Journals / Amme İdaresi Dergisi / 2020 / Cilt: 53 - Sayı: 2
In Search of Secular Tradition: Attempts to Invent Secular Law Tradition For The Turkish Nation-State by Köprülü, Barkan and İnalcık
- Journal
- Amme İdaresi Dergisi
- Pages
- 53–73
- DOI
- —
Abstract
Ethno-history narrative which is designed in accordance with political and social needs rather than historical facts, is also seen in Turkish historiography. The allegation which is secular public law is separate from Islamic law in Turkish states, led by Fuad Köprülü and continued by his students Ömer Lütfi Barkan and Halil İnalcık, is expressed as a sample of this ethno-history attitude. According to this ethno-history thesis, which aims to provide the historical legitimacy to the new Turkish nation-state based on a secular political system, there has been a secular-political custom law in the Turkish states without the influence of religious law. Even if this paradigm based on Durkheimian theory of social division of labour by Köprülü, in fact, it was created by ignoring the most important assumption of this theoretical perspective. The study will argue the fact that Köprülü, Barkan and İnalcık made this possible by making an artificial distinction between the spheres of religion and politics in Turkish history.
Özet
Tarihsel gerçeklere değil de siyasi ve sosyal ihtiyaçlara uygun bir şekilde kurgulanan tarihi ifade eden etno-tarihsel anlatının örneklerine Türk tarihyazımında da rastlanmaktadır. Öncülüğünü Fuad Köprülü’nün yaptığı ve öğrencileri Ömer Lütfi Barkan ile Halil İnalcık tarafından devam ettirilen, Türk devletlerinde Şer’î hukuktan ayrı seküler-siyasi bir kamu hukukunun olduğu iddiası bunun örneği olarak belirtilebilir. Yeni kurulmakta olan milli Türk devletinin seküler-siyasi bir sisteme dayanmasının tarihsel meşruiyetini sağlama amacında olan bu etno-tarih tezine göre, Türk devletlerinde seküler-siyasi bir töre-örf hukuku bulunmuş ve varlığını dini alandan özerk bir şekilde sürdürmüştür. Köprülü tarafından Durkheimcı toplumsal iş bölümü kuramına yaslanılarak temellendirilmiş olsa da aslında Durkheim’ın teorik perspektifinin en önemli kabulünün görmezden gelinmesiyle oluşturulmuş olan bu paradigmayı tartışmayı amaçlayan çalışma, Köprülü, Barkan ve İnalcık’ın Türk tarihinde din ve siyaset alanları arasında yapay bir ayrım yaparak bunu mümkün kıldıklarını savunacaktır.