Journals / İlahiyat Tetkikleri Dergisi / 2019 / Sayı: 51
The Real Difference Problem in Tafsir of the Companions and its Reasons
- Journal
- İlahiyat Tetkikleri Dergisi
- Issue
- 2019 · Sayı: 51
- Pages
- 107–129
- DOI
- —
Abstract
The companions are people who witnessed to sending of revelation and knew its language naturally. Thereby they acquired a privileged position in understanding of the verses correctly. Although they understood general purposes of the verses or basic orders and prohibitions of the religion, their difference (iḫtilāf) about what is meant in some verses/terms (lafẓ) is reported in some sources. Differences of the companions on the tafsir prompted some scholars to scrutinize nature of the difference. As a result, differences are separated into two parts as difference of variation/difference in appearance (iḫtilāf tanawwuʿ/ẓāhirī) and difference of contradiction/real difference (iḫtilāf taḍādd/ḥaqīqī). The differences and concepts are investigated based on polysemy of terms or contradicting meanings with one another. This case brings about an uncertainty in ascertaining whether a difference is contradictory/real or variation/in appearance. Thereby, it differs whether difference of contradictory/real difference is in tafsir of the companions or not in terms of scholars. We think that the differences shouldn’t be investigated based on polysemy or contradicting meanings with one another, rather, they should be analyzed based on criterions like intent of Allah, perception of audience, unity in time and place, consistency of applications in practice. If it is regarded so, the real differences are seen in tafsir of the companions. Although they had witnessed to sending of revelation, some reasons caused them to differ in tafsir of the verses.
Özet
Sahâbiler, vahyin nüzûlüne bizzat şahit olan ve onun dilini tabii yolla bilen kimselerdir. Böylece onlar, âyetleri doğru bir şekilde anlamada imtiyazlı bir konum elde etmişlerdir. Onlar âyetlerdeki genel maksatları veya dinin temel emir ve yasaklarını anlamış olsalar da kaynaklarda onların bazı âyetlerle/lafızlarla ne kastedildiği hakkında ihtilâf ettikleri nakledilmiştir. Sahâbenin tefsirdeki ihtilâfı bazı alim ve araştırmacıları, bu ihtilâfın mahiyetini irdelemeye sevk etmiştir. Sonuçta ihtilâflar tenevvuʿ/zahirî ve tezat/hakikî ihtilâf şeklinde iki kısımda incelenmiştir. İhtilâflar ve mezkûr kavramlar temelde lafızların çok anlamlılığı veya anlamların birbiriyle çelişikliği üzerinden ele alınmaktadır. Bu durum hangi ihtilâfın tezat/hakikî, hangisinin de tenevvuʿ/zahirî olduğunu tespitte belirsizliklere neden olmaktadır. Bu nedenle, konuyu inceleyenler nazarında sahâbe tefsirinde özellikle tezat/hakikî ihtilâfın bulunup bulunmadığı da farklılaşmaktadır. Biz ihtilâf olgusunun çok anlamlılık veya anlamların birbiriyle çelişmesi üzerinden değil, Allah’ın muradı, muhatabın algılayışı, zaman ve mekan birliği, uygulamadaki sonuçların tutarlılığı gibi kriterlere göre değerlendirilmesi gerektiğini düşünmekteyiz. Böyle bakıldığında sahâbe tefsirinde hakikî ihtilâflar görülür. Çünkü onlar nüzûle bizzat şahit olsalar da bazı sebepler, âyetlerin tefsirinde onları da ihtilâf etmeye sevk etmiştir.