Journals / Bağcılar Tıp Bülteni / 2021 / Cilt: 6 - Sayı: 1
Meme Koruyucu Onkoplastik Cerrahi Sonrası Yaşam Kalitesinin Ölçümü
- Journal
- Bağcılar Tıp Bülteni
- Pages
- 73–78
- DOI
- —
Abstract
Amaç: Meme koruyucu onkoplastik cerrahi (MKOC), onkolojik ve cerrahi alanda yaygın olduğu kadar meme kanseri hastaları arasında da oldukça fazla kabul görmektedir. Bu çalışmada, MKOC uygulanan hastaların meme tümörlerinin histopatolojik sonuçlarını ve yaşam kalitesi skorlarını değerlendirmeyi amaçladık. Yöntem: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İstanbul Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Ocak 2015 - Ocak 2019 tarihleri arasında meme kanseri nedeniyle MKOC uygulanan 49 kadın hastanın klinik ve patolojik verileri retrospektif olarak incelendi. Tümörün lokalizasyonuna göre, insizyon paternleri olarak raket yöntemi veya J-mamoplasti kullanılmıştır. Hastalara yaşam kalitesi ve hasta memnuniyeti değerlendirme anketi yapıldı. Bulgular: Hastaların yaş ortalaması 48,1 (26-68) yıl idi. En yaygın insizyon paterni raket paterniydi (%85). En sık görülen histopatolojik bulgu invaziv duktal karsinom (%89,8), en az görülenler ise in situ duktal karsinom (%6,1) ve papiller karsinomdu (%4,1). Tümörlerin cerrahi sınıra uzaklığı yaklaşık 7,1 mm (1-20) idi. Östrojen reseptörü pozitifliği ortalama %74,2 (%5-%100) ve progesteron reseptörü pozitifliği ortalaması %61,8 (%5-%98) idi. Hastaların % 61,2’si kemoterapi, %100 radyoterapi aldı. Anket sonuçlarına göre, ortalama yaşam kalitesi ve memnuniyet skoru ortalaması 34 (25-47) idi. Hayat kalite skoru daha iyi olan hastalarda, özellikle vücut imajı fonksiyonu [22 (16-29)] ve meme ve kol semptomları gibi sağlık fonksiyonları [10 (7-13)] daha iyi idi (p<0,001). Sonuç: MKOC yapılan hastaların histopatolojik paternlerinin, yaşam kalitesini ve memnuniyetini önemli ölçüde etkilemediğini göstermektedir.
Özet
Objective: Oncoplastic breast-conserving surgery (OBCS) is a widely accepted surgical option among breast cancer patients. We aimed to evaluate the histopathological findings of breast tumors and quality of life scores. Method: The clinical and pathological data of 49 female patients who underwent OBSC in University of Health Sciences Turkey, İstanbul Bağcılar Training and Research Hospital between January 2015 and January 2019 for breast cancer were retrospectively evaluated. According to the location of the tumor, the racket method or J-mammoplasty techniques was selected. Quality of life and patient satisfaction assessment questionnaire was performed. Results: The mean age was 48.1 (26-68) years. The most common incision pattern was the racket pattern (85%). The invasive ductal carcinoma (89.8%) was seen more than ductal carcinoma in situ (6.1%) and papillary carcinoma (4.1%). The distance to the surgical margin was approximately 7.1 mm (1-20). The estrogen receptor positivity was 74.2% (5-100%) and progesterone receptor positivity was 61.8% (5-98%). 61.2% received chemotherapy (100%, radiotherapy). Based on questionnaires, the score of quality of life and satisfaction was 34 (25-47). Especially, the body image function [22 (15-29)] and health functions [10 (7-13)], such as breast & arm symptoms, were better in the patients who had higher scores (p<0.001). Conclusion: The histopathological patterns of the patients following OBSC potentially did not show any impact among the quality of life and satisfaction scores.