Journals / TSK Koruyucu Hekimlik Bülteni / 2010 / Cilt: 9 - Sayı: 6

What is health impact assessment?

Sağlık etki değerlendirmesi nedir? Ne değildir?

Pages
689–694
DOI
—

Abstract

Health Impact Assessment (HIA) was disseminated by World Health Organization (WHO) European Region in Gothenburg consensus paper in 1999. In this consensus, HIA is defined as ‘a combination of procedures, methods and tools by which a policy, program or project may be judged as to its potential effects on the health of population and the distribution of those effects within the population’. HIA was accepted as a goal for 4th phase of healthy city projects between 2003- 2008. HIA is a new process for our country and especially municipal boroughs, local authorities interest with it. There is no legal base for HIA in our country. EIA practices conducted since 1993 showed us that, environmental and public health was postponed. Functional and decisive implementation of HAI depends on legal basis and national acceptance. If legal basis is supplied, society must take care about it, work for strict application and have to put a crimp in going back.

Özet

1999 yılında Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Avrupa Ofisi tarafından yayımlanan Göteborg Belgesi ile Sağlık Etki Değerlendirmesi (SED) kavramı da ortaya çıkmıştır. Bu belge ile SED ‘bir politika, program ya da proje hakkında bunların bir topluluğun sağlığı üzerinde yaratacakları potansiyel etkiler ve bu etkilerin toplum içerisine yayılması bakımından karar verilebilmesini sağlayan prosedür, yöntem ve araçların kombinasyonu’ olarak tanımlanmıştır. Daha sonra DSÖ tarafından sürdürülen sağlıklı kentler projesinin 2003- 2008 yılları arasındaki dönemini kapsayan 4. fazında SED bir hedef olarak da ortaya çıkmıştır. SED ülkemiz için yeni bir süreçtir ve özellikle başta belediyeler olmak üzere yerel yönetimleri ilgilendirmektedir. SED için ülkemizde bir yasal dayanak yoktur. 1993 yılında yayımlanan bir yönetmelikle yasal zemine kavuşan Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) yönetmeliği o tarihten bu güne tam on kez revize edilerek kolaylaştırılmıştır. Bu örnek gerekli yasal düzenlemeler yapılsa bile bunun SED uygulamaları için yeterli olamayabileceğini göstermektedir Günümüzde özellikle yapılan proje ve yatırımlarda çevre ve insan sağlığının ikinci plana itildiğini 1993’den bu yana yapılan ÇED uygulamaları adeta açıkça göstermektedir. SED’in kısmen de olsa işlevsel ve sonuç getirici bir şekilde uygulanması ulusal düzeyde yürütülmesini ve yasal bir dayanağa sahip olmasını gerektirmektedir. SED için gerekli yasal zemin oluşturulabilirse toplumun buna sahip çıkması, tam olarak uygulanmasını sağlaması ve yasal boyutun zaman içinde geriye götürülmesini engellemelidir.