Journals / BELLETEN / 2018 / Cilt: 82 - Sayı: 293

An Interesting Project of Saçaklızade Aiming at “Improvement” Religious Life of Ottoman Public in Reform Age: “Invitation and Forcing to Knowledge and Action

Islâhat Çağında Osmanlı Halkının Dinî Hayatını “Islâh”a Yönelik Saçaklızâde’nin İlginç Bir Önerisi: “ ʻİlim ve ʻAmele Da’vet ve İcbâr”

Journal
BELLETEN
Pages
211–240
DOI
—

Abstract

In this study, ideas in two treatises titled Mektûb ilâ ulemâi’l-bilâd and Nasîhatü’l-ulemâ of Saçaklızade Muhammed el-Mar‘aşî (death 1732), a scholar from rural areas lived in 17th and 18th centuries, are examined. Saçaklızâde mentions striking claims that religion was pushed back in Ottoman society and that scholars and rulers did not put suffi cient eff ort in “inviting” and “enforcing” public to religious aff airs. In addition, he asserts that it was required to revive sharia (ihyâ), renew religion (tecdîd) and improve religious aff airs of Muslim public (ıslâh) in that age as a more striking matter. No doubt that these ideas are very important in terms of both scientifi c mindset of Saçaklızâde, as a scholar, and religious-social history of Ottomans and deserve an analysis.

Özet

Bu çalışmada 17. ve 18. yüzyıllarda yaşamış bir Osmanlı taşra âlimi olan Saçaklızâde Muhammed el-Mar‘aşî (ö.1732)’nin Mektûb ilâ ulemâi’l-bilâd ve Nasîhatü’l-ulemâ başlıklı iki risâlesindeki fi kirleri incelenmektedir. Saçaklızâde bu risâlelerinde yaşadığı dönemde Osmanlı toplumunda dinin geri plana itildiği, ulemâ ve ümerânın halkı din işlerine “da‘vet” ve “icbâr” etme konusunda yeterince gayret göstermedikleri gibi dikkat çekici iddialar dile getirmektedir. Ayrıca o, bu risâlelerinde daha dikkat çekici bir husus olarak o dönemde ulemânın şeri‘atı canlandırma (ihyâ), dini yenileme (tecdîd) ve müslüman halkın din işlerini düzeltme (ıslâh) lüzumunun doğduğunu öne sürmektedir. Şüphesiz ki bu fi kirler gerek bir âlim olarak onun ilmî zihniyeti, gerekse Osmanlı dinî-sosyal tarihi bağlamında çok önemli veri niteliğinde olup tahlil edilmeyi fazlasıyla hak etmektedir.