Journals / Süleyman Demirel Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi / 2020 / Cilt: 10 - Sayı: 2
Moral And Political Grounds Of Armed Humanitarian Intervention
- Pages
- 103–118
- DOI
- —
Abstract
The argument that engaging military in another country to save citizens would not violate international law is not new to international community.1 This idea was entertained in the works of classical authors such as Grotius2, Vattel3, Pufendorf4, Suarez5 or de Vitoria6, and it was repeatedly used by States7, by most occasions since the mid- 19th century. Over time as well as depending on the context, different names have been used to designate this practice erected in doctrine: intervention of humanity, humanitarian intervention, right or duty to interference, and was for a short time, responsibility to protect (R2P). Following the United Nations Charter, the argument turned out to be unsupportable, but it subsists with the notions of "intervention of humanity" or “Humanitarian intervention”. The history of the interventions itself bears witness that human rights are always instrumentalized. It is therefore important to analyse its causes justified on moral and political grounds.
Özet
Uluslararası ilişkiler alanında insan doğasının tüm kararsızlığını tek başına yansıtan bir eylem varsa, o da insanlık adına şiddet kullanmaktan ibarettir. Sivilleri kurtarmak için başka bir ülkede askeri görevlendirmenin uluslararası hukuku ihlal etmeyeceği argümanı uluslararası toplum için yeni değildir. Bu fikir, Grotius, Vattel, Pufendorf, Suarez veya de Vitoria gibi klasik yazarların eserlerinde ve on dokuzuncu yüzyılın ortalarından bu yana States tarafından birçok olayda defalarca tartışıldı. Zamana ve bağlama bağlı olarak doktrinde inşa edilen bu uygulamayı aşağı yukarı doğru bir şekilde tanımlamak için farklı isimler kullanıldı. 19 yy da insanlığın müdahalesi İngilizce konuşma geleneğinde insani müdahale ve Fransızca konuşma geleneğinde müdahale hakkı ve görevi ve kısa bir süre için koruma sorumluluğu(R2P) olarak geçti. BM şartının kabul edilmesi ve bunun hemen ardından güç kullanımı yasağının tesisinden sonra, bu argümanın desteklenmesi güçleşmiştir. Fakat bu argüman yabancı uyrukların güvenliği için sürekli takibi, kontrolü gözardı etmeden mevcudiyetini korumaya devam etmektedir.