Journals / Gephyra / 2014 /

A Group of Busts of Zeus from Bilecik and Zeus Bronton

Bilecik'ten Bir Grup Zeus Büstü ve Zeus Bronton

Journal
Gephyra
Pages
121–171
Publication Date
2014-05-15
DOI
—
🏛️Bibliographic metadata and full text access for this article are provided via DergiPark.
DergiPark Record ↗
✨

AI Summary & Key Takeaways

AI Insight
⚡ TL;DR(Too Long; Didn't Read)

It is possible to date the busts of Bilecik between the end of 2nd century and the first half of the 3rd century.

📌 3 Key Takeaways

🎯
Objective & Hypothesis:In the museums of Bursa, Bilecik, İstanbul, Eskişehir, Söğüt ve İznik, there are a group of Zeus busts of local style, all having no inscriptions and resembling to each other considerably in terms of typology and style.
📊
Key Findings & Data:Apart from no. 10, all the busts of Zeus depicted in various sizes are treated nude.
💡
Conclusion & Impact:It is possible to date the busts of Bilecik between the end of 2nd century and the first half of the 3rd century.
🔬Design:Research Article
📍Scope:Comprehensive Sample
⚙️Variables:Busts of Zeus · Zeus Bronton · Zeus Agathios

Abstract

In the museums of Bursa, Bilecik, İstanbul, Eskişehir, Söğüt ve İznik, there are a group of Zeus busts of local style, all having no inscriptions and resembling to each other considerably in terms of typology and style. They have been found mostly in the province of Bilecik and its territory according to the information provided from the inventory records. Apart from no. 10, all the busts of Zeus depicted in various sizes are treated nude. The anastole employed in their hair over the forehead is a major characteristic of the busts, which carry crown behind their head and are depicted in a sharp symmetry and stylization. The iconography of Sarapis must have had an effect on the treatment of the busts in some way. They functioned quite likely as the votive offerings. In my opinion, the dowel holes seen at the bottom of the busts indicate that they were once erected on the upper parts of the big dedicatory altars (see p. 130). In the article, it is argued that the uninscribed busts stood on the inscribed altars and the gods depicted on the busts must have been identified from the inscriptions. The busts were possibly employed for Zeus Bronton, the main deity of Bilecik and its surroundings. Plenty of Zeus Bronton dedications are known in the same find-spots. Bilecik and its territory is the border region between northwest Phrygia and Bithynia. Phrygia had a deep influence on the neighboring regions in many respects. I think that the phenomenon of depiction of Zeus as a bust in Bilecik was spread from the region of northwest Phrygia to here, given that the dedication of Zeus busts was not common in Bithynia. The altars dedicated to Zeus Bronton together with their busts must have stood in the temples or sacred precincts (maybe in the open air). It is possible to date the busts of Bilecik between the end of 2nd century and the first half of the 3rd century.

