Journals / Bogazici Journal: Review of Social, Economic and Administrative Studies / 2004 / Cilt: 18 - Sayı: 1
Osmanlı Devleti'nde Matbaa ve Gazetecilik
- Pages
- 27–33
- DOI
- —
Abstract
This article relates the history of the printing press in the Ottoman Empire, from its introduction in 1493 by Jewish refugees from Spain, followed by the Ottoman Christian communities and later by the Turkish one in 1727. None became influential like the European "public opinion creating" mechanism, untill the second quarter of the 19th century, as Ottoman society had a totally opposite structure: a State controlled economy, and no bourgeoisie. There were no newspapers, and manuscript book publication continued to b^ dominant /A dynamic press appeared with the Tanzimat (Reformation) attempt still under the aegis of the administration, where journalists were State employees. The first newspaper privately owned and financially independent was published in 1860. Abdulhamid Il's (1876-1908) severe censorship forbid political and religious polemics, but contributed culturally. As book publication remained limited, a "newspaper culture" became dominant instead of a "book culture," contrary to the Western model. With the declaration of the Second Constitution (1908) a press theoretically in line with the Western level appeared.
Özet
Bu makale, 1493'te İspanya'dan göçen Yahudi mültecilerin getirdikleri, arkasından Osmanlı'nın Hıristiyan cemaatlerince kullanılan ve sonunda 1727'de Türklerinkinin de belirdiği matbaanın Osmanlı Devleti'ndeki evrimini yansıtıyor. Bunların hiçbirinin, 19. yüzyılın ikinci yarısına kadar, Avrupa'daki "kamuoyu oluşturan" mekanizmaya benzer bir şekilde etkili olamamasının sebebi, Osmanlı toplumunun tamamen aksine bir yapısı bulunmasındandı: Devlet kontrollü ekonomi ve burjuvazinin yokluğu. Gazeteler beliremediği gibi el yazması kitap üretimi de egemen olmaya devam etti. Dinamik bir basın, Tanzimat girişimiyle yine yönetimin güdümü altında belirdi, bütün yazarları devlet memuruydu, ilk özel girişime dayanan ve mali bağımlılığı olmayan gazete I860'da yayımlandı. II. Abdülhamid'in (1876-1908) şiddetli sansürü siyasal ve dinsel konuların tartışılmasını yasakladı ama kültürel açıdan katkıda bulundu. Kitap yayını sınırlı kalınca, Batı modelinin aksine, bir "gazete kültürü," "kitap kültürü"nün yerine egemen oldu. ikinci Meşrutiyet'in ilanıyla (1908) kuramsal olarak Batı düzeyine yakınlaşan bir basın belirdi.