Journals / Anayasa Hukuku Dergisi / 2015 / Cilt: 4 - Sayı: 8

(INVENTING THE PEACE AFTER A HALF-CENTURY OF ARMED CONFLICT STUDY ON THE TRANSITIONAL JUSTICE DISCOURSES IN COLOMBIA)

YARIM ASIRLIK SİLAHLI ÇATIŞMANIN ARDINDAN BARIŞI YARATMAK KOLOMBİYA'DA GEÇİŞ ADALETİ TARTIŞMALARI ÜZERİNE İNCELEME

Pages
85–105
DOI
—

Abstract

For more than fifty years, Colombia has witnessed one of the oldest armed conflicts in the world. This is indeed a war between two guerrillas (FARC and ELN) against the regular armed forces and the extreme right paramilitary groups (AUC, nowadays named Bacrim). This war over time has led to serious consequences in all sectors of society. Although there is no consolidated data, national rapports count the Colombian humanitarian tragedy: diverse sources calculate 220,000 dead, 25,000 victims of enforced disappearance and 5 million displaced persons as a result of the armed conflict. Faced with a endless war, several governments have started peace negotiations which resulted mostly in failure. However, under first presidential term of Alvaro Uribe (2002-2006), a peace process was agreed with paramilitary groups (Autodefensas unidas de Colombia – AUC). Transitional justice discourse emerges in Colombia to justify political and legal responses visualized by the Government to complete this process, particularly with regard to serious human rights violations and international crimes perpetrated by these groups. Since 2012, the Government of Juan Manuel Santos and FARC guerrilla started a peace process for the finalization of non-international armed conflict. Transitional justice is one of the main topics of negotiation and it has recently come to an agreement on how it will be implemented in a potential post-conflict. This article focuses on the reception and manipulation of transitional justice discourse in Colombia. We confirm the difficulties ofconducting a post conflict process before, both, the cessation of hostilities and the demobilization of all the parties in conflict. This situation results very problematic in a society eager for peace.

Özet

Elli yıldan bu yana Kolombiya, gezegenin en eski silahlı çatışmalarından birini yaşamakta. Bu, iki gerilla grubunun (FARC-EP ve ELN) düzenli Silahlı Kuvvetler’le birlikte aşırı sağcı paramiliter gruplara (bugün BACRIM adını alan AUC) karşı yürüttüğü ve geçen zaman içerisinde toplumun tüm kesimlerinde ağır sonuçlar doğuran bir savaş. Kolombiya’daki insanî trajedinin etkisinin bir yansıması olarak, kesinleşmiş bir sayı olmamasına karşın, bazı örgütler, çatışmaların sonucunda, yaklaşık 48 milyon kişinin yaşadığı ülkede 220000 kişinin öldüğünü, 25000 kişinin kayıp olduğunu ve 5 milyon kişinin ise yerinden edildiğini belirtmekte. Sürüp giden bir savaş karşısında, farklı hükûmetler barış görüş- meleri yürüttü ancak bunların çoğu başarısızlıkla sonuçlandı. Ne var ki, Alvaro Uribe’nin ilk devlet başkanlığı sırasında (2002-2006) Autodéfence Unies de Colombie (AUC) (Kolombiya Birleşik Özsavunması) ile yürütülen barış süreci başladı. İşte o andaki Kolombiya’da, bu süreci yönetmek için hükûmet tarafından tasarlanan, özellikle de bu gruplar tarafından gerçekleştirilen ağır insan hakları ihlalleri ve uluslararası suçlarla ilgili siyasal ve hukuksal cevapları gerekçelendirmek amacıyla, geçiş adaleti tartışması ortaya çıktı. 2012’den bu yana, Juan Manuel Santos hükûmeti ve FARC gerillaları, silahlı iç çatışmanın sonlandırılması amacıyla barış görüşmeleri yürütmekte. Geçiş adaleti, görüş- melerin temel konularından birini teşkil etmektedir ve taraflar çok yakın zamanda, olası bir çatışma-sonrasında geçiş adaletinin gerçekleşebilme yöntemi üzerinde bir anlaşmaya varmıştır. Bu makale, Kolombiya’daki geçiş adaleti tartışmasının kabulüyle ve araçsallaştırılmasıyla ilgilidir. Düşmanlıkların sona ermesinden ve çatışan tarafların silahsızlanmasından önce yürütülen bir çatışma-sonrası sürecinin zorluklarıyla birlikte, barış isteyen bir toplumda bunun yarattığı ikilemler ortaya konulmaktadır.