Journals / Tarih İncelemeleri Dergisi / 2016 / Cilt: 31 - Sayı: 2

Antonello Folco Biagini, İtalyan Raporlarında Balkan Savaşları 1912-1913, Çeviren: Sadriye Güneş, Tarihçi Kitabevi, İstanbul 2016, 245 sayfa. ISBN: 978-605-4534-92-0

Antonello Folco Biagini, İtalyan Raporlarında Balkan Savaşları 1912-1913, Çeviren: Sadriye Güneş, Tarihçi Kitabevi, İstanbul 2016, 245 Sayfa. ISBN: 978-605-4534-92-0

Pages
639–643
DOI
—

Abstract

Osmanlı Devleti’nin dağılmasına yol açan gelişmelerin başında Balkan Savaşları gelmektedir. Aslında, Balkan Savaşlarını, başka bir savaştan, Trablusgarp Savaşı’ndan ayrı düşünmek de çok doğru değildir. İki savaşın iç içe geçmişliğini iki açıdan değerlendirmek mümkündür. İlki, Osmanlı Devleti’nin Trablusgarp’ta İtalyanlarla savaşıyor olmasını Balkan devletlerinin bir fırsat olarak görmesidir. İkincisi de, İtalyanların, Osmanlı Devleti’nin Balkan ülkeleriyle savaşa başlamasını fırsata dönüştürmek istemesidir. Olaylar, her iki gelişmenin de yaşandığını göstermektedir. Gerçekten de özellikle İtalyanlar, Osmanlı Devleti’ni, Libya Savaşı lehine gelişmiyor olmasına rağmen, barışa zorladı ve Uşi Antlaşması ile Trablusgarp Savaşı resmi olarak sona erdi. Ne var ki, İtalyanlar, antlaşmanın, Nisan-Mayıs 1912’de işgal ettiği Rodos ve 12 Ada’nın tahliye edilmesi gibi, aleyhlerine olan maddelerinin hemen uygulanmamasından faydalanarak, daha sonrasında fiili bir durum yarattılar ve adaları egemenliklerine aldılar.Bu açıdan, Balkan Savaşları İtalyan tarih dünyasının ilgisini çekmeye devam etmektedir. Tanıtımını yapacağımız Antonello Folco Biagini’nin, İtalyan Raporlarında Balkan Savaşları başlıklı çalışması, konu hakkındaki son yayınlardan biri olduğu için kıymetlidir. Özgün başlığı “L’Italia e Le Guerre Balcaniche” (İtalya ve Balkan Savaşları) olan çalışmanın ilk baskısı 2012’de yapılmıştır. (Edizioni Nuova Cultura, Roma 2012) Eser, Türkçe’ye isabetli bir tercihle, “İtalyan Raporlarında” üst başlığı ilave edilerek çevrilmiştir. 1997-1999 arasında İtalyan Askeri Tarih Derneği Başkanlığı yapmış olan Antonello Folco Biagini, aynı zamanda İtalyan Askeri Tarih Komisyonu üyesidir. Roma La Sapienza Üniversitesi’nde Rektör Yardımcılığı göreviyle birlikte Roma Sapienza Vakfı Başkanlığı’nı da yürütmektedir. Ağırlıklı olarak askeri tarih konularıyla ilgilenen Biagini, Balkan tarihinde de çalışmalar yapmıştır. Türkiye hakkında daha önce de çeşitli çalışmalar yapmış olan İtalyan tarihçinin Makedonya meselesi kapsamında görev yapan İtalyan subayları ve Makedonya’da jandarmanın ıslah edilmesi çalışmaları hakkında bir kitabı yayınlanmıştır. (Italia e Turchia (1904-1911): Gli ufficiali italiani e la riorganizzazione della gendarmeria in Macedonia, Roma 1977) Biagini’nin Türk tarihi hakkındaki önemli bir eseri 2002 ve 2005 yıllarında yayınlanan Çağdaş Türkiye Tarihi’dir. (Storia della Turchia contemporanea, Milano, Bompiani). Bu değerli kitap, 2007 yılında Türkçeye çevrilerek yayınlanmıştır. (Antonello Biagini, Çağdaş Türkiye Tarihi, Çevirenler: Deniz Kocaoğlu-Gülçin Tuna, Phoenix Yayınevi, Ankara 2007)Kitabın orijinal baskısının ve Türkçe çevirisinin arka kapağındaki tanıtım yazısı, Alberto Becherelli’nin “Giriş” kısmından alınmıştır. Orada da dile getirildiği