Journals / Turkish Studies (Elektronik) / 2014 / Cilt: 9 - Sayı: 9
OBJECTIVITY PROBLEM OF WEST ORIGINATED CATEGORICAL LITERARY ARGUMENTS AND ON THEIR EQUIVALENTS IN SOME TEXT GENRES
- Journal
- Turkish Studies (Elektronik)
- Pages
- 915–922
- DOI
- —
Abstract
The field of culture constitutes an important phase of orientalism and imperialism. All the analysis about Eastern culture of Eadward Said having done some works on orientalism and culture can be said to take us to two basic fountain: Michel Foucault’s knowledge-potency analysis and the concept of hegemony of Antonio Gramsci. Associating “The Third World” with orientalism, Edward Said identifies the orientalism as relation of knowledge-potency. According to Said, from the point of knowledge-potency relationship West has created an imaginary East in favor of describing itself, justifying its imperialist purposes and maintining this purpose. With a “we and the others” alienation policy, West by accepting itself as the center has tried to make this alienation clear with a hundreds year of orientalism works and has loaded bad images on the created East perception through knowledge management. This article includes an evaluation about literary arguments such as “The Third World Literature” and “National Allegory” developed by some orientalist culture people having a Westcentered working style. In this context, through political extent of some basic western literary texts and West-centered literature awards it examines the objectivity level of literature perception of Western civilization in which these arguments are developed. In this sense the article discusses what these arguments are developed for and whether they have equivalents in Turkish novel or not. The purpose of this paper is not to make generalizations about the entire “The Third World” but just to make an observation about accuracy of point views including Turkish literature into The Third Word Literature directly or indirectly
Özet
Kültür alanı şarkiyatçılık ve emperyalizmin önemli bir boyutunu oluşturur. Şarkiyatçılık ve kültür üzerine çalışmalar yapmış olan Edward Said'in Doğu toplumlarına ilişkin yaptığı tüm çözümlemelerin bizi iki temel kaynağa götürdüğü söylenebilir: Michel Foucault'nun bilgi-iktidar çözümlemeleri ve Antonio Gramsci'nin hegemonya kavramı. "Üçüncü Dünya"yı şarkiyatçılıkla ilişkilendiren Edward Said, şarkiyatçılığı bilgi-iktidar ilişkisi olarak tanımlar. Said'e göre Batı, bilgiiktidar ilişkisinden hareketle, kendini tanımlamak, sömürgeci niyetlerini haklı göstermek ve bu amacını gerçekleştirmek adına muhayyel bir Doğu üretmiştir. "Biz ve diğerleri" şeklinde bir ötekileştirme politikasından yola çıkan Batı, kendini merkez kabul ederek yüzyıllardır yaptığı şarkiyatçılık çalışmalarıyla bu ayrımı belirginleştirmeye çalışmış ve bilgi yönetimiyle üretilmiş Doğu algısına menfi imajlar yüklemiştir. Bu çalışma, Batı merkezli çalışan bazı şarkiyatçı kültür insanlarının ürettiği "Üçüncü Dünya Edebiyatı" ve "Ulusal Alegori" gibi yazınsal argümanlara yönelik bir değerlendirmeyi içermektedir. Bu bağlamda söz konusu argümanların üretildiği Batı medeniyetinin edebiyat algısının nesnellik düzeyini, Batılı bazı temel yazınsal metinlerin ve Batı merkezli edebiyat ödüllerinin politik boyutu üzerinden eleştirel olarak irdelemektedir. Bu bağlamda makale, yukarıda adı geçen argümanların ne amaçla üretildiğini, bunların Türk romanında bir karşılığı olup olmadığını tartışmaktadır. Bu yazının amacı Üçüncü Dünyanın tamamına ilişkin genellemeler yapmak değil, sadece Türk edebiyatını dolaylı ya da doğrudan "Üçüncü Dünya Edebiyatı"na dâhil eden bakış açılarının doğruluğuna ilişkin bir tespit yapmaktır