Journals / Türk Psikoloji Yazıları / 2004 / Cilt: 7 - Sayı: 13
Psychotherapy as a Corrective Attachment Relationship: Attachment and Therapeutic Alliance in Psychotherapy Processes
- Journal
- Türk Psikoloji Yazıları
- Pages
- 63–77
- DOI
- —
Abstract
The 80s have witnessed a large body of psyhotherapy research, which has pointed out that the therapeutic alliance might be the best predictor of therapy outcome. Thus, psychotherapy researchers have begun to focus on exploration of the factors which lead to a good therapeutic alliance. Accordingly, a number of researchers have proposed attachment theory as a unifiying framework that ties independent lines of research together (e. g. Mallinckrodt, 2000). The purpose of this paper is to review studies that invstigate the role of attachment styles in alliance development, from both patients' and therapists' points of view. An overall evaluation of the findings reveales that a secure attachment orientation is associated with a good therapeutic alliance. However, some insecure attachment orientations are also associated with a good therapeutic alliance. Furthermore, therapists themselves might exhibit some insecure attachment orientations or maladaptive interpersonal characterises. An important clinical implication of these findings might be that in the 2000's, a good therapist-patient match will receive greater consideration than an accurate therapy technique-problem match. Therefore, attachment theory can be useful in understanding how the alliance is constructed. Thus, examining attachment theory in terms of the psychotherapy relationship seems to be a worthwhile endeavour for further research.
Özet
80'lerde ivme kazanan psikoterapi araştırmaları, yaklaşımlardan bağımsız olarak, terapötik ittifak olgusunun değişimin en iyi yordayıcısı olabileceğine işaret etmiştir. Buradan hareketle, terapist ve hasta arasında iyi bir ittifakın kurulabilmesini etkileyen değişkenlerin neler olduğu, yeni dönem psikoterapi araştırmalarını meşgul eden bir soru haline gelmiştir. Önemli bir gelişme olarak, psikoterapinin bir tür düzeltici bağlanma yaşantısı olarak kavramsallaştınlmasıyla birlikte, bağlanma kuramı terapötik ittifakın oluşumunu anlamada bütünleştirici bir çerçeve olarak önerilmiştir. Bu yazıda, terapist ve hastanın bağlanma yönelimlerinin iyi bir ittifak gelişiminde oynadıkları rolü inceleyen araştırmaların gözden geçirilmesi amaçlanmıştır. Genel olarak değerlendirildiğinde, güvenli bağlanma biçimi ile terapötik ittifak arasında gözlenen pozitif ilişki, araştırmaların ortak noktasını oluşturmaktadır. Bununla birlikte, bazı güvenli olmayan bağlanma biçimleriyle de terapötik ittifak arasında pozitif bir ilişki gözlenmektedir. Ayrıca, terapistlerin de güvenli olmayan bağlanma biçimleri veya olumsuz kişilerarası özellikleri sergileyebildikleri dikkati çekmektedir. Aktarılan bulguların önemli bir klinik doğurgusu, doğru tekniğin doğru soruna uygulanması anlayışının, 2000'li yıllarda yerini doğru terapist ve doğru hasta eşlemesine bırakmasıdır. Bu açıdan, bağlanma kuramının piskoterapi araştırmalarına yeni bir pencere açtığı ve ilerideki araştırmalar için anlamlı bir çalışma alanı olabileceği düşünülmektedir.