Journals / Turkish Studies (Elektronik) / 2016 / Cilt: 11 - Sayı: 15
A BRIEF TRANSLATION OF CEVÂMIU’L-HIKÂYÂT AND LEVÂMIU’R-RIVÂYÂT: ADLNÂME
- Journal
- Turkish Studies (Elektronik)
- Pages
- 391–410
- DOI
- —
Abstract
Besides poetry, Classical Turkish literature is also very rich in prose. Although the prose seems secondary in this literary tradition, the works produced have a considerable amount. While esthetic is seen preliminary in poetry, the purposes such as pointing a moral, acknowledgement, and didactic quality are seen to have a broad scope in prose. Prose stories in Classical Turkish literature with the purpose of pointing a moral can be translation of compilation. These stories can be found such as those consisting of ten volumes while there are also very brief ones. Cevâmiu’l-Hikâyât and Levâmiu’r-Rivâyât originally written by Muhammed Avfî is a voluminous corpus of stories divided into four parts and each part including twenty-five parts. Besides the translations done by Ibni Arabşah and Necâtî, the best known and the most comprehensive one is Celalzade Salih Çelebi's translation. Besides, there are also brief translations of this voluminous corpus. The work written by the translator named Ahmed in 17 leaves can be found in Millet library Ali Emiri number 186. This work which is a single copy was named as Adlnâme by Ahmed and presented to Sultan Murad III. Twenty stories were translated in the work divided into six parts. The content of these stories are often on Sultans and important statesmen's forgiveness and their admirable habits. As it can be understood in Adlnâme, translators are requesting for forgiveness from the Sultan because of an error. In Classical Turkish literature, one way to ask for forgiveness from the great sultan or an important statesman is to present a work of compilation or translation to Sultan. Adlnâme is a brief translation of story written with this purpose.
Özet
Klâsik Türk edebiyatı, nazım sahasının yanında nesirde de oldukça zengindir. Her ne kadar bu edebî gelenekte nesir ikinci planda gözükse de verilen eserler azımsanmayacak derecededir. Nazımda üslup ve estetiğin ön planda olduğu görülürken, nesirde hisse çıkarmak, bilgi vermek ve öğreticilik gibi amaçların ve kapsamının çok geniş olduğu görülür. Kıssadan hisse çıkarmak amaçlı klâsik Türk edebiyatı mensur hikâyeleri, tercüme veya telif olabilmektedir. Bu hikâyelerde on ciltten oluşanları bulunabildiği gibi muhtasar olanlara da rastlanabilmektedir. Cevâmiu'l-Hikâyât ve Levâmiu'r-Rivâyât aslı Muhammed Avfî tarafından yazılmış dört kısımdan oluşan ve her kısımda yirmi beş bâba ayrılmış hacimli bir hikâye külliyatıdır. İbni Arabşah, Necâtî gibi şahsiyetlerin çevirilerinin yanında tanınmış çevirisi Celalzade Salih Çelebi'ye aittir. Bunun yanında bu hacimli külliyatın muhtasar çevirileri de bulunmaktadır. Ahmed adlı mütercimin 17 varaktan oluşan eseri, Millet Kütüphanesi Ali Emiri Roman 186 numaradadır. Tek nüsha olan bu eser, Ahmed tarafından Adlnâme olarak adlandırılmış ve Sultan III. Murad'a sunulmuştur. Altı bölüme ayrılan eserde yirmi hikâye tercüme edilmiştir. Bu hikâyelerin içerikleri genellikle padişahların ve devlet büyüklerinin affedicilikleri ve onların beğenilen huyları üzerinedir. Adlnâme'den anlaşıldığı üzere mütercim, bir hatasından dolayı padişahtan affını talep etmektedir. Klâsik Türk edebiyatında padişahtan veya devlet büyüğünden af dilemenin bir yolu da, telif veya tercüme bir eserin padişaha sunulmasıdır. Adlnâme bu amaçla kaleme alınmış muhtasar Cevâmiu'l-Hikâyât çevirisidir