gibi, Biagini’nin kitabı 19. yüzyılın sonuna doğru İtalya Krallığı'nın her geçen gün daha önemsediği Balkan coğrafyasında çalışan subayların gönderdiği raporlara dayanmaktadır. Yazar, İstanbul, Londra, Sofya, Belgrad, Bükreş, Viyana, Berlin ve Paris’te görev yapan İtalyan askeri temsilcilerinin raporlarını gayet anlaşılabilir ve sistematik bir şekilde inceliyor. Berlin Kongresi ile Birinci Dünya Savaşı arasındaki dönemde İtalyan askeri ateşeler, sınırların belirlenmesi ile kurulan komisyonların üyeleri, bilirkişiler, delegeler, yabancı orduların nezdindeki gözlemciler olarak söz konusu bölgede çok aktif oldular. Bunların bazıları Balkan Savaşı'nın her iki aşamasında olup bitenlere yakından tanıklık ettiler. Sapienza Üniversitesi’nden Alberto Becherelli, “sunuş” niyetine yazdığı uzun “Giriş” yazısında (s.11-22.) dikkat çekici tespitlerde bulunuyor. İtalyan subayların da çeşitli görevlerde yer aldığı Balkanların, askeri anlamda giderek daha çok “Doğu Satranç Tahtası” olarak adlandırıldığını ifade ediyor. (s.12) Yine “Giriş”te belirtildiğine göre Biagini, kitabını hazırlarken Sofya, Belgrad, Bükreş, Viyana, Berlin, Londra ve Paris’te bulunan İtalyan askeri ataşelerinin raporlarından ve Genelkurmay Başkanlığı Yazışmalarından faydalandığı da Becherelli’nin yazısında dile getiriliyor. Yazar göre bu belgeler, İtalyan dış politikasının Balkanlar bölgesine duyduğu ilgiyi açık bir şekilde gösteriyor. (s.13.)Antonello Biagini, beş bölümden oluşan çalışmasının ilk bölümünde, savaşın hemen öncesinde Balkan coğrafyasında, Osmanlı Devleti’ne karşı, Sırbistan ve Bulgaristan’ın liderliğinde bir ittifak oluşturma çabalarını ele alıyor. (s.23-47.) İtalyan tarihçi, Bosna-Hersek’in Avusturya tarafından ilhakını, burasını kendi toprağı saydığı için aşırı tepki gösteren Sırbistan’ın protestolarını, Balkan Savaşları’nın belirtileri olarak kabul ediyor. (s.25.) Yazar, Balkanlardaki dengeyi değiştiren başka bir faktörün de, Jöntürklerin iç siyasetteki istikrarsızlığı olduğunu belirtiyor. Buna örnek olarak da; Bosna-Hersek’in ilhakının rejimin saygınlığını sarsmasını, Makedonya ve Arnavutluk’ta meydana gelen isyanları ve Trablusgarp’ın kaybını veriyor. İtalyan tarihçi, bu durumun etkisiyle, Balkan ülkelerinin, dışarıdan gelebilecek saldırılara karşı ittifaka yöneldiklerini ve Sırbistan’ın öncülük yaptığı bu ittifak sürecinde Bulgaristan ve Karadağ’ın bir araya gelmesiyle Osmanlı Devleti’ne karşı bir “saldırı ittifakı” meydana getirdiklerini anlatıyor. (s.38-40.)Biagini, ikinci bölümde, bu dönemde İtalya’nın dış politikasını ve bu siyasetin oluşturulmasında askeri ataşelerin rolünü irdeliyor. (s.49-94.) Birliğini sağladıktan sonra “Genç” İtalya’nın, özelliklerde Balkanlardaki gelişmelere müdahil olmaya çalıştığını hatırlatan İtalyan tarihçi, iktidarda sağ ya da sol görüşlü partilerin olması fark etmeksizin, İtalya için uluslararası alanlarda etkili olmak için bir “akıl birliği” olduğunun altını çiziyor. İtalya’nın hedeflerini, Akdeniz’de etkili olmaya dönük “hırsı” ve Balkanlarda etkinlik kurarak Rusya’nın genişlemesini engellemek olarak tespit ediyor. (s.51.) Bu temel siyaset doğrultusunda gelişen İtalyan dış politikasının, özelliklerde Balkanlarda meydana gelen değişim ve gelişmeleri, ilgi

