Journals / Archives of Clinical and Experimental Medicine / 2018 / Cilt: 3 - Sayı: 3
Evaluation of relationship between disease severity, mean platelet volume, and platelet distribution width in stable chronic obstructive pulmonary disease
- Pages
- 132–137
- DOI
- —
Abstract
Aim: This study was conducted to evaluate the relationship between disease severity, mean platelet volume and platelet distribution width in stable chronic obstructive pulmonary disease. Methods: The study included 120 consecutive patients with stable chronic obstructive pulmonary disease and 30 consecutive age-matched healthy subjects (control group). Patients were classified as A (mild), B (mild to moderate), C (moderate to severe) and D (severe) defined by the GOLD committee and grouped as A/B (n= 60) and C/D (n=60).Results: Platelet levels were not different among the groups. Mean platelet volume was lower in all patients than control group (p=0.001). Level of platelet distribution width was higher in all patients than control group (p=0.018). Mean platelet volume in C/D groups were significantly lower than A/B group (p=0.011) and control group (p=0.001). Mean platelet volume in A/B group were also significantly lower than control group (p=0.001). Erythrocyte sedimentation rates were higher in A/B and C/D groups than control group (p=0.007 and p=0.001, respectively). C-reactive protein levels in control group were significantly lower than C/D group (p=0.001). No statistically significant correlations were observed between mean platelet volume and forced expiratory volume in one second and forced expiratory volume in one second/forced vital capacity or between mean platelet volume and other inflammatory parameters in A/B or C/D groups. Significant positive correlations were found between erythrocyte sedimentation rate and C-reactive protein (r=0.375; p=0.003), and between mean platelet volume and platelet large cell ratio (r=0.749; p=0.001) in C and D groups. Conclusion: It was concluded that mean platelet volume could be used as a negative acute‑phase reactant in evaluation of disease severity of chronic obstructive pulmonary disease as C-reactive protein.
Özet
Amaç: Bu çalışmada kronik obstrüktif akciğer hastalığında ortalama trombosit hacmi ve trombosit dağılım genişliği ile hastalık şiddeti arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi amaçlandı. Yöntemler: Çalışmaya 120 ardışık kronik obstrüktif akciğer hastası ve yaşları eşleştirilmiş 30 ardışık sağlıklı kişi (kontrol grubu) alındı. GOLD komitesi tarafından tanımlanan kronik obstrüktif akciğer hastalığı şiddetini belirlemek için hastalar A (hafif), B (hafif-orta), C (orta-şiddetli) ve D (şiddetli) olarak sınıflandı ve A/B (n=60) ve C/D (n=60) olarak gruplandı.Bulgular: Gruplar arasında trombosit düzeylerinin istatistiksel olarak anlamlı olmadığı bulundu. Ortalama trombosit hacmi tüm hastalarda kontrollere göre daha düşüktü (p=0.001). Tüm hastalarda trombosit dağılım genişliği düzeyleri kontrol grubundan daha yüksekti (p=0.018). Ortalama trombosit hacmi C/D grubunda, A/B grubu (p=0.011) ve kontrol grubundan (p=0.001) anlamlı olarak düşük bulundu. Ortalama trombosit hacmi, A/B grubunda kontrol grubundan anlamlı derecede düşük bulundu (p=0.001). Eritrosit sedimantasyon hızı A/B ve C/D gruplarında kontrol grubundan daha yüksek iken (sırasıyla, p=0.007 ve p=0.001). C-reaktif protein düzeyleri kontrol grubunda C/D grubundan anlamlı derecede düşük bulundu (p=0.001). A/B veya C/D gruplarında ortalama trombosit hacmi ile bir saniyedeki zorlu ekspiratuar hacim, bir saniyedeki zorlu ekspiratuar hacim/zorlu vital kapasite oranı ve diğer inflamatuar parametreler arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki görülmedi. C/D grubunda eritrosit sedimantasyon hızı, C-reaktif protein düzeyleri (r=0.375; p=0.003) ile ve ortalama trombosit hacmi de büyük hücreli platelet oranı ile (r=0.749; p=0.001) pozitif korelasyon gösterdi. Sonuç: Bu çalışma kronik obstrüktif akciğer hastalığında klasik pozitif akut faz reaktanı C-reaktif proteinin yanı sıra düşük ortalama trombosit hacmi’nin hastalık şiddetinin değerlendirilmesinde negatif akut faz reaktanı olarak kullanılabileceğini düşündürmektedir.