Journals / Dilbilim Araştırmaları Dergisi / 2019 / Cilt: 30 - Sayı: 1

Corpus-Based Study of Near-Synonymy and Antonymy Facts in Turkish Language

Türkçede Yakınanlamlılık ve Karşıtanlamlılık Olgularının Derlem Temelli İncelenmesi

Pages
43–67
DOI
—

Abstract

The main purpose of this study is to reveal the near-synonymy and antonymy relationality between the denotative and figurative semantic aspects of such adjectives as cold / cool / warm / hot and high / low / long / short which can be evaluated in the same sense in Turkish language. In this framework, it has been revealed under which conditions the inter-lexical semantic relation can be achieved and in what kind of contextual situations this relation may differ as the referential meaning of the abovementioned adjectives progresses from concrete to abstract (i.e. from denotative aspects into figurative semantic dimension). In this study, the method of descriptive scanning has been used, and the results of the study have been interpreted through the percentage and frequency tables. In conclusion, it has been observed that the near-synonymy and antonymy aspects generally remain at the denotative level and the establishment of abovementioned sense relations becomes more difficult as the meaning gets more abstract.

Özet

Bu çalışmada, Türkçede aynı içlem kapsamında değerlendirilebilen soğuk/serin/ılık/sıcak ve yüksek/alçak/uzun/kısa sıfatlarının düzanlamsal ve değişmeceli anlamsal görünümleri arasındaki yakınanlamlılık-karşıtanlamlılık ilişkiselliğini derlem temelli ve karşılaştırmalı olarak ortaya koymak amaçlanmaktadır. Bu çerçevede inceleme konusu sözcüklerin gönderimsel alanı somuttan soyuta doğru ilerledikçe, diğer bir deyişle düzanlamsal görünümlerden değişmeceli anlam boyutuna doğru geçiş yapıldıkça, sözcüklerarası anlam ilişkisinin hangi koşullar altında sağlanabildiği ve ne tür bağlamsal durumlarda farklılaştığı araştırma sorusu olarak kabul edilmiştir. Çalışmada yöntem açısından betimsel tarama kullanılmış, elde edilen sonuçlar yüzde ve sıklık tabloları aracılığıyla yorumlanmıştır. Sonuç olarak, sıfatlar arasındaki yakınanlamlılık ve karşıtanlamlılık ilişkilerinin genel olarak düzanlamsal düzeyde kaldığını, anlam soyutlaştıkça söz konusu ilişkilerin kurulmasının güçleştiği gözlemlenmiştir.