Journals / IIB International Refereed Academic Social Sciences Journal / 2014 / Cilt: 5 - Sayı: 15

KÜRESEL İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ İLE MÜCADELEDE YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARININ ROLÜ: TÜRKİYE İÇİN BİR DEĞERLENDİRME

THE ROLE OF RENEWABLE ENERGY RESOURCES IN FIGHTING AGAINST GLOBAL CLIMATE CHANGE: AN ASSESSMENT FOR TURKEY

Pages
265–276
DOI
—

Abstract

Efforts for implementing energy and environmental policies with coordination are going on in Turkey where the main objective of environmental policy is the protection and improvement of environment together with sustainable development. In this sense, development of renewable energy resources and getting maximum benefit from these resources are foreseen. In this study, the role of renewable energy resources in fighting against the global climate change which is the leading environmental problems posing threat for the world is discussed and some assessments are made for Turkey.

Özet

Çevre sorunlarının başında gelen küresel ısınma ve iklim değişikliği, sürdürülebilir kalkınmanın da önemli bir konusunu oluşturmaktadır. Sadece çevresel değil, ulusal güvenlik ve sosyo-ekonomik sonuçları da olabilecek bu çok boyutlu küresel sorun, uluslararası işbirliğini gerekli kılmaktadır. Bu durum, iklim değişikliğinin sebebi olan sera gazı emisyonlarının kontrolü ve azaltılması kapsamında, yenilenebilir enerjiye yönelik strateji ve politikaları öne çıkarmaktadır. Türkiye, iklim değişikliği ile mücadelede onayladığı Ulusal İklim Değişikliği Strateji Belgesi ile ulusal vizyonunu; iklim değişikliği politikalarını kalkınma politikalarıyla bütünleştiren, enerji verimliliğini yaygınlaştıran, temiz ve yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını arttıran, özel şartları kapsamında iklim değişikliği ile mücadeleye aktif olarak katılan, vatandaşlarına yüksek yaşam kalitesiyle refahı düşük karbon yoğunluğu ile sunabilen bir ülke olmak şeklinde belirlemiştir. Günümüzde, çevreye saygılı yenilenebilir enerji kaynaklarının geliştirilmesinin yanında, kullanımı çok daha yaygın olan fosil yakıtların daha temiz yakılmasını sağlayacak teknolojilerin geliştirilmesine de çalışılmaktadır. Türkiye’nin enerji arz güvenliğini esas alan temel strateji ve politikaları ise şu şekilde özetlenebilir: Yerli kaynaklara öncelik vermek yoluyla kaynak çeşitliliğini sağlamak, enerji verimliliğini artırmak, yenilenebilir enerji kaynaklarının enerji arzı içindeki payını arttırmak, serbest piyasa koşullarına tam işlerlik kazandırmak ve yatırım ortamının iyileşmesini sağlamak, petrol ve doğal gaz alanlarında kaynak çeşitliliğini sağlamak ve ithalattan kaynaklanan riskleri azaltacak önlemleri almak, enerji ve tabii kaynaklar alanlarındaki faaliyetlerin çevreye duyarlı halde yürütülmesini sağlamak, sahip olunan jeopolitik konumun etkin şekilde kullanılmasıyla, ülkemizi enerji koridoru haline getirmek, maliyet, zaman ve miktar yönlerinden enerjiyi tüketiciler için erişebilir kılmak, endüstriyel hammadde, metal ve metal dışı madenlerin üretimlerini arttırarak, yurt içinde katma değer meydana getirmek, ülkenin sahip olduğu doğal kaynakları ülke ekonomisine kazandırmak. Enerji politikasının temel amacı, iktisadi kalkınmanın ve sosyal gelişmenin gereksinim duyduğu enerjinin rekabetçi bir serbest piyasa ortamında sürekli, kaliteli, güvenli ve mümkün olan en düşük maliyetle temini olan Türkiye’nin, enerji sektöründe politika öncelikleri arasında özellikle (Tablo 3); enerji arz güvenliğini