Dergiler / Tarih Okulu Dergisi / 2019 / Cilt: 12 - Sayı: 38

SİBERNETİK KABUK: GHOST IN THE SHELL FİLMLERİNDE BEDENİN İNŞASI

Cybernetic Shell: Body Construction In The Films Of Ghost In The Shell

Sayfa
270–303
DOI
—

Özet

İnsanî varoluşu, ruh-beden ya da akıl-beden gibi temel bir ayrım üzerinden tanımlamak, felsefe geleneği içerisinde yaygın bir eğilimdir. Modernite’nin dünyayı Kartezyen ikilikler üzerinden kavrama eğilimi içerisinde bu ayrım neredeyse aşılamaz bir karşıtlığa dönüşürken beden, müphemlikle ilişkilendirilerek kontrol altına alınmaya çalışılmıştır. Bir yandan da üretici bireyin ihtiyaç duyduğu kas gücü ve dayanıklılığı sağlamak üzere disipline edilmek, eğitilmek üzere bilimin nesnesi haline getirilmiştir. Beden, tüketimin egemen hale geldiği günümüz toplumlarında ise üretimle olan bağını yitirerek daha çok “arzu” kavramıyla ilişkili olarak biçimlendirilmektedir. Tüketim kültürü içerisinde, bireysel kimlik tasarımlarının sergilendiği, imajlar, gösterenler aracığıyla “arzulanabilir” bir yüzeye dönüştürülmeye çalışılan beden bu kez de “ideal” bir görüntünün inşa edilmesi amacıyla bilimin ve tıbbın nesnesi haline getirilmektedir. İnsan derisinin çeşitli nesneler, kozmetik ürünler ve estetik müdahalelerle tasarımı, onu hızlı bir şekilde yeniden tasarlanabilen bir tuvale dönüştürmektedir. Öte yandan teknolojik gelişmeler ve tıp alanındaki çalışmalar dönüşümün hızını ve sınırlarını genişletirken, bedene ilişkin tartışmaların yeni boyutlar kazanmasına neden olmaktadır. Bu çalışma, yukarıda kısaca çerçevesi çizilen bedene ilişkin tartışmaların sinemadaki izlerini Ghost In The Shell (1995 ve 2017) filmleri üzerinden incelemeyi amaçlamaktadır. Aynı adı taşıyan mangadan uyarlanan filmler, beyni sentetik bir bedene nakledilen ve bir tür yeniden doğuş ritüeliyle yaşama dönen bir karakteri konu almaktadır. Beden ve ruh arasındaki süregelen ayrımlaşmanın izlerinin bilim, araçsal akıl ve teknolojiye yönelik çeşitli sorgulamalar etrafında işlendiği filmler, bu sorgulamaların nasıl yürütüldüğü, bedenin hangi tanımlamalar etrafında kurgulandığı, konuya ilişkin ne tür bir söylem üretildiği gibi sorular etrafında analiz edilmektedir. Elde edilen bulgular, filmler arasındaki farklılıklar da gözetilerek, sosyolojik bağlantılarıyla birlikte yorumlanmaktadır.

Abstract

It is a common tendency within the tradition of philosophy to describe human existence through a basic distinction such as soul-body or mind-body. As the modernity tended to grasp the world through Cartesian dualities, this distinction turned into an almost inexcusable opposition, and the body tried to be controlled by being associated with ambiguity. On the one hand, it has been turned into an object of science to be disciplined and trained to provide the muscular strength and endurance needed by the productive individual. In today's society where consumption has become dominant, the body is shaped in relation to the concept of "desire" by losing its bond with production. In the consumer culture, the body, whose individual identity designs are exhibited and whose images are intended to be transformed into a "desirable" surface by means of the representatives, is now turned into an object of science and medicine in order to construct an "ideal". The design of human skin with various objects, cosmetic products and aesthetic interventions transforms it into a canvas that can be quickly redesigned. On the other hand, while technological developments and studies in medicine are expanding the speed and boundaries of transformation, the debates on body have gained new dimensions. This study aims to examine the cinematic traces of the debate about the body which is briefly framed above through the films of Ghost In The Shell (1995 and 2017). Adapted from a manga of the same name, the films are based on a character whose brains have been transferred to a synthetic body and returned to life with a kind of rebirth ritual. Films where the traces of the continuing differentiation between body and soul are processed around various inquiries directed towards science, instrumental reason and technology are analyzed in the framework of questions such as how these inquiries are conducted, what definitions the body is designed around, what kind of discourse is produced about the subject etc. Findings are interpreted along with their sociological connections, taking into account differences between films.