Dergiler / Tarih Okulu Dergisi / 2018 / Cilt: 11 - Sayı: 35
“YENGEÇ” SÖZCÜĞÜNÜN ETİMOLOJİSİ ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME
- Dergi
- Tarih Okulu Dergisi
- Sayfa
- 396–405
- DOI
- —
Özet
Türk Dil Kurumu’nun hazırladığı “Türkçe Sözlük”te “Eklem bacaklılardan, birinci ayak çifti iki kıskaç olarak gelişmiş, eti için avlanan, suda yaşayan bir böcek” açıklamasıyla Türkçe kökenli bir sözcük olarak tanımlanan “yengeç” sözcüğü ile ilgili çeşitli etimolojik görüşler bulunmaktadır. Türk dilinin en eski tarihi dönemlerinden itibaren çok farklı ses değişiklikleriyle Türk dilinin çeşitli lehçelerinde ve ağızlarında “yengeç, lengeç, lenneç, lenneş, ilengiş, ilangeçi, ilankaç, ilangeç, vb. gibi” kullanılan “yengeç” sözcüğü, Rasanen’e göre Latince “deniz böceği” anlamına gelen “lancosta” sözcüğünden Fransızcaya “langousta” şeklinde geçmiş olan bir sözcüktür. Gülensoy, Rasanen’in “yengeç” sözcüğü için yapmış olduğu etimolojiyi “11. yüzyılda yazılmış olan Divanü Lûgat-it Türk’te bulunan Türkçe bir sözün Fransızca yolu ile Latinceden alınmış olması mümkün değildir” şeklinde eleştirerek bu etimolojinin tamamen yanlış olduğunu savunmuştur. Gülensoy, “yengeç” sözcüğü etimolojik olarak *yp-nç- ‘ısırmak, ısırarak parçaları birbirine katmak’ anlamıyla ilişkilendirilmesi gereken bir sözcük olduğunu belirtmiştir. Nişanyan, sözcüğü Türkçe yan- “geri gelmek, dönmek, tekrar etmek, aksetmek” sözcüğü ile bağlantılı olduğunu belirtmiştir. Bu çalışmada Rasanen’in aksine sözcüğün aslının Türkçe olduğu savunulmakla birlikte, “yengeç” sözcüğünün dayandırıldığı yp-nç- “ısırmak, parçalamak”; yan- “geri gelmek, dönmek” veya yan “yan, taraf” sözcükleriyle değil de yılan sözcüğü ile ilişkili olarak açıklanması gerektiği ve sözcüğün yılan sözcüğünün kökünü oluşturan “hareket etmek” anlamındaki “ıl-” sözcüğü ile ilişkili olduğu ortaya konulmaya çalışılacaktır.
Abstract
There are various etymological opinions about the word of “yengeç” which is described in Turkish Dictionary prepared by Turkish Language Association as “an insect of arthropods living in water whose front leg pair have flourished as two grippers and caught for its meat. According to Rasenen, the word of “yengeç” used as “yengeç, lengeç, lenneç, lenneş, ilengiş, ilangeçi, ilankaç, ilangeç, and so on” since the earlier periods of Turkish language with various sound changes in different dialects and sub-dialects of Turkish language is a word that was taken to French as “langouste” from Latin word of “lancosta” which means “insect of sea”. Gülensoy, criticizing Rasanen’s etymology for “yengeç”, supports that this etymological detection is totally wrong stating that “it is not possible for a word which is included in Divanü Lûgat-it Türk written in the 11th century being taken from French via Latin. Gülensoy states that “yengeç” should be related to the meaning of ‘ısırmak, ısırarak parçaları birbirine katmak’, etymologically *yp-nç- origin. Nişanyan states that this word is related to yan- meaning “geri gelmek, dönmek, tekrar etmek, aksetmek”. In this study, contrary to what Rasanen supports, it is claimed that this word is Turkish in origin and it should be explained not with yp-nç- meaning “ısırmak, parçalamak”, yan- meaning “geri gelmek, dönmek”, or yan “yan, taraf”, but it should be explained in relation to the word of “yılan”; and that the word is related to “ıl-” which forms the origin of the word and means “hareket etmek”.