Journals / Söylem Filoloji Dergisi / 2019 / Cilt: 4 - Sayı: 2

The Price or Award of Writing? "Başlarken Yalnızsın, Bitirdiğinde Daha da Yalnız"

Yazının Bedeli mi Ödülü mü Ağır Basar? Başlarken Yalnızsın, Bitirdiğinde Daha da Yalnız

Pages
574–576
DOI
—
🏛️Bibliographic metadata and full text access for this article are provided via DergiPark.
DergiPark Record ↗
✨

AI Summary & Key Takeaways

AI Insight
⚡ TL;DR(Too Long; Didn't Read)

Dolayısıyla “[o]nu başka yerde aramak ya da başka yerden yola çıkarak tanımak okuru çoğu kez hayal kırıklığına uğratır” (s. 267).

📌 3 Key Takeaways

🎯
Objective & Hypothesis:Yer yer bazı akrabalıklar gösterseler dahi aslında her yazar, okur ve metnin sergüzeşti birbirinden farklıdır.
📊
Key Findings & Data:Bu metinde bir yazarın, Hasan Ali Toptaş’ın yazı ile kurduğu ilişki üzerine bazı düşünceler paylaşılacak ve onun yazmanın doğasına dair kimi görüşleri tartışılacaktır.
💡
Conclusion & Impact:Dolayısıyla “[o]nu başka yerde aramak ya da başka yerden yola çıkarak tanımak okuru çoğu kez hayal kırıklığına uğratır” (s. 267).
🔬Design:Lab & Field Experiment
📍Scope:2017 Verileri
⚙️Variables:Hasan Ali Toptaş · yazı · yalnızlık

Abstract

Yer yer bazı akrabalıklar gösterseler dahi aslında her yazar, okur ve metnin sergüzeşti birbirinden farklıdır. Bununla birlikte bir yazının ödülü ya da bedeli de, her yazar ve okur için ayrı ayrı şekillenir. Bu metinde bir yazarın, Hasan Ali Toptaş’ın yazı ile kurduğu ilişki üzerine bazı düşünceler paylaşılacak ve onun yazmanın doğasına dair kimi görüşleri tartışılacaktır. Toptaş kendisiyle yapılan söyleşilerin yer aldığı Başlarken Yalnızsın, Bitirdiğinde Daha da Yalnız (2017, Everest) adlı kitabında yazmak üzerine muhtelif düşünceler üretir. En çok vurguladığı konuların başında ise, yazmanın mahremiyet ve hürriyet gerektiren titiz bir eylem olduğu düşüncesi gelir. Toptaş, metnin üzerine düşen gölgeleri yazmanın doğasına aykırı bulup onları sanatsal özerkliğe bir müdahale olarak niteler. Ona göre, bir metnin üzerinde ne kadar az gölge varsa, o metin “evrensel ve özgün olan”a o kadar yaklaşır. Tomris Uyar’ın dediği gibi, “Okura göre yazmak suçtur” (aktaran Toptaş, 219). Öte yandan burada yazmanın bir uzlet hâli olduğu da ima edilir. Yani yazar yazma sürecinde inzivaya çekilerek gölgelerden ve seslerden mümkün olduğunda uzaklaşmalı ve yalnızca kendini dinlemelidir. Ancak işte o zaman “zedeli metin”lerden “orijinal metin”lere geçiş mümkün hâle gelir. Bu geçiş ise, yazar ile okur arasındaki iletişimin daha sağlam kurulabilmesi açısından önemlidir. Toptaş’a göre bir yazar ile okur arasındaki en sağlıklı ilişki, o yazarın metinleri ile okuru arasındaki ilişkide gizlidir. Çünkü yazar yazdıklarının içindedir: “Okur[lar], romancının konuklarıdır bir anlamda” (s. 264). Dolayısıyla “[o]nu başka yerde aramak ya da başka yerden yola çıkarak tanımak okuru çoğu kez hayal kırıklığına uğratır” (s. 267).

Özet

Yer yer bazı akrabalıklar gösterseler dahi aslında her yazar, okur ve metnin sergüzeşti birbirinden farklıdır. Bununla birlikte bir yazının ödülü ya da bedeli de, her yazar ve okur için ayrı ayrı şekillenir. Bu metinde bir yazarın, Hasan Ali Toptaş’ın yazı ile kurduğu ilişki üzerine bazı düşünceler paylaşılacak ve onun yazmanın doğasına dair kimi görüşleri tartışılacaktır. Toptaş kendisiyle yapılan söyleşilerin yer aldığı Başlarken Yalnızsın, Bitirdiğinde Daha da Yalnız (2017, Everest) adlı kitabında yazmak üzerine muhtelif düşünceler üretir. En çok vurguladığı konuların başında ise, yazmanın mahremiyet ve hürriyet gerektiren titiz bir eylem olduğu düşüncesi gelir. Toptaş, metnin üzerine düşen gölgeleri yazmanın doğasına aykırı bulup onları sanatsal özerkliğe bir müdahale olarak niteler. Ona göre, bir metnin üzerinde ne kadar az gölge varsa, o metin “evrensel ve özgün olan”a o kadar yaklaşır. Tomris Uyar’ın dediği gibi, “Okura göre yazmak suçtur” (aktaran Toptaş, 219). Öte yandan burada yazmanın bir uzlet hâli olduğu da ima edilir. Yani yazar yazma sürecinde inzivaya çekilerek gölgelerden ve seslerden mümkün olduğunda uzaklaşmalı ve yalnızca kendini dinlemelidir. Ancak işte o zaman “zedeli metin”lerden “orijinal metin”lere geçiş mümkün hâle gelir. Bu geçiş ise, yazar ile okur arasındaki iletişimin daha sağlam kurulabilmesi açısından önemlidir. Toptaş’a göre bir yazar ile okur arasındaki en sağlıklı ilişki, o yazarın metinleri ile okuru arasındaki ilişkide gizlidir. Çünkü yazar yazdıklarının içindedir: “Okur[lar], romancının konuklarıdır bir anlamda” (s. 264). Dolayısıyla “[o]nu başka yerde aramak ya da başka yerden yola çıkarak tanımak okuru çoğu kez hayal kırıklığına uğratır” (s. 267).

🔖

Cite This Article

ARSLAN, A. D. (2019). The Price or Award of Writing? "Başlarken Yalnızsın, Bitirdiğinde Daha da Yalnız". Söylem Filoloji Dergisi, Cilt: 4 - Sayı: 2, 574–576. https://ajindex.com/articles/313934

📄 Full Text PDF Viewer

📄

PDF görüntüleyici hazırlanıyor...

References (1)

  1. Toptaş, Hasan Ali (2017). Başlarken Yalnızsın, Bitirdiğinde Daha da Yalnız. İstanbul: Everest.