte mekansal evrim geçirerek evsel ve kamusal mimarlıkta yaygın olarak kullanılmıştır. Kesinlikle ön-tasarımlı mekan kurgusuna sahip olan ve mimaride standartlaşmaya işaret eden plan en basit şekliyle, uzun bir ana odanın (avlu) 2 uzun kanadı boyunca yerleştirilmiş odalardan oluşur. İlk kez Ubaid Dönemi’nde ortaya çıkan planın asıl belirleyici öğesi ve şekillendiricisi olan ana oda (avlu), sıcak iklimden dolayı uzun süreler kullanıldığı için üzeri açık karakterdedir. Bu mekana genelde sokak kapısından direk ulaşılmaz. Yapının ana yaşama mekanı olan ana oda (avlu) bir çok yönden öne çıkarılmıştır. Yapının en büyük odası olan bu mekan aynı zamanda ana bağlantı alanıdır. Büyük ve tek parçalı olan ana odanın değişmez bir özelliği de evin ocağının burada oluşudur. Bu, odanın merkezsel niteliğinin sadece geometrik değil anlamsal olarak da vurgulandığını gösterir. Konut olarak kullanıldığında sosyal yapı olarak kalabalık geniş ailelere ait olan bu evlerde ana odanın 2 uzun kenarında bulunan simetrik sektörlerde ise evin yatma ve oturma birimleri bulunur. Tripartite planın en önemli gelişimi ise Geç Uruk Dönemi koloni yerleşmeleri olan Habuba Kabira, Jebel Aruda ve Hassek Höyük’te ortaya çıkar. Bu yerleşmelerdeki büyük boyutlu seçkin konutlarında kullanılan alt tipte evler, tripartite planda inşa edilmiş konut bölümü ve resepsiyon (kabul/misafir odası) odalı iç avlulu ünite olmak üzere 2 bölümden oluşur. Evin en büyük odası olan bu oda mahremiyet ve gürültüden dolayı evin ana girişinden uzakta konumlandırılmış olup bu odanın avlu yönündeki duvarı tüm örneklerde daha kalın tutulmuştur. Reseption odalarının çift olması durumunda ise bu bölümlerin harem (gynaikon) ve selam (andron) odası geleneğine referans vermiş olabilecekleri düşünülür. Resepsiyon odası geleneği dört yönden oda dizisiyle çevrili “merkezi avlu plan şeması”ndan oluşan MÖ 3. bin yıl Mezopotamya mimarlığını da etkilemiştir. Bu dönemde resepsiyon odası ev ölçeğindeki en büyük ikinci oda olup yine tüm örneklerde Uruk Dönemi’nde olduğu gibi avlu yönündeki duvarı daha kalındır. Asla avludan direk giriş verilmeyen resepsiyon odası 3 farklı şekilde yerleştirilmiştir. Bunlardan ilkinde ana odanın önünde bu odaya paralel şekilde uzanırken, bir diğer kullanımda ana odadan bağımsız olarak avlunun farklı bir kanadında konumlandırılmış, bir diğerinde ise çift avlulu kurgulanmış bir yapının dış avlu bölümünde bulunmaktadır. Bazen etrafı iki veya üç yönden çevrilerek bir resepsiyon suiti oluşturur. Resepsiyon odası motifi bu dönemler Mezopotamya mimarlığında evsel kullanımın yanısıra kamusal mimarlığı da etkilemiştir. Bu dönemin çift avlulu saray yapılarında resepsiyon odası yerini taht salonuna bırakmıştır. Görüldüğü gibi ilkin Geç Uruk Dönemi’nde Uruk koloni yerleşmelerinde tripartite planın bir alt-tipi olarak kullanılan elit konutlarında ortaya çıkan resepsiyon odası geleneği tüm tarihi devirler Mezopotamya evsel ve kamusal mimarlığını etkilemiştir.