Journals / İslam Medeniyeti Araştırmaları Dergisi / 2017 / Cilt: 2 - Sayı: 3

Analyzing the Spatial and Facade Quality of the Madrasas of Anatolian Seljuks: The Case of Sivas City Madrasas

ANADOLU SELÇUKLU MEDRESELERİNİN CEPHESEL VE MEKÂNSAL KALİTE ANALİZİ: SİVAS KENTİ ÖRNEĞİ

Pages
295–328
DOI
—

Abstract

After the Turks took over the Anatolian, produced many works reflecting their cultural and artistic experiences. Amoung these works Madrasas, which have cultural and educational benefits, affected the future generations. More than one madrasa were built in each Anatolian city, which indicates the high culture level of the cities. The madrasas emerged during the Great Seljuks era and spread during the Anatolian Seljuks era. Madrasas mastered in certain fields and provided religious, scientific, medicinal and astronomical education. Statesmen and wealthy people financed the scientific development and construction of madrasas. A foundation-related tradition was generated and madrasas were administratively operated, which is a remarkable feature of Anatolian Seljuk’s madrasas.Madrasas of the Anatolian Seljuks can be regarded as the follow-up of the Seljuk’s architecture but they also have new aspects. The climate, culture, social features and economy of the region affected the architecture.This study examined Gök Madrasa, Burūciye Madrasa and İzzeddin Keykāvus Hospital (Şifāiye Madrasa), constructed in Sivas during the Anatolian Seljuks era, using the pre-determined method by the internal and external transformation criteria. These madrasas were compared determining the originality and conservation values. A, B and C groups were generated considering the results of the external and internal analyses of these madrasas. The madrasas with the best and worst originality were in group A and C, respectively.

Özet

Türkler, Anadolu’yu ele geçirdikten sonra kültürel ve sanatsal birikimlerini yansıtan çok sayıda eserler vermiştir. Bu eserler arasında kültürel hayata ve eğitim hayatına kazandırdıkları medreseler gelecek kuşakları da etkilemiştir. Anadolu’nun her kentinde bir veya birden fazla medresenin bulunuşu şehirlerin kültür seviyesinin ne kadar yüksek olduğunun göstergesidir. Büyük Selçuklu döneminde ortaya çıkan medreseler, Anadolu Selçuklu döneminde yayılmıştır. Medreseler belli konularda ihtisaslaşarak din, deneysel bilimler, tıp veya astronomi üzerine eğitim vermiştir. Devlet adamları ile özel varlıklı kişiler bilimin gelişmesini ve medreselerin yapılmasını desteklemiştir. Anadolu Selçuklu dönemi medreselerinin öne çıkan bir diğer özelliği ise, vakıf geleneği oluşturularak medreselerin idari açıdan özerk olarak işletilmesidir. Anadolu Selçuklu medreseleri mimari açıdan Selçuklu mimarisinin devamı niteliğindedir, ancak kendine has birtakım yenilikler de içermektedir. Bölgenin iklimi, kültürü, sosyal özellikleri ve ekonomisi de medreselerin mimari özelliklerini etkilemiştir. Bu çalışmada Sivas kentinde Anadolu Selçuklu döneminde yapılmış olan Gökmedrese, Burûciye Medresesi ve İzzeddin Keykâvus Dârüşşifâsı (Şifâiye Medresesi) belirlenen yöntem ile iç ve dış değişim kriterlerine göre incelenmiştir. Seçilen medreselerin özgünlük ve koruma değerleri saptanarak kıyası yapılmıştır. Değerlendirme sonuçlarına göre seçilen üç medresenin dış ve iç analizlerinde elde edilen verilere göre A, B ve C grupları oluşturulmuştur. Analiz sonucunda özgünlüğünü en çok koruyan ve mimari değerleri fazla olan medreseler A grubunda yer almıştır. Özgünlüğünü en az koruyan ve mimari değerleri az olan medreseler ise, C grubunda yer almaktadır.

Keywords: Anadolu Selçuklu Medreseleri, Medrese, Mekânsal Kalite, Analiz, Sivas