Journals / Anayasa Hukuku Dergisi / 2014 / Cilt: 3 - Sayı: 6
A CONSTITUTIONAL SAFEGUARD FOR CAPITAL MARKETS: ‘BAN ON STRIKES’
- Journal
- Anayasa Hukuku Dergisi
- Pages
- 199–220
- DOI
- —
Abstract
The Constitutional Court found the ban on strikes including all types of capital market services, constitutional. Such a ban did not even exist in the legislation adopted after September 12th, 1980. Now it is safeguarded by the Constitutional Court. This decision, with only 3 dissenting opinions, is against the Constitution and the international conventions on fundamental rights and freedoms. According to the Constitutional Court, a ban on strikes is in conformity with the principle of social state, the principle of proportionality, and right-to-work laws. Besides, it did not find it contradictory to the final paragraph of Article 90 of the constitution, which states that international agreements duly implemented carry the force of law. The Court did not consider the rule of non-infringement with the essence of rights although the ban on strikes means an absolute nullification of a human right. What the Constitutional Court did was merely a confirmation of the legal justification of the Capital Market Act. These justifications are ‘national economy’ and ‘public interest’ although, according to the common laws of social human rights, as stated in one of the dissenting opinions, in the strict sense right to strike can be restrained only in cases of basic services. And, the notion of basic services in the strict sense is: interruption of services that would endanger the life, health or personal safety of the community or any section of the population. The Court, despite its relatively favorable judgements on unions and individual rights, this time offered capital markets ‘a strikeless working condition’ by disregarding the principles of indivisibility, holism and interdependence. These principles are applied not only to human rights but also to union rights in transnational law.
Özet
Anayasa Mahkemesi, sermaye piyasası hizmetlerinin tümü için getirilen grev yasağını Anayasa’ya uygun buldu. Bu yasak, 12 Eylül 1980 sonrasında çıkarılan yasalarda bile yoktu! AYM sayesinde “anaya- sal” güvenceye kavuştu! Yalnızca 3 üyenin karşıoy gerekçesi yazdığı karar, Anayasa’ya ve usulüne göre yürürlüğe konulan (onaylanan) temel hak ve özgürlüklerle ilgili sözleşmelere aykırıdır. AYM’ye göre grev yasağı, sosyal devlet ilkesine, ölçülülük ilkesine, çalışma hakkını güven- ceye alan kurala uygundur. Ayrıca, Anayasa madde 90/son fıkrada onaylanan insan hakları sözleşmelerini kendisiyle çatışan yasalara üstün tutan ve “esas alınır” diyerek doğrudan uygulanmasını öngören kural ile de ilgili görmedi. Bir insan hakkına mutlak bir yasak getirilmiş olmasına karşın, hakkın özüne dokunma yasağı açısından da bir değerlendirme yapmadı. Anayasa Mahkemesi’nin yaptığı, Sermaye Piyasası Yasası’nın resmi gerekçesini kabul etmekten ibaret kaldı. Bu gerekçeler ise, “milli ekonomi” ve “kamu yararı”dır. Oysa sosyal insan hakları ortak huku- kuna göre, karşıoy gerekçelerinden birinde de belirtildiği gibi, yalnızca dar anlamda “temel hizmetler” için grev hakkı yasaklanabilir. Genişle- tilmemesi gereken temel hizmetler kavramı ise şöyle tanımlanır: “Ancak kesintiye uğraması halkın tümü yada bir bölümü için kişinin yaşamını, güvenliğini yada sağlığını tehlikeye sokan hizmetler.” Bazı sendika ya- sakları konusunda görece olumlu kararlar veren AYM’nin, ulusalüstü hukukta yalnızca genel olarak insan hakları için değil aynı zamanda sen- dikal hakların tümüm için de uygulanan bölünmezlik, bütünsellik ve karşılıklı bağımlılık ilkelerini göz ardı ederek sermaye piyasasına grev yasaklı bir çalışma rejimi armağan eden kararı, son zamanlardaki kişi haklarına ilişkin kararlarında benimsediği olumlu yaklaşımla da çeliş- mektedir.