Journals / İDEALKENT / 2019 / Cilt: 10 - Sayı: 26

Gazing at Altındağ from the Perspective of Ad-vanced Marginality: Is the Space of Crime the Crime of Space?

İleri Marjinalite Perspektifinden Altındağ’a Bakış: Suçun Mekânı, Mekânın Suçu mu?

Journal
İDEALKENT
Pages
176–214
DOI
—

Abstract

The literature of Turkish social sciences sets up the relationship between space and criminality in a quite sociologically pozitivist manner, relying on causality and reductionism. This article thus aims to deconstruct this relationship by a multidimensional perspective including socio-economic and cultural ones but also without excluding the role of psychosocial processes. By the case of Ankara’s district Altındağ, this paper suggests Loïc Wacquant’s dispositional theory of action and sociology of advanced marginality in order to understand the formative conditions of criminal agency. With the impact of neoliberal global capitalism, while desocialised wage labour, functional disconnection from macroeconomic trends, territorial stigmatisation, spatial alienation, loss of hinterland and socio-symbolic fragmentation have all aggravated poverty and deprivation in the Altındağ slums, they have also driven informal and criminal sectors as a single alternative for the deprived population. In these conditions, the subject’s encounters with criminal social types is of significance in advanced marginalised slums/ghettoised neighbourhoods; the psychosocial interaction between the stigmatised neighbourhood’s youths and criminals renders possible the acquisition of the criminal subculture’s peculiar bodily and mental dispositions. In short, we should have multidimensional lenses to understand and explain criminal subjectivities intensified within slum areas.

Özet

Türkiye sosyal bilimler yazınında mekân ve suçluluk arasındaki ilişki, sosyolojik pozitivist temelde, nedenselliğe dayalı ve indirgemeci bir tarzda kurulmaktadır. Bu yazının amacı mekân ve suçluluk arasındaki ilişkiyi psikososyal süreçleri de dışlamaksızın sosyal, ekonomik ve kültürel olmak üzere çok boyutlu bir tarzda inşa etmektir. Ankara’nın Altındağ ilçesi örneğinde, Loïc Wacquant’ın eğilimsel eylem teorisi ve ileri marjinalite sosyolojisinin argümanları suçlu failliğin/aktörlüğün oluşum koşullarını anlamak için ileri sürülmektedir. Neoliberal küresel kapitalizmin etkisiyle, çöküntü mekanlarında ücretli emeğin sosyal vasfının yitimi, makroekonomik bölgesel süreçlerden kopuş, bölgenin kamusal/sosyal damgalanması, mekâna yabancılaşma, hinterland kaybı ve sosyo-sembolik parçalanma gibi unsurlar yoksulluk ve yoksunluğu derinleştirirken enformel ve kriminal sektörleri tek alternatif olarak öne çıkarmaktadır. Öte yandan, ileri marjinalleşmeyle çöküntüleşen ve gettolaşan semtlerde suçlu sosyal tiplerin mevcudiyeti önemlidir; damgalı mahallerin gençleri ile suçlu figürler arasındaki psikososyal etkileşim ve karşılaşmalar, suçlu alt kültürünün kendine özgü bedensel ve zihinsel eğilimler kümesinin edinim ve aktarımını mümkün kılan önemli momentlerdir. Kısaca, çöküntüleşmiş mekanlardaki yoğunlaşmış suçluluk hallerini anlama ve açıklamaya çalışırken lenslerimiz çok boyutlu olmak durumundadır.

Keywords: Suçluluk, Altındağ, eğilimsel eylem teorisi, mekân, ileri marjinalleşme sosyolojisi