Journals / TSK Koruyucu Hekimlik Bülteni / 2008 / Cilt: 7 - Sayı: 2
Consanguineous marriages among women in Bursa Nilüfer Public Health Training and Research Area
- Pages
- 107–112
- DOI
- —
Abstract
AIM/BACKGROUND: The aim of this study was to evaluate socio-demographic and fertility features, opinions on consanguinity, and the types of congenital disorders encountered in the babies of women in consanguineous marriages in the Nilüfer Public Health Training and Research Area in the province of Bursa in northwest Turkey. METHODS: This case-control study was conducted between September 2005 and March 2006. The case group consisted of 393 women in consanguineous marriages in the Nilüfer Public Health Training and Research Area; the control group consisted of 393 women of similar age living in the same neighborhoods but in non-consanguineous marriages. RESULTS: Women involved in a consanguineous marriage were on average younger than women in the control group. The mean numbers of pregnancies, births, stillbirths, and living and deceased babies were all significantly higher among the consanguineous marriages. When the sample and the control groups were compared, it was obtained that the women in the case group were socio-economically in a lower status statistically, by means of their husband’s and their own education and occupational status, than the women in the control group. The women in the case group were more likely to believe that consanguinity is not detrimental to a child’s health, and they approved of consanguineous marriages for their own children. These opinions were held despite there being a significantly higher incidence of congenital disorders among the children of the consanguineous marriages. CONCLUSION: Women there should be offered genetic counseling to help reduce the occurrence of children being born with congenital abnormalities.
Özet
AMAÇ: Bu araştırmanın amacı, Türkiye’nin kuzeybatısında yer alan Bursa ilinin Nilüfer Halk Sağlığı Eğitim ve Araştırma Bölgesi’nde yaşayan akraba evliliği yapmış 15-49 yaş evli kadınları, yapmamış olanlarla karşılaştırarak kadınların sosyodemografik ve doğurganlık özelliklerini, akraba evlilikleri hakkındaki düşüncelerini, çocuklarında görülen konjenital bozuklukları değerlendirmektir. YÖNTEM: Olgu-kontrol tipteki bu araştırma Nilüfer Halk Sağlığı Eğitim ve Araştırma Bölgesi’nde Eylül 2005-Mart 2006 tarihlerinde yürütülmüştür. Çalışmaya bu bölgede yaşayan akraba evliliği yapmış 393 kadın olgu grubu, bu kadınlarla aynı sokakta yaşayan, aynı yaşta olan ancak akraba evliliği yapmamış 393 kadın kontrol grubu olarak alınmıştır. Anketler yüz yüze görüşme yöntemiyle uygulanmıştır. BULGULAR: Akraba evliliği yapan kadınların ilk evlenme yaşı ortalaması, kontrol grubu kadınlarınkinden küçüktür. Kadın başına düşen ortalama gebelik sayısı, canlı doğum sayısı, yaşayan çocuk sayısı, ölü doğum sayısı, ölen çocuk sayısı olgu grubunda daha yüksektir. Olgu ve kontrol grubundaki kadınlar karşılaştırıldığında; olgu grubundaki kadınların çalışma durumlarının, kendilerinin ve eşlerinin öğrenim durumlarının ve sosyoekonomik durumlarının kontrol grubundan istatistiksel açıdan anlamlı olarak düşük olduğu saptanmıştır. Olgu grubundaki kadınlar daha yüksek oranda akraba evliliğinin çocuk sağlığı açısından sakıncalı olmadığını düşünmekte ve çocuklarının akraba evliliğine onay vermektedir. Bu ailelerin ölen ve yaşayan bebek ve çocuklarında konjenital bozuklukların daha yüksek oranda görüldüğü tespit edilmiştir. SONUÇ: Akraba evliliği açısından risk altında olan toplum, bu konuda eğitilmeli ve konjenital anomalileri önlemek amacıyla genetik danışmanlık verilmelidir.