Journals / Milli Folklor Dergisi / 2019 / Cilt: 16 - Sayı: 124
Folk Culture Changes and A Field Research
- Journal
- Milli Folklor Dergisi
- Pages
- 62–74
- DOI
- —
Abstract
In this study, a general definition of folk culture changes is made and its scope is emphasized. The study is based on theory and practice. The theory is based on the work called Kültür Değişmeleri prepared by Mümtaz Turhan in 1951 and his other related works. However, Turhan's work focuses mainly on cultural changes and sometimes on social changes. In addition, these issues are discussed in terms of social psychology in his works. Therefore, Turhan's works are only the first point of departure for examine the folk culture changes. The application side of search is the field work conducted within the frame work of a TUBITAK project between the years 2015 and 2017 in the villages near the provincial center of Erzurum. The term folk was until recently described as follows: people in downstream, a lot of people in the general population, a mean and rude group of people a group of people contrasting with the elite of the same society. After the definition of "folk" made by Alan Dundes, the assumptions on this subject have changed. According to Dundes, the term of folk refers at least any groupof people who share a common factor. It does not matter what the linking factor is - it could be a common occupation, language, or religion- but what is important is that a group formed for what ever reason will have some traditions which it call sits own. Thus, the culture of any group of people who have at least one common factor, some traditions of which they accept that it belongs to him, is the culture of the people. And also, changes in folk culture should be considered by this way. The data obtained from the field survey conducted in five villages near the provincial center of Erzurum are as follows: it is seen that the values accepted as custom do not change. In contrast, some customs and manners have changed. In particular, it has been determined that oral folk culture products belonging to previous periods have been lost or decreased. The ceremonial practices continued to be exaggerated due to the opportunities brought by material well-being despite the gradually weakening of folk beliefs.
Özet
Bu araştırmada halk kültürü değişmelerinin genel bir tanımı yapılarak kapsamı üzerinde durulmaktadır. Araştırma, teori ve uygulama olmak üzere iki temel üzerine oturtulmuştur. Teorik temeli Mümtaz Turhan’ın 1951 yılında hazırladığı Kültür Değişmeleri adlı eseri ile aynı bilim adamının konuyla ilgili diğer çalışmalar oluşturmaktadır. Ancak Turhan’ın çalışmaları genel anlamda kültür değişmeleri, yer yer sosyal değişmeler üzerinde yoğunlaştığı ve bu konular sosyal psikoloji açısından ele alındığı için halk kültürü değişmeleri araştırması açısından sadece hareket noktası olmuştur. Araştırmanın uygulama ayağını ise 2015-2017 yılları arasında Erzurum il merkezinin yakınındaki köylerde yapılan ve bir TÜBİTAK projesi çerçevesinde gerçekleştirilen alan araştırması oluşturmaktadır. “Halk”, yakın zamanlara kadar dünyada ve Türkiye’de aşağı tabakayı oluşturan, genel nüfus içinde bir sürü, bayağı ve kaba bir grup ve aynı toplumun seçkin tabakası ile tezat teşkil eden bir insan grubu olarak düşünülmüştür. Alan Dundes’in yaptığı “halk” tanımından sonra bu konudaki kabuller değişmiştir. Dundes’e göre “halk terimi en azından ortak bir faktörü paylaşan herhangi bir insan grubunu ifade eder. Bu grubu birbirine bağlayan faktörün –ortak bir meslek, dil veya din olabilir- ne olduğu önemli değildir. Bundan daha önemli olan ise herhangi bir sebebe bağlı olarak oluşan grubun kendisine ait olduğunu kabul ettiği bazı geleneklere sahip olmasıdır.” O hâlde en azından ortak bir ortak faktörü paylaşan, kendisine ait olduğunu kabul ettiği bazı geleneklere sahip herhangi bir insan grubunun kültürü, halk kültürüdür. Halk kültürü değişmelerini de bu çerçevede düşünmek gerekir. Erzurum il merkezinin yakınındaki beş köyde yapılan alan araştırmasında elde edilen veriler ile yaklaşık yarım asır öncesinin halk kültürü unsurları ve uygulamaları karşılaştırıldığında bu süreçte örf (töre) olarak kabul edilen değerlerin değişmediği, bazı âdetlerin ve adabımuaşeret kapsamında değerlendirilebilecek toplumsal normların temel işlevlerini korumakla birlikte biçimsel değişikliğe uğradıkları, özellikle önceki dönemlere ait sözlü halk kültürü ürünlerinin kaybolduğu veya azaldığı tespit edilmiştir. Halk inanışlarının giderek zayıflamasına karşılık maddi refahın getirdiği imkânlara bağlı olarak törensel uygulamalar abartılı bir şekilde yaşatılmaya devam etmiştir.