Journals / Archives of Clinical and Experimental Medicine / 2018 / Cilt: 3 - Sayı: 2
Use of diagnostic modalities in the treatment of perianal fistula: A retrospective cohort study of 307 patients
- Pages
- 49–52
- DOI
- —
Abstract
Aim: Deciding on the type of fistula and deciding on the most appropriate type of surgery is still a challenge for anal fistula disease. In this study, we aimed to evaluate whether magnetic resonance imaging (MRI), endoscopic examination and co-administration of both in preoperative preparations of anal fistulas are beneficial in this respect. Methods: The study was retrospectively performed in patients treated surgically for perianal fistula between 2008 and 2017. The data of 307 patients operated for anal fistulas were reviewed with hospital records. Patients were grouped under the headings of preoperative MRI and non-MRI, endoscopic and non-endoscopic examination, and both performed and non-performed. The demographic data (age, sex), fistula type (simple or complicated), presence or absence of seton and the type of surgery were recorded. These parameters were compared with the groups. Results: In the preoperative evaluation, 162 (53%) patients had MRI, 83 (27%) patients had endoscopic examination and 60 (20%) patients had both. There was a statistically significant correlation between the presence of preoperative MRI and the need for seton placement (p <0.05 for all). Preoperative MRI, preoperative endoscopy and preoperative both modalities groups didn’t show statistically significant correlation with patient’s demographic data, fistula type and surgical method (p> 0.05 for all). Conclusion: Preoperative modalities such as MRI and endoscopy are not sufficient in determining the type of fistula in an anal fistula and determining the surgical method to be applied. We believe that combining these studies with perioperative examination may be helpful in obtaining more effective results. Also, performing MRI preoperatively may help surgeons for decision of seton placement.
Özet
Amaç: Anal fistül hastalığında fistül tipine karar vermek ve en uygun ameliyat tipine karar vermek ileri tetkiklerin kullanılmasına karşın halen içerisinde zorluklar barındırmaktadır. Bu çalışmada, anal fistül hastalarının ameliyat öncesi hazırlıklarında manyetik rezonans görüntüleme (MRG), endoskopik inceleme ve her ikisinin birlikte uygulanmasının bu konuda yararlı olup olmadığını değerlendirmeyi amaçladık. Yöntemler: Çalışma 2008-2017 yılları arasında perianal fistül nedeniyle cerrahi tedavi uygulanan hastalarda retrospektif olarak yapıldı. Anal fistül nedeniyle ameliyat edilen 307 hastanın verileri hastane kayıtları ile gözden geçirildi. Hastalar ameliyat öncesi MRG yapılan ve yapılmayanlar, endoskopik inceleme yapılan ve yapılmayanlar ve her ikisi yapılan ve yapılmayanlar başlıkları altında gruplandırıldı. Hastaların demografik verileri (yaş, cinsiyet), fistül tipi (basit veya komplike), seton yerleşiminin olup olmadığı ve uygulanan cerrahi tipi kaydedildi. Bu parametreler gruplarla karşılaştırıldı. Bulgular: Ameliyat öncesi değerlendirmede 162 (% 53) hastaya MRG, 83 (% 27) hastaya endoskopik inceleme ve 60 (% 20) hastaya da her ikisinin birden yapıldığı saptandı. Ameliyat öncesi MRG varlığı ile seton yerleştirilme gereksinimi arasında istatistiksel olarak anlamlı korelasyon saptandı (p<0,05). Ameliyat öncesi MRG, ameliyat öncesi endoskopi ve ameliyat öncesi her iki uygulamanın varlığı ile hastaların demografik özellikleri, fistül tipi ve uygulanan cerrahi tipi arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki saptanmadı (p>0,05). Sonuç: Anal fistül hastalığında fistül tipini saptamada ve uygulanacak cerrahi şekline karar vermede MRG, endoskopi gibi preoperatif modaliteler yeterli olamamaktadır, bu incelemelerin peroperatif muayene ile birleştirilerek değerlendirilmesinin daha etkili sonuç elde etmede faydalı olacağı kanaatindeyiz. Ayrıca preoperatif MRG uygulamasının seton gereksinimi konusunda cerrahlara yardımcı olabileceğini düşünmekteyiz.