Journals / Bakırköy Tıp Dergisi / 2005 / Cilt: 1 - Sayı: 3
Nonoperative management of blunt and penetrating splenic traumas
- Journal
- Bakırköy Tıp Dergisi
- Pages
- 99–101
- DOI
- —
Abstract
Aim: Current management for splenic trauma had been shifted towards conservative approaches with nonoperative therapy. In this retrospective study, splenic trauma cases managed nonoperatively in our clinic for the last three years have been evaluated and the advantages of nonoperative approach have been discussed.Material and Methods: Twenty-one splenic trauma cases admitted to our Emergency Room between July 2003 and September 2005 were evaluated retrospectively.Results: Female to male ratio was 7/14 with a mean age of 27.57±2.34 (13-53). The etiologies of the trauma type were falls from a height in 7 cases, penetrating stab wound in 6 cases, pedestrians struck in 6 cases, motor vehicle collision in 1 case and assault in another. Abdominal ultrasonography and computerized tomography were performed to all cases before hospitalization. During the hospitalization period serial abdominal examinations and serial hemoglobin follow up were performed under strict bed rest. Grades of injuries according to the American Trauma Association Organ Injury score were Grade I in 8 cases, Grade II in 9 cases, Grade III in, 3 cases, and Grade IV in 4 cases. Nonoperative management was performed to 17 cases (81%) whereas 4 cases (19%) were operated for hemodynamic instability. Mean hospital stay was 6.52 ± 0.75 (2-15) days. The only mortality occured in a case with injury due to motor vehicle collision operated for multitrauma (4.76%). All of the remaining cases were discharged from the hospital without any problem. Conclusion: Hemodynamically stable splenic trauma cases especially with Grade I, II, III injuries can safely be managed by nonoperative approach and unnecessary splenectomies can be avoided.
Özet
Amaç: Dalak yaralanması olan olgularda güncel yaklaşım nonoperatif tedavi ile dalağı korumaya yönelmiştir. Bu çalışmada son üç yıl içinde dalak travması nedeniyle kliniğimize başvuran olgular retrospektif olarak irdelenerek nonoperatif tedavi prosedürlerinin üstünlüğü ortaya konmaya çalışıldı.Gereç ve Yöntem: Temmuz 2002-Eylül 2005 arasında acil servisimize başvuran 21 dalak travması olgusu retrospektif olarak incelendi. Bulgular: Olguların kadın/erkek oranı 7/14, yaş ortalaması 27.57±2.34 (13-53) idi. Olguların etyolojileri incelendiğinde dalak yaralanmalarının 7 olguda yüksekten düşme, 6 olguda delici kesici alet yaralanması, 6 olguda araç dışı trafik kazası, bir olguda araç içi trafik kazası ve bir olguda da darp nedeniyle olduğu tesbit edildi. Olguların tümüne hospitalizasyon öncesi batın ultrasonografisi ve bilgisayarlı batın tomografisi yapılmıştır. Hospitalizasyon süresi boyunca kesin yatak istirahati altında sık fizik muayene ve hemogram takibi ile değerlendirilmişlerdir. Yaralanmaların Amerikan Travma Cerrahisi Demeği Organ Yaralanma Skalası'na göre 8'i Grade I, 9'u Grade II, 2'si Grade II-I ve ikisi de Grade IV idi. Olguların 17'si (%81) nonoperatif yaklaşımla tedavi edilirken 4'ü (%19) hemodinamik instabilite nedeniyle öpere edildiler. Ortalama hastanede kalış süresi 6.52 ± 0.75 (2-15) gün idi. Serideki tek mortalite (%4.76) araç dışı trafik kazası nedeniyle operasyona alınan multitravmalı olguda gerçekleşmiştir. Diğer olguların tümü şifa ile taburcu edilmişlerdir. Sonuç: Hemodinamisi stabil olan özellikle Grade I, II, III dalak travmalı olgular yakın takip altında nonoperatif yaklaşımla başarılı bir şekilde tedavi edilebilmekte ve gereksiz splenektomiler önlenebilmektedir.