Sözleşme, genelde, Nazizm ve Faşizmin eseri ikinci dünya savaşının acılarından geçen Aydınlanma düşüncesinin, yenilenmiş, tarafı ulusal düzenlerde “mevzuat” olmuş, dolayısıyla etkinliği etkinleştirilmiş, Devlet karşısında “insanı” esirgeyen, yeni, emsalsiz bir insanlık projesidir
📌 3 Key Takeaways
🎯
Objective & Hypothesis:Konu, Avrupa ülkeleri yanında, Ülkemizin de taraf olduğu, 1954 yılından buyana iç hukuk metni olarak da yürürlükte olan, Roma, 4 Kasım 1950 tarihli, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’ nde laiklik[1] düşüncesi, anlamı, kapsamı ve sınırlarıdır.
📊
Key Findings & Data:Konu, Avrupa ülkeleri yanında, Ülkemizin de taraf olduğu, 1954 yılından buyana iç hukuk metni olarak da yürürlükte olan, Roma, 4 Kasım 1950 tarihli, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’ nde laiklik[1] düşüncesi, anlamı, kapsamı ve sınırlarıdır.
💡
Conclusion & Impact:Sözleşme, genelde, Nazizm ve Faşizmin eseri ikinci dünya savaşının acılarından geçen Aydınlanma düşüncesinin, yenilenmiş, tarafı ulusal düzenlerde “mevzuat” olmuş, dolayısıyla etkinliği etkinleştirilmiş, Devlet karşısında “insanı” esirgeyen, yeni, emsalsiz bir insanlık projesidir
🔬Design:Research Article
📍Scope:Comprehensive Sample
⚙️Variables:Türkiye Cumhuriyeti Devletinin · Avrupa Sözleşmesi · Laiklik
Özet
Konu, Avrupa ülkeleri yanında, Ülkemizin de taraf olduğu, 1954 yılından buyana iç hukuk metni olarak da yürürlükte olan, Roma, 4 Kasım 1950 tarihli, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’ nde laiklik[1] düşüncesi, anlamı, kapsamı ve sınırlarıdır. Sözleşme, genelde, Nazizm ve Faşizmin eseri ikinci dünya savaşının acılarından geçen Aydınlanma düşüncesinin, yenilenmiş, tarafı ulusal düzenlerde “mevzuat” olmuş, dolayısıyla etkinliği etkinleştirilmiş, Devlet karşısında “insanı” esirgeyen, yeni, emsalsiz bir insanlık projesidir
HAFIZOĞULLARI, Z. (2012). Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Tarafı Olduğu İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesinde Laiklik, Düşünce, Vicdan ve Din Hürriyeti. Ankara Barosu Dergisi, Sayı: 1. https://ajindex.com/articles/82373