Journals / Mesned İlahiyat Araştırmaları Dergisi / 2017 / Cilt: 8 - Sayı: 2

İmâm-ı A’zam Ebû Hanîfe’nin Marifetullah Nazariyesi

Pages
179–198
DOI
—

Özet

İmam-ı A’zam Ebû Hanife, İslâm düşüncesinde özellikle de kelam ve fıkıh ilminin şekillenmesindeöncülük etmiştir. Bu açıdan İslâm ilim geleneğinde ciddi anlamda iz bırakmış bir şahsiyetin,insanoğlunun inanç âleminin en önemli problemi olan marifetullah konusuna yaklaşımı, önem arzetmektedir. Bu çalışmada Allah’ı bilmek aklî mi yoksa şer’î mi bir sorumluluktur? Kendisine ilahîmesajın ulaşmayıp Allah’ı bilmeyenin ahiretteki durumu nedir? Marifetullah konusunda taklidin yerinedir? Gibi bir takım sorular karşısında Ebû Hanife’nin yaklaşımı tespit edilmeye çalışılmıştır.Onun, marifetullahı aklî bir sorumluluk olarak kabul ettiği kanısına varılmıştır. Diğer bir ifade ileonun, aklın yaratılışta Allah’ı bilecek potansiyelde yaratıldığını, dolayısıyla kendisine ilahî mesajulaşmayanların, âlemdeki kevnî ayetler üzerinde akıl yürütmek suretiyle icmalî olarak Allah’ı bilmesigerektiğini ileri sürdüğü görülmüştür. Bu düşüncesinin doğal yansıması olarak onun, nazar veistidlal ile marifetullaha ulaşmanın gerektiği, dolayısıyla bu hususta taklidin câiz olamayacağı kanaatinevardığı müşahede edilmiştir. Bu düşüncenin diğer bir yansıması olarak onun, Allah’ı bilmedenveya tanımadan ölenlerin, ahirette ebedî azaba müstehak olacağı kanısında olduğu anlaşılmıştır.Bununla beraber İmam Azam’ın, sadece söylemde kalan Allah düşüncesinin yeterli olmayacağını,doğru bir ilah tasavvuruna bina edilen marifetullah anlayışının te’sis edilmesinin gerekliliğini vurguladığıgörülmüştür. Böylece o, Yahudilerin, Hristiyanların, müşriklerin ve diğer batıl inanç mensuplarınıntanrı tasavvurlarının ve buna bina edilen tanrı bilgisinin hak ve doğru olmadığını ortayakoymuştur.

Keywords: Ebû Hanife, marifetullah, akıl, nazar, istidlal