Journals / Bağcılar Tıp Bülteni / 2021 / Cilt: 6 - Sayı: 1

Endorektal Ultrasonografi, Manyetik Rezonans Görüntüleme ve Pozitron Emisyon Tomografisinin Rektum Kanserinde Ameliyat Stratejisine Katkıları

Contribution of Endorectal Ultrasound, Magnetic Resonance Imaging and Positron Emission Tomography to Operation Strategy in Rectal Cancer

Pages
61–65
DOI
—

Abstract

Amaç: Gastrointestinal sistemin en sık görülen kanserleri kolorektal kanserlerdir. Özellikle rektum kanserli hastalarda operasyon öncesi evreleme büyük önem taşımaktadır. Bunun sebebi ise evrelemeye göre tedavi yönetimindeki değişik olanakların hasta için tercih edilebilmesidir. Evreleme hasta için uygun tedavi yönetimini planlamaya yardımcı olmaktadır. Rektum kanserli hastaların endorektal ultrasonografi (ERUS), manyetik rezonans görüntüleme (MRG) ve pozitron emisyonu-bilgisayarlı tomografi (PET-BT) ile yapılan değerlendirilmelerinin ameliyat stratejisine etkileri araştırıldı. Yöntem: Bu çalışmada; klinik ve histopatolojik olarak Ekim 2010-Nisan 2012 arasında rektum kanseri tanısı almış 30 olgu preoperatif olarak ERUS, MRG ve PET-BT ile değerlendirilmiş, sonuçlar histopatolojik bulgularla karşılaştırılmıştır. Bulgular: Ekim 2010-Nisan 2012 tarihleri arasında Bezmialem Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Genel Cerrahi Anabilim Dalında biyopsi ile rektum kanseri tanısı alan 30 hasta çalışmaya alınmıştır. Yirmi hasta erkek (%66,6), 10 hasta kadın (%33,3) idi. Hastaların yaşları 38 ile 78 arasındaydı, 21 hasta neoadjuvan tedavi gördü. Dokuz hasta neoadjuvan tedavi görmedi. Hastaların tümüne preoperatif MRG, PET-BT ve ERUS yapılmıştır. Çalışmaya opere edilen primer rektum adenokanserli hastalar dahil edildi. T evresini değerlendirmede MRG, ERUS ve PET-BT 30 hastadan sırasıyla 9 (%31), 12 (%41) ve 12 (%40) hastada doğru evreledi. N evresini değerlendirmede MRG, ERUS ve PET-BT 30 hastadan sırasıyla 15 (%51), 16 (%55,1) ve 17 (%56,6) hastada doğru evreledi. PET-BT ’nin diğer görüntüleme yöntemleri ile karşılaştırıldığında evrelemede anlamlı bir farklılık oluşturmadığı ve ameliyat stratejisini değiştirmediği görülmüştür. PET-BT ile üç hastada uzak metastaz saptandı. Bunlardan biri karaciğer, ikisi akciğer metastazı idi. Akciğer metastazı düşünülen kitlelerden alınan biyopsilerde metastaz saptanmadı. PET-BT ’nin uzak metastazı saptamada yüksek yanlış pozitiflik oranı olduğu görülmüştür. İstatiksel analizde değerlendirme sonucu için anlamlı p-değerleri saptanmamıştır. Sonuç: PET-BT ’nin rektum kanseri evrelemesinde T, N ve ekstramezorektal yayılım değerlendirilmesinde rutin olarak kullanılmasının faydası gösterilememiştir.

Özet

Objective: Colorectal cancer is the most common type of cancer in the gastrointestinal tract. Preoperative staging is important for applying appropriate treatment modalities. The role of endorectal ultrasonography (ERUS), magnetic resonance imaging (MRI) and positron emission-computed tomography (PET-CT) in rectal cancer patients was evaluated. Method: In this study, between October 2010-April 2012, 30 patients who were diagnosed as rectal cancer clinically and histopathologically were evaluated with ERUS, MRI and PET-CT preoperatively and results were compared with histopathologic findings. Results: Between October 2010-April 2012, 30 patients who were diagnosed as rectal cancer with biopsy in Bezmialem University Medical Faculty Hospital General Surgery Department were included in this study [20 male (66.6%), 10 female (33.3%) and their ages are 38-75 years old, 21 of them received neoadjuvant treatment and 9 of them did not received]. All patients were evaluated with MRI, ERUS and PET-CT preoperatively. Rectal cancer patients who are primarily operated from rectal adenocarcinoma were included in this study. For T staging, preoperative MRI, ERUS and PET-CT staged 9 (31%), 12 (41%) and 12 (40%) of 30 patients accurately, respectively. For N staging, preoperative MRI, ERUS and PET-CT staged 15 (51%), 16 (55.1%) and 17 (56.6%) of 30 patients accurately, respectively. In comparison to other modalities, PET-CT did not yield a significant difference in staging and did not change operation strategy. PET-CT detected distant metastasis in 3 patients. One of them was liver and two of them were lung metastasis. Biopsies from mass predicted as lung metastasis did not result as metastasis. PET-CT has high rates of false positivity to detect distant metastasis. In statistical analysis, significant p-values for evaluation could not be obtained. Conclusion: Efficacy of routine use of PET-CT on staging, evaluation of T, N and extramesorectal spread could not be shown.