Özet

Osmanlı Devleti’nin dağılmasına yol açan gelişmelerin başında Balkan Savaşları gelmektedir. Aslında, Balkan Savaşlarını, başka bir savaştan, Trablusgarp Savaşı’ndan ayrı düşünmek de çok doğru değildir. İki savaşın iç içe geçmişliğini iki açıdan değerlendirmek mümkündür. İlki, Osmanlı Devleti’nin Trablusgarp’ta İtalyanlarla savaşıyor olmasını Balkan devletlerinin bir fırsat olarak görmesidir. İkincisi de, İtalyanların, Osmanlı Devleti’nin Balkan ülkeleriyle savaşa başlamasını fırsata dönüştürmek istemesidir. Olaylar, her iki gelişmenin de yaşandığını göstermektedir. Gerçekten de özellikle İtalyanlar, Osmanlı Devleti’ni, Libya Savaşı lehine gelişmiyor olmasına rağmen, barışa zorladı ve Uşi Antlaşması ile Trablusgarp Savaşı resmi olarak sona erdi. Ne var ki, İtalyanlar, antlaşmanın, Nisan-Mayıs 1912’de işgal ettiği Rodos ve 12 Ada’nın tahliye edilmesi gibi, aleyhlerine olan maddelerinin hemen uygulanmamasından faydalanarak, daha sonrasında fiili bir durum yarattılar ve adaları egemenliklerine aldılar.Bu açıdan, Balkan Savaşları İtalyan tarih dünyasının ilgisini çekmeye devam etmektedir. Tanıtımını yapacağımız Antonello Folco Biagini’nin, İtalyan Raporlarında Balkan Savaşları başlıklı çalışması, konu hakkındaki son yayınlardan biri olduğu için kıymetlidir. Özgün başlığı “L’Italia e Le Guerre Balcaniche” (İtalya ve Balkan Savaşları) olan çalışmanın ilk baskısı 2012’de yapılmıştır. (Edizioni Nuova Cultura, Roma 2012) Eser, Türkçe’ye isabetli bir tercihle, “İtalyan Raporlarında” üst başlığı ilave edilerek çevrilmiştir. 1997-1999 arasında İtalyan Askeri Tarih Derneği Başkanlığı yapmış olan Antonello Folco Biagini, aynı zamanda İtalyan Askeri Tarih Komisyonu üyesidir. Roma La Sapienza Üniversitesi’nde Rektör Yardımcılığı göreviyle birlikte Roma Sapienza Vakfı Başkanlığı’nı da yürütmektedir. Ağırlıklı olarak askeri tarih konularıyla ilgilenen Biagini, Balkan tarihinde de çalışmalar yapmıştır. Türkiye hakkında daha önce de çeşitli çalışmalar yapmış olan İtalyan tarihçinin Makedonya meselesi kapsamında görev yapan İtalyan subayları ve Makedonya’da jandarmanın ıslah edilmesi çalışmaları hakkında bir kitabı yayınlanmıştır. (Italia e Turchia (1904-1911): Gli ufficiali italiani e la riorganizzazione della gendarmeria in Macedonia, Roma 1977) Biagini’nin Türk tarihi hakkındaki önemli bir eseri 2002 ve 2005 yıllarında yayınlanan Çağdaş Türkiye Tarihi’dir. (Storia della Turchia contemporanea, Milano, Bompiani). Bu değerli kitap, 2007 yılında Türkçeye çevrilerek yayınlanmıştır. (Antonello Biagini, Çağdaş Türkiye Tarihi, Çevirenler: Deniz Kocaoğlu-Gülçin Tuna, Phoenix Yayınevi, Ankara 2007)Kitabın orijinal baskısının ve Türkçe çevirisinin arka kapağındaki tanıtım yazısı, Alberto Becherelli’nin “Giriş” kısmından alınmıştır. Orada da dile getirildiği gibi, Biagini’nin kitabı 19. yüzyılın sonuna doğru İtalya Krallığı'nın her geçen gün daha önemsediği Balkan coğrafyasında çalışan subayların gönderdiği raporlara dayanmaktadır. Yazar, İstanbul, Londra, Sofya, Belgrad, Bükreş, Viyana, Berlin