Özet

Bursa, Bilecik, İstanbul, Eskişehir, Söğüt ve İznik müzelerinde birbirlerine tip ve tarz açısından çok benzeyen taşra stilinde işlenmiş bir grup Zeus büstü bulunmaktadır. Hiç birisi kazı buluntusu olmayan otuzdan fazla sayıdaki bu büstlerin büyük çoğunluğu Bursa ve Bilecik müzelerindedir. Büstler bu makalede çok yönlü incelenmiş ve arkeolojik, topoğrafik, ikonografik ve kült kapsamında yorumlanmıştır. Müzelerin envanter defterlerinde büstlerin buluntu yerleriyle ilgili kısımlara bakıldığında, eserlerin ço­ğunlukla Bilecik iline ait köylerde ve birkaçının da civar bölgelerde bulunmuş olduğu dikkati çekmek­tedir. Buluntu yeri bilinmeyen büstlerin de Bilecik kökenli olduğu düşünülmelidir. Büstlerin üzerinde yazıt yoktur ama Zeus'u betimledikleri kesindir. Çünkü, eserlerin Zeus'un bilinen ikonografik özelliklerini göstermesinin yanı sıra, büstlerin bulunduğu bölgede Zeus tapınımı yazıtların da belgelediği gibi yaygındır. Bundan başka, stil olarak aynı tarzda olmasa da aynı bölge ile yakın bölge­lerde bulunmuş bazı yazıtlı Zeus büstlerinin Zeus'a sunulmuş olması bu yöndeki düşünceyi desteklemektedir. Yörede birçok farklı epitheton ile tapınım gören Zeus en çok 'Bronton' yan ismi ile karşımıza çıkmaktadır. Büstlerin bulunduğu aynı bölgede bu tanrıya adanmış sayısız adak taşı ele geçmiştir. Eskiçağ'da boyalı şekilleriyle daha canlı bir ifade taşımış olması gereken ve oldukça tahrip olmuş şekilde günümüze ulaşan Zeus büstleri çeşitli boylarda ve göğüs hizasında betimlenmiş olup bir tanesi (no. 10) hariç hepsi de çıplak işlenmiştir. Başlarının arkasında taç taşıyan ve keskin bir simetri ve uslûplaştırma eşliğinde betimlenmiş olan büstlerin önemli bir özelliği de alın saçlarındaki anastole'dir. Bu bakımdan büstlerin işlenişinde Sarapis ikonografisinin bir şekilde etkili olmuş olduğu düşünülebilir. Eserler büyük bir olasılıkla adak hediyesi olarak işlev görmüşlerdir. Düşüncemize göre, büstler zamanında büyük adak altarlarının üst kısımlarına monte edilmiş biçimde duruyor olmalıydılar (bkz. s. 130: Temsili Fotoğraflar). Bugüne kadar henüz elimize bir altar üzerinde duran ve o altar ile aynı taştan iş­lenmemiş bir Zeus büstü geçmemiş olsa da, bazı bilgi ve deliller bu büstlerin zamanında altarların üzerinde duruyor olduklarına işaret etmektedir. Büstlerin alt kısımlarındaki dübel delikleri, her koşulda eserlerin bir yere oturtulduklarını göstermektedir (krş. s. 130). Keza yine, Bilecik bölgesinde ele geçmiş olan bazı altarların üst kısımlarında da benzer dübel delikleri görülmektedir. Ayrıca, yine Bilecik kökenli bazı eserler ve yazıtlar bu büstlerin zamanında altarlar üzerinde durdukları düşüncemize yol açmıştır (bkz. yuk. s. 127-130). Yazıtsız büstler, olasılıkla, yazıtlı altarların üzerinde duruyorlardı ve yazıtlardan büstlerde betimlenen tanrının kimliği açıklık kazanıyor olmalıydı. Makalede ayrıntılarıyla incele­nen ve tartışılan veriler sonucunda büstlerin özellikle Bilecik bölgesinin baş tanrısı olduğu anlaşılan Zeus Bronton için kullanılmış ve belki de onu betimlemiş olabileceği sonucuna varılmıştır. Yukarıda da vurgulandığı gibi, büstlerin Zeus Bronton adaklarının çok yoğun ele geçtiği bir çevrede bulunmuş olmaları bu düşünceyi desteklemektedir. Fakat bu büstlerin, başlıca Zeus Bronton betimi için kullanılmış olmalarına rağmen, zaman zaman Zeus Agathios, Zeus Bennios v.b. gibi tanrıların adakları için de kullanıldıklarını düşünmek mümkündür. Zeus büstlerinin atölyelerde önceden fabrikasyon usûlü hazırlanarak üretilmiş ve müşteriye sunulmuş oldukları anlaşılmaktadır. Yerel ustaların belli bir tipi takip ederek üretim yaptıkları görülmektedir. Her bir büst diğerinden farklı olsa da sanatçısına özgü olan uslûp farklılıkları yoktur. Bazı büstlerin tip olarak birbirlerine çok benzemeleri onların farklı ustalar tarafından yapıldıklarına işaret etmektedir. Zeus büstleri yörenin adak ve mezar taşlarının da işlenmiş olduğu yerel atölyelerde üretilmiş olmalıdır. Şimdi olduğu gibi Eskiçağ'da da kırsal özellik gösteren Bilecik ve teritoryumu Kuzeybatı Phrygia ile Bithynia Bölgesi'nin güneyi arasında sınır bölgesi konumudadır. Phrygia Bölgesi kendisine komşu olan bölgeleri birçok açıdan olduğu gibi sanatsal üretim açısından da derinden etkilemiştir. Roma İmparatorluk Dönemi'nde Phrygia'da bütün eserlerde görülen stil özellikleri Bilecik büstlerinde de gözlemlen­mektedir. Phrygia'nın kırsal kesimlerinde Zeus heykel biçiminde değil de, daha çok büst biçiminde be­timlenmekteydi. Bu bölgelerde Zeus'un tam boy heykel olarak betimlenmesi ya tanınmıyor ya da tercih edilmiyor olmalıydı. Taşra insanının Phrygia'daki Zeus tapınımında büst tipini tercih ettiği anlaşılmaktadır ve Phrygia bu bakımdan da Bilecik büstlerini etkilemişe benzemektedir. Yani Bilecik ve çevresinde Zeus'un büst olarak betimlenmesi olgusunun Kuzeybatı Phrygia'dan buraya yayıldığını düşünmekteyiz. Çünkü Bithynia'da gelenek olmayan Zeus büstü sunusu Kuzeybatı Phrygia'da çok yaygındır. Büstlerin (Bilecik'ten önce de) Kuzeybatı Phrygia'nın önemli tanrısı olan Zeus Bronton ile ilişki içinde olması bi­le bu düşüncenin başlıca kanıtıdır. Büstlerin hiçbirisi, hatta üzerinde durduklarını düşündüğümüz altarların da hiçbirisi in situ bulunmamıştır. Üzerlerinde büst taşıyan ve Zeus Bronton'a sunulmuş altar adakları tanrının tapınak ya da kutsal alanlarında (belki de açık havada) duruyor olmalıydılar. Zeus Bronton'un çok yoğun tapınım gördüğü Bilecik'in güneyi ile güneydoğusunda bu tanrı için birkaç kutsal alan belirlenebilmektedir. Bilecik büstlerini kesin tarihlemek bugün için olanaklı değildir. Ancak, incelemelerimiz sonucunda Bi­lecik büstlerinin İ. S. 180 ile 220 yılları arasında üretilmiş olan Kuzeybatı Phrygia'nın kabartma büstlerden biraz daha sonraki bir zaman diliminde oluşmuş olduklarını söyleyebiliriz. Buna göre bu büstleri İ. S. 2. yy.'ın sonu ile 3. yy.'ın ilk yarısı arasındaki zamana tarihlemek mümkündür.