artırmak amacıyla izleme ve değerlendirme yapılarak, yerli ve yenilenebilir kaynaklardan daha çok yararlanılmasının sağlanması yer almış ve bu kapsamda, yenilenebilir enerji kaynakları ile ilgili olarak pompajlı Hidro Elektrik Santral (HES) potansiyelinin belirlenmesi, rüzgâr izleme ve tahmin merkezinin kurulması, güneş enerjisi santrali için izleme ve denetim sisteminin geliştirilmesi benimsenmiştir. Türkiye’nin çevreyi korumada politika öncelikleri arasında ise, çevre mevzuatının uygulanmasına yönelik yönetim, denetim ve uygulama kapasitesinin geliştirilmesi; iklim değişikliği ile mücadele çalışmalarının Ulusal İklim Değişikliği Stratejisi çerçevesinde yürütülmesi; başta biyolojik çeşitlilik olmak üzere doğal kaynakların korunması, geliştirilmesi ve ekonomik anlamda değer kazanmasına yönelik çalışmaların yapılarak sürdürülebilir kullanımının sağlanması; su kaynaklarının etkin bir şekilde yönetimi amacıyla idari, yasal ve finansal düzenlemelerin gerçekleştirilmesi; katı atık yönetiminde kaynakta ayrıştırma, toplama, taşıma, geri kazanım ve bertaraf safhalarının teknik ve mali yönden bir bütün olarak değerlendirilmesi yer almıştır. Ulusal İklim Değişikliği Stratejisi çerçevesinde yürütülecek olan iklim değişikliği ile mücadele çalışmaları kapsamında; iklim değişikliği ile mücadele ve uyuma yönelik başta enerji verimliliği, yenilenebilir enerji, çevre dostu ulaşım yöntemleri, ormancılık ve mera koruma projelerinin yürütüleceği, kuraklıkla mücadele edileceği öngörülmüştür. Bu kapsamda, iklim değişikliğinin bölgesel ve sektörel etkileri ile teknoloji ihtiyacının tespitine ve uyum konusunda farkındalığın geliştirilmesine ilişkin çalışmalara; tarım, enerji, ulaştırma, ormancılık, sanayi, atık sektörlerinde projelerle emisyon sınırlandırma ve uyum alanlarında projelere devam edileceği açıklanmıştır. Ayrıca, uzun vadede enerji sektöründe 2020 yılına kadar referans senaryoya göre yüzde 7 karbondioksit emisyon sınırlaması potansiyeli ve 2023 yılına kadar da yenilenebilir enerjinin toplam elektrik enerjisi üretimindeki payının yüzde 30’a çıkartılması hedeflenmiştir. Mevcut teknoloji ve kalkınma düzeyini dikkate alarak temiz üretime yönelik Ar-Ge ve inovasyon kapasitesini geliştirmeyi, bu alanda rekabet ve üretimin arttırılmasını sağlayacak ulusal ve uluslararası finansman kaynaklarını ve teşvik mekanizmalarını oluşturmayı hedefleyen Türkiye; iklim değişikliği ile mücadelede kısa dönemde mevcut finansman kaynaklarının gözden geçirilerek, öncelikler çerçevesinde etkin kullanımının sağlanmasını; uzun vadede ise yenilikçi, sürdürülebilir ilave finansman kaynaklarının oluşturulmasını öngörmüştür. Enerji, çevre koruma ve finansmana ilişkin politika ve öncelikler, Türkiye’nin iklim değişikliği ile mücadele çalışmalarının başarısı için, özellikle rasyonel bir çevre finansman politikasının geliştirilerek finansman sorunlarının çözümlenmesini ve tüm süreçlerde çevreyle ilgili yatırımların gerçekleştirilmesini açıkça ortaya koymaktadır. Sonuç: Başta fosil yakıt kullanımı olmak üzere, sanayileşme, enerji üretimi, ormanların yok olması ve diğer insan aktiviteleri sonucunda ortaya çıkan “küresel ısınma ve iklim değişikliği”, dünyayı tehdit eden çevre sorunlarının başında gelmektedir. Ekonomik, ekolojik ve sosyolojik problemleri de beraberinde getirecek olan bu sorunun nihai çözümünde rüzgar, güneş, hidroelektrik başta olmak üzere yenilenebilir enerji kaynakları önemli rol oynayacaktır. Türkiye’de gelecekte geleneksel enerjiye bir alternatif olarak yenilenebilir enerji