Journals / Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Veli Araştırma Dergisi / 2015 / Sayı: 76

ENTERANCE OF TUNCELI/DERSIM TO OTTOMAN DOMINATION AND ATTITUDE OF OTTOMAN EMPIRE TO KIZILBASHS WITHIN THE BORDERS SINCE 16TH CENTURY AND EFFECT OF THIS ON DERSIM

TUNCELİ/DERSİM'İN OSMANLI HÂKİMİYETİNE GİRİŞİ VE OSMANLI'NIN XVI. ASIRDAN İTİBAREN SINIRLARI İÇİNDEKİ KIZILBAŞLARA KARŞI TUTUMU VE BUNUN DERSİM'E ETKİSİ

Pages
79–107
DOI
—

Abstract

This study, in the light of sources, aims to partly investigate and analyse the enterance of Der- sim region into the domination of Ottoman Empire, its position in the Ottoman administra- tive system and the status of Turkmen tribes which were called Kizilbash, since they support Safavids in Anatolia. Dersim entered into the domination of Ottoman Empire with the Battle of Chaldiran. After establishment of State of Diyarbekir, Çemişgezek Sanjak, which today encloses the whole province of Tunceli and certain parts of Erzincan and Malatya, was con- nected to Diyarbekir. Sultan Selim conferred the Sanjak of Çemişgezek to Pir Hussein. After the death of Pir Hussein, the Sanjak was allocated among his sons. It can be learned who Beys of Çemişgezek were, from the archival documents and from Sharafname of Sharafeddin Khan, the Bey of Bitlis. During the reign of Sultan Selim, an incident whose consequences have not been agreed on even today occured. That is related to the number of murdered Kızıl- bas Turkmens. Idris-i Bitlis-i is the only person who gave information about this topic among historians who lived in that period. According to Idris-i Bitlisi, before Sultan Selim attacked Safavids, he had commanded to kill all Turkmens who supported Shah Ismail in Anatolia and were called Kizilbash. In his work, Bitlisi said that more than forty thousand people were killed. However, he did not regard Padishah as responsible for this much of death. According to him, Sultan commanded that the oppressed should not to be touched, and that the scribes should be careful. However, the beadle spilled blood with desire of having more assets and a lot of innocent people were murdered. After this incident some tribes moved to mountained regions including Dersim. By this way Turkmen population in Dersim increased.

Özet

Bu çalışma, Dersim bölgesinin Osmanlı hâkimiyetine girişini, bölgenin Osmanlı idari sistemindeki yerini ve Anadolu’da Safevi yanlısı oldukları için Kızılbaş olarak adlandırılan Türkmen aşiretlerinin durumlarını, kaynaklar ışığında belirli bir ölçüde araştırıp sorgulamayı amaçlamaktadır. Dersim, Çaldıran Savaşı’ndan sonra Osmanlı hâkimiyetine girmiştir. Diyarbekir Eyâleti kurulduktan sonra da, bugünkü Tunceli ilinin tamamını ve Erzincan ile Malatya’nın bir kısmını içine alan Çemişgezek Sancağı buraya bağlanmıştır. Sultan Selim, Çemişgezek Sancağı’nı Pir Hüseyin Bey’e tevcih etmiştir. Onun ölümüyle de sancak oğulları arasında paylaştırılmıştır. Çemişgezek Beyleri’nin kimler olduğu arşiv belgelerinden ve Bitlis Beyi Şerafeddin Han’ın Şerefnâme isimli eserinden öğrenilmektedir. Sultan Selim Dönemi’nde, bugün dahi sonuçları üzerinde uzlaşılamayan bir olay meydana gelmiştir. Bu da, öldürülen Kızılbaş Türkmenleri’nin sayısı ile ilgilidir. Bu konu hakkında, o dönemde yaşamış tarihçiler arasında, bilgi veren tek kişi ise İdris-i Bitlisi’dir. İdris-i Bitlisi’ye göre, Sultan Selim, Safeviler üzerine yürümeden önce, Anadolu’da Şah İsmail’e meyleden ve Kızılbaş olarak adlandırılan Türkmenlerin yediden yetmişe öldürülmesini emretmiştir. Yapıtında kırk binden fazla kişinin öldürülmüş olduğunu söyleyen İdris-i Bitlisi, bu kadar çok kişinin ölümünden padişahı sorumlu tutmamaktadır. Ona göre padişah, mazluma dokunulmamasını, yazıcılara ise dikkatli olmalarını buyurmuştur. Ancak mübaşir mala tamah ederek kan dökmüş ve yaşla kuru birbirine karışmıştır. Bu olay sonrasında bazı aşiretler, içinde Dersim’in de olduğu dağlık bölgelere çekilmiş ve böylece Dersim’deki Türkmen nüfusu da artmıştır.