🔖

Cite This Article

ŞAHİN, N. E. A. (2014). A Group of Busts of Zeus from Bilecik and Zeus Bronton. Gephyra, 121–171. https://ajindex.com/articles/62845

📄 Full Text PDF Viewer

📄

PDF görüntüleyici hazırlanıyor...

References (17)

  1. M. Adak – N. E. Akyürek Şahin – M. Y. Güneş, Neue Inschriften im Museum von Bolu (Bithynion/Klaudiupolis), Gephyra 5, 2008, 73-120.
  2. N. E. Akyürek, Zeus Bronton. Die bildliche Repräsentation des großen Bauerngottes Phrygiens (Yüksek Lisans Tezi), Münster 1996.
  3. N. E. Akyürek Şahin, Eine kleine Reliefbüste im Museum von Kütahya, Olba IV, 2001, 117-124.
  4. N. E. Akyürek Şahin, Büyük Çiftçi Tanrısı Zeus Bronton. Arkeolojik ve Epigrafik Belgelerle Phrygia'da Bir Zeus Kültü, Olba IV, 2001, 163-182.
  5. N. E. Akyürek Şahin, Phrygia'da Çiftçi Tanrısı: Dii Brontonti Eukhen (Doktora Tezi), Antalya 2002.
  6. N. E. Akyürek Şahin, Bithynia'dan Yeni Yazıtlar, Olba XI, 2005, 75-102.
  7. N. E. Akyürek Şahin, Phrygia'dan Yeni Zeus Bronton Adakları, Arkeoloji ve Sanat 122, 2006, 89-124.
  8. N. E. Akyürek Şahin, Yazıdere Zeus Kutsal Alanı. Phrygia'da Yerel Bir Tapınım Merkezi, İstanbul 2006.
  9. N. E. Akyürek Şahin, Unter der Statthalterschaft des Rufius Varenus in Bithynien ehren die Trikkeanoi ihren Wohltäter Achaïkos, Gephyra 9, 2012, 92-100.
  10. N. E. Akyürek Şahin, Bithynia'dan Yeni Zeus Bronton Adakları, Olba XX, 2012, 345-382.
  11. N. E. Akyürek Şahin, Bilecik Müzesi'nden İki Epigram, Arkeoloji ve Sanat 40, 2012, 153-160. N. Asgari – B. Madra – M. Soysal (eds.), The Anatolian Civilisations II. Greek/Roman/Byzantine, 22. Mai - 30. Oktober, İstanbul 1983. C. Brixhe – R. Hodot, L'Asie Mineure du Nord au Sud. Inscriptions Inédites. Études d'Archéologie Classique VI, Nancy 1988. W.H. Buckler – W.M. Calder – C.W.M. Cox, Asia Minor 1924. V. –Monuments from the Upper Tembris Valley, JRS 18, 1928, 21-40.
  12. G.F. Chiai, Zeus Bronton und der Totenkult im kaiserzeitlichen Phrygien, şurada: J. Rüpke – J. Scheid (eds.), Bestattungsrituale und Totenkult in der römischen Kaiserzeit, Stuttgart 2010, 35-156.
  13. A. Boeckh, Corpus Inscriptionum Graecorum. 4 vols. Berlin 1828-1877. G. Clerc – J. Leclant, LIMC VII, 1994, 666-692 lev. 504-518 s.v. Sarapis. A.B. Cook, Zeus. A Study in Ancient Religion II 1. Zeus god of the dark sky (Thunder and lightning), New York 1925.
  14. A.B. Cook, Zeus. A Study in Ancient Religion III 2. Zeus god of the dark sky (Earthquakes, clouds, wind, dew, rain, meteorites), Cambridge 1940.
  15. J.J. Coulton, Pedestals as 'altars' in Roman Asia Minor, Anat. Stud. 55, 2005, 127-157.
  16. M. Cremer, Neue phrygische Zeus-Votive, Epigr Anat 9, 1987, 120-126.
  17. M. Cremer, Hellenistisch-römische Grabstelen im nordwestlichen Kleinasien 2. Bithynien (Asia Minor Studien 4.2), Bonn 1992. M. Cremer – S. Şahin, Kaiserinschriften