Journals / İDEALKENT / 2019 / Cilt: 10 - Sayı: 26
Conceptual Recalibration of the Debates on Urban Poverty: Wacquant and Advanced Marginality
- Journal
- İDEALKENT
- Pages
- 28–59
- DOI
- —
Abstract
Following the de-industrialization process in advanced countries, the existence of populations which were largely excluded from employment opportunities had become more and more apparent by 1980ies. Urbanization literature tried to understand the ongoing process by using the instruments of American sociology which had an advanced tradition of research on extensive neighborhoods of poverty in the so-called inner city. Discussions on the transformation of urban poverty in European cities had been largely filled with American-originated concepts like ghetto and underclass during the periods when Loic Wacquant started his research on urban poverty. Wacquant offered a comparative perspective and repudiated the arguments which were based on the assumption of the Americanization of European cities. In addition, he argued that conceptualization of urban poverty in American sociology mostly serves for the stigmatization of black ghetto residents. Wacquant’s main contribution is his studies on the black ghetto. Standing against the tendency of the American sociological tradition to strip off the political implications of poverty and presenting it as a technical problem of service provision, Wacquant offers a perspective which focuses on the direct involvement of the state in segregation. According to Wacquant, the state in the US tried to deal with poverty by increasing the concentration of black population who have little or no employment opportunity in the restructured economy in ghettos on the one hand, and extending and tightening the instruments of control and punishment on the other. In this study, Wacquant’s general evaluations on the literature on urbanization and his critique of American sociology’s approach to the ghetto phenomenon will be introduced and his own formulation on this issue will be critically evaluated.
Özet
Gelişmiş ülkelerdeki endüstrisizleşme sürecini takiben metropollerde istihdam imkanına büyük oranda sahip olmayan geniş kitlelerin varlığı 1980’li yıllarla birlikte gözle görünür hale geldi. Kentleşme yazını bu durumu, kent merkezlerinde sıkışmış geniş yoksul mahalleler konusunda gelişmiş bir araştırma geleneğine sahip olan Amerikan sosyolojisinin sunduğu araçlardan faydalanarak çözümleme yoluna gitti. Loic Wacquant’ın kentsel yoksulluk üzerine çalışmaya başladığı dönemlerde Avrupa kentlerinde yoksulluğun dönüşümü büyük oranda getto ve sınıf-altı gibi Amerikan menşeili kavramlar üzerinden tartışılmaktaydı. Wacquant karşılaştırmalı bir bakış açısı önererek gelişmiş ülke kentlerinin Amerikanlaşacağı yönündeki argümanları reddetmiş, ayrıca Amerikan sosyolojisinin kendi içerisinde yoksulluğu kavramsallaştırma tarzının büyük oranda Amerikan siyah gettosunda yaşayanları damgalayıcı bir nitelik taşıdığını ortaya koymaya çalışmıştır. Wacquant’ın kent sosyolojisine yönelik temel katkısı siyah gettosuna dair değerlendirmelerinde ortaya çıkar. Amerikan sosyoloji geleneğinin yoksulluk olgusunu siyasal içerimlerinden sıyırarak teknik bir hizmet sunumu sorunu olarak ele alma alışkanlığı karşısında Wacquant, devletin ayrımcılık olgusuna doğrudan dahlini göstermeyi hedefleyen bir yaklaşım önerir. Wacquant’a göre ABD’de devlet yoksulluk meselesini bir yandan yeni ekonomik yapılanma içerisinde istihdam imkânı bulamayan siyah nüfusun gettolarda daha fazla yoğunlaşmalarına yönelik uygulamalarla, öte yandan denetim ve cezalandırma uygulamalarını daha da genişletip sıkılaştırmak suretiyle ele almıştır. Bu çalışmada Wacquant’ın kentleşme literatürüne dair genel değelendirmeleri ile Amerikan kent sosyolojisinin getto olgusuna bakışına dair eleştirileri ele alınacak, ardından kendi alternatif formülasyonu eleştirel olarak değerlendirilecektir.