Journals / Bakırköy Tıp Dergisi / 2013 / Cilt: 9 - Sayı: 3

Evaluation of patients with pseudoexfoliation syndrome with heidelberg retinal tomography

Psödoeksfoliasyon Sendromlu Gözlerin Heidelberg Retinal Tomografi İle Değerlendirilmesi

Pages
126–130
DOI
—

Abstract

Objective: To evaluate the optic disk and retinal nerve fiber layer (RNFL) in patients with Pseudoexfoliation Syndrome (PES) with Heidelberg Retinal Tomography (HRT) and its comparison with normal control group. Materials and Methods: 40 patients were included in this retrospective study. Group 1 was formed by 20 patients who had pseudoexfoliation in their anterior chamber but no other eye disease and Group 2 was formed by 20 persons who had not any eye disease. Mean age was 66.5±9.20 (52-78) for Group 1 and 65±5.93 (50-74) for Group 2. Mean intraocular pressure was 16.9±2.1 mmHg (12- 20) for Group 1 and 15.0±1.9 mmHg (13-20) for Group 2. There was no difference in age, gender and intraocular pressure (p=0.433; p=0.621; p=0.771). Optic nerve head and retinal nerve fiber layer measurements were taken with HRT3 for all cases and compared. Results: There was no difference between two groups in parameters; disc area, cup area, rim area, cup-disc ratio, rim volume, mean cup depth, maximum cup depth, cup shape measure. Parameters; Cup volume, height variation contour, mean RNFL thickness, RNFL cross sectional area were significantly worse in Group 1 and they work to the advantage of glaucoma. Conclusion: With using HRT device we found that glaucomatous changes are began in patients with PES. Because of that we believe that patients with PES have to be follow up closely, medical or surgical intraocular pressure reducing treatments may be a good alternative even they do not have glaucoma diagnosis and have normal intraocular pressure.

Özet

Amaç: Psödoeksfoliasyon sendromlu (PES) vakaların, optik sinir başı ve retina sinir lifi tabakasının (RSLT) Heidelberg Retinal Tomografi (HRT) ile değerlendirilmesi ve sonuçların sağlıklı kontrol grubuyla karşılaştırılması. Gereç ve Yöntem: Retrospektif çalışmamıza toplam 40 kişi alındı. Muayenesinde ön kamarada psödoeksfoliasyon materyali saptanan, diğer tüm bulguları normal olan 20 hastadan Grup 1, tüm göz muayene bulguları normal olan 20 kişiden ise Grup 2 oluşturuldu. Grup 1 için ortalama yaş 66.5±9.20 (52-78) ve Grup 2 için ortalama yaş 65±5.93 (50-74) idi. Ortalama göz içi basıncı Grup 1 için 16.9±2.1 mmHg (12-20), Grup 2 için 15.0±1.9 mmHg (13-20) idi. Hasta grupları arasında yaş, cins ve göz içi basınçları arasında anlamlı fark yoktu. (p=0.433; p=0.621; p=0.771). Tüm hastalara HRT3 cihazı ile optik sinir başı ve retina sinir lifi tabakası ölçümleri yapıldı ve sonuçlar kıyaslandı. Bulgular: Gruplar arasında; disk alanı, çukur alanı, rim alanı, çukur-disk oranı, rim hacmi, ortalama çukur derinliği, en fazla çukur derinliği, çukurluk biçim ölçümü parametrelerinde anlamlı farka rastlanılmadı. Çukur hacmi, yükseklik değişim konturu, ortalama RSLT kalınlığı, RSLT çapraz kesit alanı parametreleri ise Grup1’de anlamlı ölçüde kötüydü ve glokom lehine değişiklikler gösteriyordu. Sonuç: PES’lu vakalarda HRT ölçümlerinde glokom lehine değişikliklerin başlamış olduğunu saptadık. Bu nedenle PES saptanan olguların daha yakından takip edilmesi gerektiğini, glokom tanısı konulmamış ve normotansif dahi olsalar göz içi basıncını düşürecek medikal ya da cerrahi tedavilerin uygulanmasının önemli bir seçenek olduğunu düşünmekteyiz.