Journals / Türkiye İlahiyat Araştırmaları Dergisi / 2020 / Cilt: 4 - Sayı: 1
Re-Reading The “Mana” That Appears In The Talisman With Quantum Physics: An Anthropological Approach
- Pages
- 126–153
- DOI
- —
Abstract
The subject of the article is mana. Talisman has also considered as the manifestation of mana. “Mana” has been re-evaluated with the talisman samples compiled from Mardin and the results of quantum physics. The aim is to reveal the possibility of reading the talisman and mana, which cannot be perceived by the five senses, with quantum physics. In addition, it is aimed to point out a new approach area. As a result, it has been seen that mana is a potential that accompanies the formation (occurrence) in nature and the talisman is in this balance of formation. It is concluded that the findings of quantum physics point to the properties of mana and in this context, quantum physics is the physics of mana. It is determined that beliefs and rituals related to talisman and mana should be evaluated in terms of mana interactions, not in the magic category.
Özet
Makalenin konusu “mana”dır. Tılsım da mananın tezahür biçimi olarak ele alınmıştır. “Mana”, Mardin’den derlenen tılsım örnekleri üzerinden kuantum fiziğiyle yeniden değerlendirilmiştir. Amaç, tılsım ve “mana”nın beş duyu ile algılanamayan yönlerinin kuantum fiziği üzerinden somutlaştırma yoluyla yeni bir okuma imkânının olduğunu ortaya koymaktır. Bu okuma, kuantum fiziğini ölçek kullanarak soyutun somut alana çekilmesiyle gerçekleşmiştir. Sonuç olarak “mana”nın doğadaki oluşuma eşlik eden bir potansiyel olduğu, tılsımın da bu oluşum dengesi içinde yer aldığı görülmüştür. Kuantum fiziği bulgularının “mana”nın özelliklerine işaret ettiği, bu açıdan kuantum fiziğinin “mana”nın fiziği olma niteliği taşıdığı sonucuna da ulaşılmıştır. Dolayısıyla büyü kategorisinde ele alınan inanışların ve ritüellerin yeniden değerlendirilmesi gerekliliği de kendini göstermiştir. Bu yöndeki bir okuma neticesinde “sempatik büyü” kategorisinde ele alınan inanışlarda ve ritüellerde sahte sebeplerin değil, “mana”ya yönelik katılım ve “kıvam” durumunun belirleyici olduğu görüşüne ulaşılmıştır. Böylece makalede, sonraki çalışmalar için giriş mahiyetinde, kuantum fiziğinin sosyal bilimlere dâhil edilmesi gerekliliğine de işaret edilmiştir.