Journals / TSK Koruyucu Hekimlik Bülteni / 2010 / Cilt: 9 - Sayı: 6
Methicillin resistance in staphylococcus aureus strains isolated from hospitalized patients: Three-year trend
- Pages
- 585–590
- DOI
- —
Abstract
AIM: In this study, we determined the antimicrobial susceptibility of Staphylococcus aureus strains lead to nosocomial infections in a three year period including 2006, 2007 and 2008 in a 1000-bed teaching hospital. We aimed to help clinicians while choosing the appropriate antimicrobial agent in empiric theraphy and to gain epidemiological data in addition to other regional studies. METHOD: We included 408 S.aureus strains, 216 (52.9%) from surgical and 192 (47.1%) from medical wards. Susceptibility of isolates to methicillin and other 12 antimicrobial agents used for treatment was determined by using Kirby-Bauer disk diffusion method according to “Clinical and Laboratory Standards Institute” criteria. RESULTS: Ratio of S.aureus to all isolated strains from inpatients was 6.3% for 2006, 6.2% for 2007, 8.2% for 2008. Among all S.aureus isolates, 45.6% (186/408) were resistant to methicillin and ratio of methicillin resistant S.aureus (MRSA) was 56.6% for 2006, 39.3% for 2007, 42.0% for 2008. All tested antimicrobials except trimethoprim/sulfamethoxazole exhibited higher resistance rates in methicillin resistant S.aureus strains compared to methicillin susceptible S.aureus. CONCLUSION: Enhanced surveillance and rational infection control measures should be adopted by healthcare institutions to address infections especially caused by MRSA in health-care settings. We concluded that antimicrobial susceptibility patterns of isolates from clinical materials, specific microbial profiles of hospitals and well coordinated practice between clinicians and laboratory stuff are powerful tools in guiding empirical treatment as well as pathogen spesific treatment of infectious diseases. *Bu çalışma, XXXIII. Türk Mikrobiyoloji Kongresi (21-25 Ekim 2008, Bodrum)’nde sunulmuştur.
Özet
AMAÇ: Bu çalışmada, 1000 yataklı bir eğitim hastanesinde 2006, 2007 ve 2008 yıllarını kapsayan üç yıllık süre içinde yatan hastalardan enfeksiyon etkeni olarak soyutlanan Staphylococcus aureus suşlarının metisilin ve diğer antimikrobiyal duyarlılık paternlerinin belirlenmesi, bu bağlamda ampirik sağaltım seçenekleri konusunda klinisyenlere yardımcı olunması ve ülkemizde bu alanda yapılan araştırmalara ilave epidemiyolojik veri sağlanması amaçlanmıştır. YÖNTEM: Çalışmamıza, 216 (%52,9)’sı cerrahi, 192 (%47,1)’si iç hastalık servislerinde yatan hastalara ait çeşitli klinik örneklerden soyutlanan toplam 408 S.aureus suşu dahil edildi. İzolatların metisilin ve sağaltımda kullanılan 12 antibiyotiğe karşı duyarlılıkları, “Clinical and Laboratory Standarts Institute” önerileri doğrultusunda Kirby-Bauer disk difüzyon yöntemi ile araştırıldı. BULGULAR: Dönem içinde yatan hastalardan soyutlanan patojen bakteriler arasında S.aureus oranları, yıllara göre sırasıyla %6,3, %6,2 ve %8,2 olarak belirlendi. Sözkonusu suşların %45,6 (186/408)’sının metisiline dirençli S.aureus (MRSA) oldukları saptanmış iken MRSA suşlarının yıllara göre dağılımları ise %56,6, %39,3 ve %42,0 olarak gerçekleşti. Test edilen antimikrobiyallere karşı direnç gelişiminin MRSA suşlarında, metisiline duyarlı S.aureus izolatlarına göre trimetoprim/sulfametoksazol istisnası dışında daha yüksek olduğu saptandı. SONUÇ: Hastane ortamında MRSA nedenli enfeksiyonlarla etkin olarak mücadele edilebilmesi ve direnç gelişiminin azaltılabilmesi için rasyonel enfeksiyon kontrol politikaları kapsamında kesintisiz sürveyans uygulanması gereklidir. Etkene spesifik sağaltımda olduğu gibi ampirik antimikrobiyal seçimde de hastanenin özgün mikrobiyal profili ile antibiyotik duyarlılık durumlarının iyi bilinmesi ve klinisyen ile laboratuvar personeli arasındaki işbirliğe gereken önemin verilmesi gerektiği kanısına varılmıştır.