Journals / TSK Koruyucu Hekimlik Bülteni / 2010 / Cilt: 9 - Sayı: 5
Treatment related thoughts based on health belief model and medication nonadherence in patients who prescribed anxiolytics and antidepressants
- Pages
- 441–452
- DOI
- —
Abstract
AIM: The purpose of this study was to evaluate the relationship between treatment adherence and treatment related thoughts based on health belief model in patients who currently take medication due to depression and anxiety disorder. METHOD: The present study was performed at the Psychiatry Department of a teaching hospital. The sample of the study consisted from 112 individuals who take medications due to depression and anxiety disorder. Personal information form and an inquiry form including treatment related thoughts based on health belief model were used to collect data. Chi- Square and Percentages were used for statistical analysis. RESULTS: Of the patients, 58.9% were diagnosed as depression and 41.1% anxiety disorder. 60.7% stated that they had a non-adherence experience in the past. Of these non-adherent patients, 29.5% stopped to take the medication with the idea “I can do it without medication” and 14.3% stopped the medication because of the side effects. Gender, age, marital status and education level were not related to the non-adherence. Only two treatment related thoughts based on health belief concepts were significantly related to the non adherence experience. These thoughts were “If I do not take the medications properly the problems may be permanent” and “If I do not take the medications properly my illness may get worse”. Most of the patients marked “agree” options of the items under the perceived severity, self-efficacy, benefits, susceptibility and health motivation subheads. CONCLUSION: The results of this study showed that the thoughts and perceptions based on health belief concepts helps to identify and express the thoughts related to treatment adherence. These concepts can be used to describe and classify the thoughts about the treatments of patients. However, prospective and qualitative studies may be useful to clarify the influence of the health beliefs on treatment adherence.
Özet
AMAÇ: Çalışmada psikiyatri polikliniğine başvuran depresyon ya da anksiyete bozukluğu nedeniyle ilaç tedavisi alan hastaların tedaviyi bırakma ile ilişkili olabilecek faktörlerin ve bu doğrultudaki hasta düşüncelerinin sağlık inanç modeli çerçevesinde incelenmesi amaçlanmıştır. YÖNTEM: Araştırma kesitsel analitik bir çalışmadır ve bir eğitim hastanesinin psikiyatri polikliniğinde uygulanmıştır. Çalışmanın örneklemini depresyon ve anksiyete bozukluğu nedeniyle ilaç tedavisi alan 112 kişi oluşturmuştur. Verilerin toplanmasında kişisel bilgi formu ve Sağlık İnanç Modeline göre oluşturulan tedaviye ilişkin hasta düşüncelerini içeren Soru Formu kullanılmıştır. Verilerin dağılımlarını göstermek için yüzdelikler hesaplanmış; verilerin istatistiksel karşılaştırılması için Ki-kare testi kullanılmıştır. BULGULAR: Hastaların %58,9’u Depresyon, %41,1’i Anksiyete Bozukluğu tanısı konmuş hastalardır ve %60,7’si daha önce tedavilerini bıraktıklarını belirtmiştir. Tedavilerini bırakan hastaların %29,5’i “İlaçsız başarabilirim” düşüncesi ile %14,3’ü ise “ilaçların yan etkilerinin çok olması” nedeniyle bıraktıklarını belirtmiştir. Hastaların cinsiyet, yaş, medeni durum ve eğitim durumları ile tedaviyi bırakma durumları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark belirlenmemiştir. Sağlık inanç modeline göre geliştirilen ifadelere yönelik olarak yalnızca “İlaçlarını uygun şekilde kullanmazsam ortaya çıkacak problemler kalıcı olabilir” ve “ilaçlarımı uygun şekilde kullanmazsam hastalığım ilerleyebilir” diye düşünenler ile tedavi bırakma durumu arasında anlamlı bir fark tespit edilmiştir. Hastaların çoğunluğunun ciddiyet, yararlılık, duyarlılık, motivasyon ve yeterlilik algılarını içeren ifadelere katıldıkları görülmüştür. SONUÇ: Bu çalışma ile sağlık inanç modeli kavramları çerçevesinde oluşturulan algı ve düşüncelerin, tedaviye uyumu etkileyebilecek düşüncelerin ifade edilmesine yardım ettiği görülmüştür. Sağlık inanç modeli kavramlarının hastaların düşüncelerini tanımlamak ve sınıflandırmak için kullanılabileceği değerlendirilmiştir. Bu tür çalışmalarla hastaların tedaviye uyumlarının artması ve dolayısıyla maliyet-etkin tedavilerin sağlanması söz konusu olabilir. Bununla birlikte, tedaviyi bırakma ile bu düşünceler arasındaki ilişkinin farklı yöntemlerle tekrar incelenmesi önerilmektedir.