Journals / Bakırköy Tıp Dergisi / 2018 / Cilt: 14 - Sayı: 2

The evaluation of childhood traumatic experiences in a low-income district

Düşük Gelir Düzeyine Sahip Bir Bölgede Çocukluk Çağı Örselenme Yaşantılarının Değerlendirilmesi

Pages
198–203
DOI
—

Abstract

Objective: This study was organized to determine the childhood traumatic experiences and affecting sociodemographic factors, in adolescents in a low-incomedistrict, in Ankara. Methods: The healthy 1007 adolescents, ages between 14-18 years who attended to pediatrics outpatient clinics between April 2013-July 2014 were included in the study. The abuse experiences in children and adolescents younger than 18 years were determined by using ‘Childhood Trauma Questionnaire’ which has a high validity and reliability. Besides, ‘Personal Information Form’ was used to collect data about sociodemographic characteristics. Adolescents were asked to answer honestly and intimately and were promised to keep their answers’ confidential. High scores obtained from the scales were considered unfavorable. Results: Median age of the study group was 16 years (14-18), 62.3% were girls, all had low income level. Adolescents living in large families and with their fathers alive had high CTQ scores (p<0.05), however, those with love and peace in their family had low CTQ scores (p<0.05). Conclusion: The scores obtained from the CTQ, which was used for predicting traumatic experiences, were higher in the adolescents in our district compared to other studies conducted in our country. Especially those adolescents with their fathers alive and those living in large families were determined to have a higher risk in terms of abuse. For this reason, we think that the education of the residents of the low-income district, their fathers and the elders of the family are very important in reducing the abuse of children. We think that the widespread and strong education of families living in districts with similar characteristics in our district and setting a good social support system will protect children from being abused and its long term effects. This is the first study conducted in adolescents in our country that examines childhood traumatic experiences by using CTQ.

Özet

Amaç: Bu çalışma, Ankara’da düşük gelir düzeyine sahip ergenlerin çocukluk çağı örselenme yaşantılarını ve bunu etkileyen sosyodemografik özellikleri saptamak amacı ile düzenlendi.Yöntem: Bu araştırmada, Nisan 2013-Temmuz 2014 tarihleri arasında çocuk polikliniklerimize başvuran, herhangibir sağlık sorunu olmayan, 14-18 yaş arası 1007 ergen araştırmaya alındı. Çocuk ve ergenlerin istismarını saptamak amacıyla 18 yaşından önceki örselenme yaşantılarını taramaya yönelik geçerlik ve güvenirliği yüksek olan ‘Çocukluk Örselenme Yaşantıları Ölçeği’ (ÇÖYÖ) kullanıldı. Ayrıca, çalışmada sosyodemografik nitelikler hakkında veri toplamak için ‘Kişisel Bilgi Formu’ kullanıldı. Uygulama sırasında, ergenlere içten ve samimi bir şekilde cevaplamaları ve verdikleri cevapların gizli kalacağı belirtildi. Ölçekten alınan puanların yüksek olması olumsuz olarak nitelendirildi.Bulgular: Çalışma grubunun yaş ortancası 16 yıl (14-18), %62.3’ü kız ve tamamının gelir düzeyi düşüktü. Geniş ailede yaşayanlar ve babası sağ olanlarda ÇÖYÖ puanları yüksek iken (p<0.05), ailesinde sevgi ve huzur ortamı olanlarda düşük saptandı (p<0.05).Sonuç: Örselenme yaşantılarını öngörmede kullanılan ÇÖYÖ’den alınan puanlar, ülkemizde yapılan diğer çalışmalara göre, bölgemizdeki ergenlerde daha yüksek saptandı. Özellikle babaları hayatta olan ve geniş ailede yaşayan çocukların örselenme yönünden riskli oldukları görüldü. Bu nedenle gelir düzeyi düşük olan bölgede yaşayanların, babaların ve aile büyüklerinin eğitiminin çocukların örselenmesini azaltmada çok önemli olacağını düşünmekteyiz. Bölgemizdeki ve diğer benzer özellikleri taşıyan bölgelerde yaşayan ailelerin yaygın ve güçlü eğitiminin, iyi bir sosyal destek sisteminin olmasının, çocukları örselenmekten ve bunun uzun dönem etkilerinden koruyacağını düşünmekteyiz. Çalışmamız, ülkemizde ergenlerde ÇÖYÖ kullanılarak örselenme yaşantılarının değerlendirildiği ilk çalışmadır.