Dergiler / Hitit Sosyal Bilimler Dergisi / 2017 / Cilt: 10 - Sayı: 2

TURKEY'S ARABİAN MİDDLE EAST POLİCY AND SYRİAN CİVİL WAR

Turkey’s Arabian Middle East Policy and Syrian Civil War

Sayfa
927–944
DOI
—

Özet

Ortadoğu, 19 Mayıs 1916’da Büyük Britanya ve Fransa tarından hazırlanan Sykes Picot Anlaşması ile bölünen Osmanlı İmparatorluğu üzerinden yeniden şekillenmiştir. Araplar, imparatorluktan sonra mutlak özgürlüğü beklerken, tarih ne yazık ki bu beklentinin yalnızca Bin Bir Gece Masallarında yer almış bir öykü olduğunu göstermiştir. Bu anlaşma bir bölgeyi silmiş; bunu diğer bir başkasının yerine koymuş ve bu süreçten itibaren Ortadoğu, Arap Baharı olarak adlandırılan döneme kadar totaliter rejimlerce yönetilmiştir. Arap Baharı ayaklanmaları bölgedeki çoğu totaliter rejimi ve kurumları derinden sarsmıştır. Zira toplamda 18 ülke bu ayaklanmalardan etkilenmiştir; Cezayir, Bahreyn, Mısır, İran, İsrail ve Filistin Bölgeleri, Ürdün, Kuveyt, Lübnan, Libya, Fas, Umman, Katar, Suudi Arabistan, Suriye, Tunus, Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri ve Yemen. Bahreyn, Mısır, Suriye, Libya, Tunus ve Yemen gibi ülkeler bu ayaklanmalardan ağır bir şekilde etkilenirken, Birleşik Arap Emirlikleri ve İran gibi ülkeler daha az hasar ile bu süreci atlatmışlardır. Yine de Arap Baharı kitlesel dönüşüm anlamında, Sykes Picot’dan sonra Arap coğrafyasında meydana gelen en büyük ikinci olaydır. Sykes Picot’un aksine Arap Baharı dış müdahaleden bulunulmadan halk tabanlı başlatılmıştır. Daha önceden de belirtildiği gibi Sykes Picot, Arap bağımsızlığının aksine atılan bir adımdır; benzer şekilde, Arap Baharı’nın hali hazır sonuçları göz önüne alındığında; ne Mısır’da Muhammed Mursi ve Müslüman Kardeşlere karşı yapılan anti demokratik hareketler, ne de Suriye’deki mevcut iç savaş Arap Baharının geleceği için olumlu gelişmeler olarak durmamaktadır. Bu makale, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kurulmasından itibaren bölge ve Arap devletleri ile oluşturduğu algıyı ve gelişmeleri açıklamaktadır. Bu noktada, Atatürk döneminden Arap Baharı dönemine kadar meydana gelen önemli gelişmeler incelenecektir. Arap Ortadoğu’su ve Türkiye arasındaki ilişkilerin tarihsel arka planı verildikten sonra makalede, Arap Baharından ağır bir şekilde etkilenen devletlere değinilerek, Türkiye’nin Suriye’ye yönelik insani diplomasisi açıklanacaktır.

Abstract

The Middle East was remolded when the Ottoman Empire was divided through the Sykes Picot Agreement, prepared by Great Britain and France on 19 May, 1916. While the Arabs had expected to gain absolute freedom and from the empire, history unfortunately has shown that this was merely a tale well suited to the Arabian Nights. That agreement erased one region, replacing it with another; and the Middle East has primarily been ruled since then under totalitarian regimes, at least until the so-called Arab Spring. The Arab Spring uprisings shook most of the region’s totalitarian regimes to their foundations, with very few left untouched. A total of 18 countries were eventually affected: Algeria, Bahrain, Egypt, Iran, Israel and the Palestinian Territories, Jordan, Kuwait, Lebanon, Libya, Morocco, Oman, Qatar, Saudi Arabia, Syria, Tunisia, Turkey, the United Arab Emirates (UAE) and Yemen. While some, like Bahrain, Egypt, Syria, Libya, Tunisia and Yemen were heavily shaken; some are emerged with little damage, like the UAE and Iran. Nevertheless, surely the Arab Spring is the second biggest event in the Arabian geography since the Sykes Picot agreement. In contrast to Sykes Picot, the Arab Spring was started by the people not by foreign intervention. As mentioned before, Sykes Picot was a backwards step for Arab independence; similarly, neither the current anti-democratic events against Mohamed Morsi and the Muslim Brotherhood in Egypt, nor Syria’s current civil war situation are very promising for the future of the Arab Spring. This paper explains developments in Turkey’s perceptions of the region and Arabic states since the foundation of the Turkish Republic. To do this, it reviews key events from the Atatürk Era to the Arab Spring. After outlining the historical background of relations between Turkey and the Arabian Middle East, the article discusses the Arab Spring in relation to the heavily affected states. Finally, through this review, Turkey’s humanitarian diplomacy towards Syria will be examined.

Anahtar kelimeler: Türk Dış Politikası, İnsanı Diplomasi, Arap Baharı, Suriye İç Savaşı