ve Paris’te görev yapan İtalyan askeri temsilcilerinin raporlarını gayet anlaşılabilir ve sistematik bir şekilde inceliyor. Berlin Kongresi ile Birinci Dünya Savaşı arasındaki dönemde İtalyan askeri ateşeler, sınırların belirlenmesi ile kurulan komisyonların üyeleri, bilirkişiler, delegeler, yabancı orduların nezdindeki gözlemciler olarak söz konusu bölgede çok aktif oldular. Bunların bazıları Balkan Savaşı'nın her iki aşamasında olup bitenlere yakından tanıklık ettiler. Sapienza Üniversitesi’nden Alberto Becherelli, “sunuş” niyetine yazdığı uzun “Giriş” yazısında (s.11-22.) dikkat çekici tespitlerde bulunuyor. İtalyan subayların da çeşitli görevlerde yer aldığı Balkanların, askeri anlamda giderek daha çok “Doğu Satranç Tahtası” olarak adlandırıldığını ifade ediyor. (s.12) Yine “Giriş”te belirtildiğine göre Biagini, kitabını hazırlarken Sofya, Belgrad, Bükreş, Viyana, Berlin, Londra ve Paris’te bulunan İtalyan askeri ataşelerinin raporlarından ve Genelkurmay Başkanlığı Yazışmalarından faydalandığı da Becherelli’nin yazısında dile getiriliyor. Yazar göre bu belgeler, İtalyan dış politikasının Balkanlar bölgesine duyduğu ilgiyi açık bir şekilde gösteriyor. (s.13.)Antonello Biagini, beş bölümden oluşan çalışmasının ilk bölümünde, savaşın hemen öncesinde Balkan coğrafyasında, Osmanlı Devleti’ne karşı, Sırbistan ve Bulgaristan’ın liderliğinde bir ittifak oluşturma çabalarını ele alıyor. (s.23-47.) İtalyan tarihçi, Bosna-Hersek’in Avusturya tarafından ilhakını, burasını kendi toprağı saydığı için aşırı tepki gösteren Sırbistan’ın protestolarını, Balkan Savaşları’nın belirtileri olarak kabul ediyor. (s.25.) Yazar, Balkanlardaki dengeyi değiştiren başka bir faktörün de, Jöntürklerin iç siyasetteki istikrarsızlığı olduğunu belirtiyor. Buna örnek olarak da; Bosna-Hersek’in ilhakının rejimin saygınlığını sarsmasını, Makedonya ve Arnavutluk’ta meydana gelen isyanları ve Trablusgarp’ın kaybını veriyor. İtalyan tarihçi, bu durumun etkisiyle, Balkan ülkelerinin, dışarıdan gelebilecek saldırılara karşı ittifaka yöneldiklerini ve Sırbistan’ın öncülük yaptığı bu ittifak sürecinde Bulgaristan ve Karadağ’ın bir araya gelmesiyle Osmanlı Devleti’ne karşı bir “saldırı ittifakı” meydana getirdiklerini anlatıyor. (s.38-40.)Biagini, ikinci bölümde, bu dönemde İtalya’nın dış politikasını ve bu siyasetin oluşturulmasında askeri ataşelerin rolünü irdeliyor. (s.49-94.) Birliğini sağladıktan sonra “Genç” İtalya’nın, özelliklerde Balkanlardaki gelişmelere müdahil olmaya çalıştığını hatırlatan İtalyan tarihçi, iktidarda sağ ya da sol görüşlü partilerin olması fark etmeksizin, İtalya için uluslararası alanlarda etkili olmak için bir “akıl birliği” olduğunun altını çiziyor. İtalya’nın hedeflerini, Akdeniz’de etkili olmaya dönük “hırsı” ve Balkanlarda etkinlik kurarak Rusya’nın genişlemesini engellemek olarak tespit ediyor. (s.51.) Bu temel siyaset doğrultusunda gelişen İtalyan dış politikasının, özelliklerde Balkanlarda meydana gelen değişim ve gelişmeleri, ilgi