Journals / İlahiyat Tetkikleri Dergisi / 2018 / Sayı: 49

The Legitimate Religious Truth and Its Linguistic Roots from the Perspective of the Theologians: The Concept of Faith in God as a Example

el-Hakîkatu’ş-şer‘iyye ve cuzûruha’l-lugaviyye bi nazari’lmütekellimîn: Mefhûmu'l-îmâni billâhi nemûzecen

Pages
49–82
DOI
—

Abstract

The legitimate religious truth is seen from more than one angle. Linguists, speakers and fundamentalists spoke about it. What we are concerned with here is the views of Kalam scholars. The controversy to the legitimate religious truth between Ahl al-Sunnah represented by Asha’riya and Maturidism represented by Mu’tazila is obvious. Mu'tazila separates the legitimate religious truth from linguistic rules, since religion gave it a new meaning which didn’t exist before. While Asha’riya and Maturidism make language origin of the religious legitimate truth. Ibn Hazm was closer to Mu'tazilah as well as being prejudiced against Asha’riya. In the process of this disagreement a new disagreement was based on ‘faith and its relationship to the works’. In this concept Mu'tazilah and Khawarij considered the works as a part of the faith, and this led Khawarij to takfeer , and led Mu'tazila to call this ‘a position which is between two positions’. Contrary to this, in Asha'riya and Maturidism, which represent Ahl al-Sunnah, works are the complements of the basics of faith. This is what we are going to discuss in this research.

Özet

Kelamcılar Nezdinde Şeri Hakikat ve Dilsel Kökleri: Allah’a İman Kavramı Üzerinden Bir ÖrnekŞeri hakikate farklı açılardan bakılmıştır. Usulcüler, dilciler ve kelamcılar şeri hakikat hakkında görüşlerini dile getirmişlerdir. Burada bizi ilgilendiren husus ise kelamcıların görüşüdür. Şeri hakikate bakış açısında Ehli sünneti temsil eden Maturidi ve Eşari ekolü ile Mutezile ekolü arasındaki ihtilaf açıktır. Mutezile ekolü şeri hakikati dil kurallarından tamamen ayırmıştır. Çünkü din, şeri hakikate önceden bulunmayan yeni anlamlar yüklemiştir. Eşari ve Maturidi ekolü ise şeri hakikat için dili temel almıştır. İbn- Hazm ise anlam açısından Eşari ekolüne ön yargılı olmakla beraber Mutezile ekolüne daha yakındır. Bu farklılığın üzerine ‘iman ve amelle alakası’ noktasında bir ihtilaf meydana gelmiştir. Mutezile ekolü ve Hariciler ameli, imandan bir parça saymışlardır, bu da Haricileri tekfir etmeye kadar götürmüştür. Mutezile ekolünde ise ‘İki makam ve mekân arasında bir mekân’ demelerine yol açmıştır. Ehli sünneti temsil eden Maturidi ve Eşari ekolünde ise bunun aksine amel, imanın tamamlayıcısıdır. Bu araştırmada bunu ele alacağız.

Keywords: Kelam, Hakikat, Mecaz, Dil, İman, İslam, Eşari ekolü